Pakistan arabuluculuğunda İran-ABD hattında kritik diplomasi trafiği

img
Pakistan arabuluculuğunda İran-ABD hattında kritik diplomasi trafiği YDH

Pakistan’ın arabuluculuğunda İran ile ABD arasında yürütülen temasların hız kazandığı, tarafların uranyum zenginleştirme ve Hürmüz Boğazı gibi kritik başlıklarda hâlâ uzlaşamadığı ancak müzakerelerde “farkların daraldığı” bildirildi.




YDH- El-Ahbar’ın bildirdiğine göre, Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi önceki gün akşam saatlerinde İran’ın başkenti Tahran’a ulaştı.

Bu ziyaretin, Nakvi’nin bir hafta içinde gerçekleştirdiği ikinci ziyaret olduğu aktarıldı.

Haberde, Nakvi’nin “müzakere dosyalarına ilişkin yeni bir Amerikan yanıtı” taşıdığı, bunun da Washington ile Tahran arasında son dönemde yoğunlaşan ancak sonuçsuz kalan diplomatik süreci yeniden canlandırma girişimi olduğu belirtildi.

Nakvi’nin ardından Pakistan Ordu Komutanı Mareşal Asım Münir’in de kısa süre içinde İran’a gitmesinin beklendiği bildirildi. Bu ziyaretin “çok önemli” olarak nitelendirildiği ve Münir’in Devrim Muhafızları Komutanı General Ahmed Vahidi ile görüşeceği aktarıldı. Vahidi’nin müzakere sürecinde kilit rol oynadığı ifade edildi.

İran medyasının göre, “Münir’in Tahran ziyareti mesafeleri yakınlaştırmayı ve resmi bir mutabakat ilanına ulaşılmasına yardımcı olmayı amaçlıyor.”

Aynı kaynak, İran’ın “ABD tarafından gönderilen bir metne yanıt hazırlamakta olduğunu” bildirdi.

Pakistan arabuluculuğu ve uranyum dosyası

İran kaynaklarına göre, Nakvi’nin İranlı yetkililerle yaptığı görüşmelerde Pakistan tarafı, “bir anlaşmaya varmak için tüm koşulların oluştuğunu” ve ABD’nin İran’ın daha önce sunduğu şartlara dayalı bir anlaşmaya hazır olduğunu ifade etti.

Ancak aynı kaynaklar, “yüzde 60 ve üzeri zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kilogram uranyum dosyasının, anlaşmaya ulaşmanın önündeki tek ve en önemli engel olmaya devam ettiğini” belirtti.

Pakistanlı arabulucuya göre, “ABD ve İsrail’in bu miktarın İran içinde kalmasını içeren bir anlaşmayı kabul etmesi imkânsız.”

İran’dan açıklamalar ve ABD görüşleri

Nakvi’nin ziyaretiyle eş zamanlı olarak İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ülkesinin “ABD’nin görüşlerini aldığını ve bunları incelemekte olduğunu” açıkladı.

Reuters ise üst düzey bir İranlı kaynağa dayandırdığı haberinde, “henüz bir anlaşmaya varılmadığını ancak aradaki boşlukların daraldığını” aktardı.

Aynı kaynak, “uranyum zenginleştirme ile Hürmüz Boğazı’nın anlaşmadaki temel ihtilaf noktaları arasında yer aldığını” belirtti.

Ayetullah Hamenei’nin talimatı

Reuters’ın iki üst düzey İranlı kaynağa dayandırdığı bilgilere göre, “İran Devrim Lideri Ayetullah Ali Hamenei’nin yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun İran dışına çıkarılmaması yönünde talimat verdiği” bildirildi.

Haberde bu kararın, ABD’nin temel taleplerinden birine karşı İran’ın tutumunu sertleştirdiği şeklinde yorumlandığı aktarıldı.

Reuters ayrıca, bu durumun “ABD Başkanı Donald Trump’ı kızdırabileceği ve müzakereleri zorlaştırabileceği” değerlendirmesinde bulundu.

Habere göre, İranlı kaynaklar ise bu bilgiyi ne doğruladı ne de yalanladı; yalnızca mevcut sürecin “sadece savaşı sona erdirmeye yönelik müzakereler olduğu ve diğer dosyaların daha sonra ele alınacağı” ifade edildi.

ABD açıklamaları ve Trump’ın tutumu

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Pakistan arabuluculuğunun Washington ile Tahran arasındaki süreci ilerletebileceğini belirterek “ilerleme kaydedildiğini” söyledi.

Rubio, “Pakistanlılar bugün Tahran’a gidecek gibi görünüyor. Bu da süreci daha ileri taşıyabilir.” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump ise “Şu anda bir anlaşma için müzakere ediyoruz, ne olacağını göreceğiz ama istediğimizi şu ya da bu şekilde alacağız.” ifadelerini kullandı.

Trump ayrıca, “İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceğiz.” dedi ve “Yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumu alacağız ve yok edeceğiz, İran’da kalmasına izin veremeyiz” diye ekledi.

Ayrıca, “Hürmüz Boğazı’nın herhangi bir ücret olmadan açılmasını istiyoruz.” dedi.

Trump, müzakereleri “bir dönüm noktasında” olarak tanımlayarak, “Eğer doğru yanıtları almazsak işler çok hızlı ilerleyecek. Hepimiz harekete geçmeye hazırız.” dedi. Ayrıca müzakereler için “birkaç gün olabilir” ifadelerini kullandı.

İran iç cephesi ve siyasi tutum

El-Ahbar’ın aktardığına göre, İran’da siyasi liderlik ABD ve İsrail baskısına karşı “sert tutumunu” sürdürürken, bu duruşun “geniş halk ve siyasi destekle” şekillendiği belirtildi.

Farklı siyasi eğilimlerden isimler, iç farklılıkların ulusal güvenlik karşısında “geri planda” kaldığını ifade etti.

Reformist isim Ahmed Zibekelam, “iç siyasi farklılıkların ulusal ilkeler söz konusu olduğunda bir kenara bırakıldığını” belirtti. Muhsin Kemali de benzer değerlendirmelerde bulundu.

Eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi’ye yakın Hamdullah Zade ise “düşmanın ülkeyi ele geçirmesi halinde halka özgürlük ve kaynak bırakmayacağını” ifade ederek mevcut dönemin “düşmanlara karşı mücadele dönemi” olduğunu söyledi.

İran ve İsrail’de savaş hazırlıkları

Haberde, Devrim Muhafızları ve İran ordusu içinde yeni bir savaş ihtimaline hazırlık yapıldığı ve “ABD müzakerecisine güvenilmediği” aktarıldı.

İsrail tarafında da İran ile yeniden savaş senaryolarına hazırlandığı ve bunun “yıllarca sürebilecek çatışmalar” anlamına gelebileceği belirtildi.

İsrail güvenlik kurumlarından üst düzey bir yetkili, “İran’a karşı savaş uzun sürecektir. Rejim yıkılmadıkça her yıl hatta daha sık çatışmalar olabilir.” dedi.

Aynı yetkili, İran’ın nükleer sorunu çözülse bile “füze kapasitesini artıracağını” ve “tam hava savunmasının mümkün olmadığı bir seviyenin bulunduğunu” ifade etti.

İsrail ve ABD askeri değerlendirmeleri

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in son haftalarda üst düzey askeri değerlendirme toplantıları yaptığı ve ABD’li yetkililerle koordinasyon sağladığı aktarıldı.

İki ülke ordularının önceki çatışmalara ilişkin “füze ve İHA tespiti ve önleme sistemlerini” değerlendirdiği belirtildi.

ABD’de Pentagon değerlendirmelerine göre, İran savaşı sırasında “önleyici füze stoklarının büyük bölümünün tüketildiği” ve bunun İsrail’den daha fazla olduğu aktarıldı.

ABD’nin İsrail’i savunmak için 200’den fazla THAAD füzesi kullandığı ve bunun “toplam stokun yaklaşık yarısına denk geldiği” bildirildi.

CNN: İran kapasitesini hızla yeniden inşa ediyor

CNN’in aktardığı ABD istihbarat değerlendirmelerine göre, İran “beklenenden daha hızlı şekilde ordusunu yeniden inşa ediyor.”

Haberde, İran’ın ateşkesten kısa süre sonra İHA üretimine yeniden başladığı ve “altı ay içinde drone kapasitesini yeniden kazanabileceği” ifade edildi.

Ayrıca, İran’ın füze ve İHA altyapısının büyük bölümünün “halen önemli ölçüde zarar görmediği” ve yeniden yapılanmanın hızlı ilerlediği kaydedildi.



Makaleler

Güncel