Suriye'nin güneyinde İsrail destekli milislerin yürüttüğü uyuşturucu kaçakçılığının arttığı ve bölgede yeni Kaptagon imalathanelerinin kurulduğu ortaya çıktı.
YDH- Suriye’nin güneyindeki Süveyda bölgesinde, İsrail destekli Dürzi silahlı grupların eliyle yürütülen uyuşturucu kaçakçılığı Haziran 2025’ten bu yana yüzde 325 oranında arttı.
New Lines Magazine’in 19 Mayıs tarihli araştırması, bölgedeki yasa dışı ticaret ağının ulaştığı devasa boyutları çarpıcı verilerle ortaya koydu.
Yayımlanan kapsamlı raporda, Temmuz 2025’te Süveyda’yı sarsan şiddet olaylarının ardından, yaklaşık 40 Dürzi milis grubunun bölgenin üç dini liderinden biri olan Hikmet el-Haceri'ye bağlılıklarını bildirdiği aktarıldı.
Bu grupların "Ulusal Muhafız" çatısı altında birleştiğini belirten araştırma, İsrail’in desteği ve fiili koruması sayesinde Ulusal Muhafızlar ile Hicri’ye sadık siyasi konseyin Süveyda’daki hâkimiyetini iyice pekiştirdiğini belgeledi.
Rapor, Syria Weekly verilerine dayanarak, o günden beri bölgeden Ürdün’e yönelik uyuşturucu sevkiyatının yüzde 325’ten fazla arttığı tespitini okuyucularıyla paylaştı.
Süveyda katliamı ve köktendinci grupların kökeni
Süveyda bölgesindeki kronik kırılganlığın arka planına değinen rapor, Temmuz 2025’te ağırlıklı olarak Dürzilerin yaşadığı Süveyda valiliği ve çevresinde Suriye hükümet güçleri ile Dürzi milisler arasında şiddetli çatışmaların patlak verdiğini hatırlattı.
Yaşanan o kanlı çatışmalarda Dürzi azınlığa mensup yüzlerce sivil, Suriye ordusu tarafından katledildi.
Raporda, katliamı gerçekleştiren bu yeni ordunun, 2011’de başlayan 14 yıllık savaş boyunca Suriye'nin son meşru Cumhurbaşkanı Beşşar Esed hükümetine muhalif olan köktendinci gruplardan oluştuğu bilgisi verildi.
İsrail, Esad hükümeti devrildikten sonra kendisini Suriye Dürzilerinin hamisi ilan etti; hükümet güçlerini bu azınlığa saldırmamaları konusunda defalarca uyardı ve hatta temmuz ayındaki çatışmalarda Suriye mevzilerini doğrudan bombaladı.
Araştırmada, daha sonra yeni Suriye ordusunun omurgasını oluşturacak olan bu köktendinci grupların, 14 yıllık Suriye savaşı başlarında bizzat İsrail’den askeri destek aldığı çelişkisi de vurgulandı.
Kaptagon ticaretinde Süveyda merkezli yeni imalathaneler
Sahadaki son uzlaşı formüllerini analiz eden rapor, Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) rejiminin aslında Süveyda’daki Dürzi silahlı grupların varlığına son verip devlet otoritesini yeniden kurmak istediğini aktardı.
Ancak çatışmalar, Suriye askerlerinin Süveyda şehri çevresine konuşlandığı, Dürzi grupların ise bölgedeki ağırlıklı kontrolünü koruduğu bir uzlaşmayla noktalandı.
Temmuz ayındaki bu çatışmaların ve katliamların ardından, Süveyda’da İsrail’in koruması altında Dürzi liderliğindeki Ulusal Muhafız teşkilatı kuruldu ve bölgedeki gücünü iyice perçinledi.
New Lines Magazine raporu, Süveyda’daki Ulusal Muhafızlara verilen İsrail desteğinin, uyuşturucu kaçakçılığına ve özellikle de Suriye savaşıyla özdeşleşen güçlü bir amfetamin olan Kaptagon ticaretine son derece geniş bir alan açtığını gözler önüne serdi.
İstihbarat Başkanından çarpıcı Kaptagon ifşaatı
19 Mayıs tarihli raporun yazarı Charles Lister’a konuşan, el-Kaide’nin eski isimlerinden ve şu anki HTŞ İstihbarat Başkanı Enes el-Hattab, sahadaki durumu şu sözlerle aktardı:
"Ülke içindeki Kaptagon üretimi 2025 sonbaharına gelindiğinde neredeyse tamamen bitirilmişti. Ancak hükümet yetkililerinin Süveyda’da yapabileceği pek bir şey yoktu. Dürzi gruplar, Temmuz 2025’ten bu yana, biri doğrudan Süveyda’nın merkezinde olmak üzere yeni Kaptagon imalathaneleri kurdular."
Araştırmacı yazar Charles Lister ayrıca, Esad’ın devrilmesi ve Ahmed el-Şara hükümetinin başa geçmesinden bu yana, İsrail’in Şam’a muhalif konumda yer alan Dürzi milislere havadan en az 15 kez silah ve mühimmat ikmali yaptığını belirtti.
Birkaç ay önce Washington Post’ta yayımlanan bir başka haberde de Tel Aviv’in, Esad’ın devrilişinin ardından Suriye’deki Dürzi azınlığa "gizli kanallardan" silah, mühimmat ve askeri teçhizat sağladığı ifşa edildi.
Kapsamlı uyuşturucu ağının derin kökleri
Eski hükümet devrilmeden önceki süreci de mercek altına alan rapor, Suriye’deki Kaptagon ticaretinden o dönem büyük ölçüde Esad yönetimi ve Lübnan direniş hareketi Hizbullah'ın sorumlu tutulduğunu hatırlattı. Oysa Türkiye destekli milislerin (ki kendileri şu anki Suriye ordusunun resmi tugaylarıdır), IŞİD’in ve Suudi Arabistan dahil Körfez monarşilerinin de bu yasa dışı ağın içinde aktif olarak yer aldığı geçmiş kesitlerde tamamen belgelendi.
Geçtiğimiz yıl Aghiad Hegazi, The Cradle için kaleme aldığı makalede bu bölgesel kördüğümü şu şekilde özetledi:
"Suriye, amfetamin hapı üretimi ve kaçakçılığında dünyanın en büyük merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. Eski muhafazakar hükümetin güvenlik ve askeri kanadı uzun süre bu kirli ekonomiye göz yummakla ve alan açmakla suçlansa da ticaret, gücün el değiştirmesinden çok sonra bile tıkır tıkır işlemeye devam etti. Bu durum, karşımızdaki ağın tek bir otoriteden çok daha derinlere kök salmış bir altyapıya sahip olduğunu gösteriyor."
Güç değişse de ticaret tıkır tıkır işliyor
Araştırma yazısı, İsrail’in uyuşturucu kaçakçılarıyla kurduğu bu bağların aslında yeni olmadığını tescil etti.
Tel Aviv yönetiminin geçmişte de Gazze’de, kendi safında Filistinli direniş gruplarına karşı aktif olarak savaşan uyuşturucu baronu ve kaçakçı merhum Yaser Ebu Şebab’ı doğrudan desteklediği hatırlatıldı.
Daha geçen ayın sonlarında Canal RED ve Hondurasgate tarafından yayımlanan WhatsApp, Signal ve Telegram ses kayıtları da bu uluslararası ittifak zincirini doğruladı.
Söz konusu kayıtlar, İsrail yanlısı lobilerin, eski Honduras Devlet Başkanı ve tescilli uyuşturucu kaçakçısı Juan Orlando Hernandez’in (JOH) geçen yıl ABD federal hapishanesinden serbest bırakılması amacıyla çok ciddi "maddi fon sağladığını" bütünüyle ortaya koydu.