Bloomberg Intelligence tarafından gerçekleştirilen anket, petrol piyasası katılımcılarının bölgedeki savaşın ve Hürmüz Boğazı’nın kapalı olmasının etkilerini uzun süre hissedeceğini düşündüğünü ortaya koydu.
YDH - ABD ve İsrail'in İran'a açtığı savaşın ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının yarattığı sonuçların enerji piyasasında uzun süre hissedileceği tahmin ediliyor.
Bloomberg Intelligence bünyesinde görev yapan analistler, 126 portföy yöneticisi ve enerji piyasası uzmanıyla bir anket gerçekleştirdi.
Çalışmanın sonuçları, katılımcıların büyük çoğunluğunun gelecek bir yıl içinde Brent petrolün varil fiyatını ortalama 81 ila 100 dolar aralığında beklediğini ortaya koydu.
Araştırmaya katılanların yaklaşık üçte ikisi, bölgedeki savaşın etkileri, beraberinde getirdiği riskler ve değişen güç dengeleri nedeniyle petrol fiyatlarına eklenecek jeopolitik primin birkaç yıl boyunca varil başına 5 ila 15 dolar seviyesinde kalacağını öngördü. Katılımcıların küçük bir kısmı ise bu ek primin 20 dolar ve üzerinde gerçekleşmesini beklediğini paylaştı.
Bloomberg Intelligence analistleri, ortaya çıkan anket verilerine ilişkin değerlendirmelerinde şu ifadelere yer verdi:
"Yanıtların bu şekilde dağılması, jeopolitik risklerin kalıcı olarak değerlendirildiğini ancak uzun vadeli fiyat dinamiklerini kökten değiştirecek bir unsur olarak görülmediğini gösteriyor. Katılımcılar, aksine, arz ve talebin kademeli olarak dengeye geleceğini ve fiyatların nispeten istikrarlı bir aralıkta sabitleneceğini varsayıyor."
Anket katılımcıları, piyasadaki yeniden dengelenme sürecinin her şeyden önce talep daralması yoluyla gerçekleşeceğini tahmin etti.
Bu sürecin arkasındaki diğer etkenler olarak ise ticaret akışlarının yeniden yönlendirilmesi ile lojistik değişimleri içeren arz düzeltici adımlar, OPEC+ ülkelerinin atıl kapasitelerinin kullanımı ve stratejik rezervlerden piyasaya ek hacimlerin sürülmesi sıralandı.
Katılımcıların büyük çoğunluğunun tahminine göre, günlük ortalama küresel petrol arzındaki kesinti 3 ila 7 milyon varil düzeyinde gerçekleşecek. Bu kesintinin 10 milyon varili aşmasını bekleyenlerin oranı ise oldukça düşük bir seviyede kaldı.
Suudi Arabistan, daha önce Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirdiği ihracatının önemli bir bölümünü, ülke genelinden geçen bir boru hattı vasıtasıyla Kızıldeniz’deki limana yönlendirmeyi başardı.
Birleşik Arap Emirlikleri de Hürmüz Boğazı’nı devre dışı bırakarak okyanusa açılan Umman Körfezi’ndeki Füceyra limanına petrol sevk edilmesini sağlayacak ikinci boru hattı inşaatının yüzde 50’sinden fazlasını tamamladı.
Gelişmeyi aktaran Birleşik Arap Emirlikleri devlet şirketi ADNOC Genel Direktörü Sultan Ahmed Cabir, bu yatırımla birlikte ülkenin, şu anda günlük 1,8 milyon varil kapasiteli ilk boru hattı üzerinden Füceyra'ya gönderilen petrol hacmini iki katından fazla artırabileceğini bildirdi.
Savaşın etkilerinin gelecek yılın ortalarına kadar hissedileceğini öngören Cabir, sürece ilişkin şu değerlendirmeyi paylaştı:
"Bu savaş yarın sona erse bile, savaş öncesindeki arz seviyesinin yüzde 80'ine yeniden ulaşmak en az dört ay alacaktır. Sevkiyatın tam kapasiteyle eski haline dönmesi ise 2027 yılının birinci veya ikinci çeyreğinden önce mümkün görünmüyor."