WSJ: Küba’daki Çin ve Rusya istihbarat varlığı genişledi

img
WSJ: Küba’daki Çin ve Rusya istihbarat varlığı genişledi YDH

The Wall Street Journal, ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde Çin ve Rusya’nın Küba’daki istihbarat operasyonlarını genişlettiğini yazdı.




YDH - The Wall Street Journal, ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde Çin ve Rusya’nın ABD topraklarındaki askeri tesisleri izlemek üzere Küba’daki istihbarat operasyonlarını genişlettiğini yazdı. Gazeteye bilgi veren yetkililer, istihbarat verilerine aşina olduklarını belirtti.

ABD’nin ada üzerinde tespit ettiği 18 sinyal istihbaratı tesisinden üçünü Çin aktif biçimde yönetirken Rusya’nın da iki tesisi yönettiği değerlendiriliyor.

Kalan tesisler ise Küba’ya ait. WSJ’ye konuşan kaynaklar, 2023 yılından bu yana adadaki operasyonlarda görev alan Çinli ve Rus istihbarat personeli sayısının yaklaşık üç kat arttığını öne sürdü.

İstihbarat faaliyetlerinin başlıca hedefleri arasında ABD Merkez Komutanlığının Tampa’daki karargâhı ile Miami yakınında konuşlu ABD Güney Komutanlığı yer alıyor.

ABD’li yetkililer bununla birlikte söz konusu faaliyetin büyük ölçüde gizlilik derecesi taşımayan askeri haberleşmenin toplanmasına odaklandığını belirtti.

Trump yönetimi dosyayı baskı aracı olarak kullanıyor

Gazete, Başkan Donald Trump ve yönetiminin Küba’daki Çin ve Rusya varlığı konusunu Havana üzerindeki baskıyı tırmandırmak için kullandığını kaydetti.

Trump ocak ayında imzaladığı bir başkanlık kararnamesinde Küba’yı ABD ulusal güvenliğine yönelik olağanüstü tehdit olarak nitelendirdi. Trump konuya ilişkin, “Diğer başkanlar buna 50 ila 60 yıl boyunca baktı ve hiçbir şey yapmadı. Görünen o ki bir şey yapacak kişi ben olacağım” ifadesini kullandı.

ABD de kendi istihbarat faaliyetlerini Küba üzerinde artırmış durumda. WSJ’nin kaynaklarına göre ada semalarında neredeyse her gün istihbarat amaçlı insansız hava araçları uçuruluyor ve casus uydular daha ayrıntılı gözlem yapmak üzere yeniden konumlandırılıyor.

Axios’un daha önce yazdığına göre ABD istihbaratı, Küba makamlarının 300’den fazla insansız hava aracına sahip olması nedeniyle ABD topraklarındaki askeri tesislere tehdit oluşturabileceği değerlendirmesini yapıyor.

ABD istihbaratı Havana’nın Guantanamo’daki Amerikan üssüne, savaş gemilerine ve Florida’daki Key West kentine insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlemeye dönük planları tartışmaya başladığını öne sürüyor.

Küba ve Rusya’dan yanıt

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel suçlamalara yanıt olarak Havana’nın ABD dahil hiçbir ülkeye karşı saldırgan planı ya da niyeti bulunmadığını belirtti.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise Küba’yı ve bağımsızlığını desteklemeye hazır olduğunu bildirdi. Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, “Bizim için bir şey açık: Bu süreç nasıl gelişirse gelişsin, Batı Yarımküre’de farklı düşünceye tahammül etmeyen Monroe Doktrini’nin alaycı ve pervasız bir tezahürüyle karşı karşıyayız” dedi.

Monroe Doktrini, Batı Yarımküre’yi ABD’nin münhasır çıkar alanı olarak gören bir dizi dış politika ilkesini ifade ediyor.

İlk kez Aralık 1823’te dönemin ABD Başkanı James Monroe tarafından Kongre’ye sunulan yıllık mesajda formüle edilen doktrinin hazırlanmasında, 1817-1824 yılları arasında Dışişleri Bakanı olarak görev yapan ve daha sonra başkan seçilen John Quincy Adams’ın belirleyici rol oynadığı kabul ediliyor.

ABD’nin yeni ulusal güvenlik stratejisinde Monroe Doktrini’nin yeniden teyit edildiği ve uygulanacağı belirtiliyor.



Makaleler

Güncel