ABD ve İran, ateşkesin 60 gün uzatılmasını hedefleyen ve ABD Başkanı Trump'ın onayını bekleyen bir mutabakat taslağında uzlaştı.
YDH- Tahran ve Washington hattında devam eden diplomatik müzakerelerde kritik bir aşamaya gelindi.
Reuters ve el-Meyadin’e yansıyan bilgilere göre, taraflar ateşkesin 60 gün süreyle uzatılmasını öngören bir mutabakat taslağında uzlaşma sağladı.
Ancak bu mutabakatın yürürlüğe girmesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın nihai onayına bağlı bulunuyor.
İran Ulusal Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Ali Bakıri, el-Meyadin’e yaptığı açıklamada, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde çatışmaların sonlandırılmasının anlaşmanın "temel ilkesi" olduğunu teyit etti.
ABD tarafına karşı ihtiyatlı bir dil kullanan Bakıri, "Amerikalılara güvenilemez, zira onların doğası taahhütlerini çiğnemeye dayalıdır" değerlendirmesinde bulundu.
Bakıri ayrıca, bölgesel istikrarsızlığın ana kaynağının ABD askeri varlığı ve İsrail olduğunu belirterek, dondurulmuş İran varlıklarının "hiçbir kısıtlama olmaksızın" serbest bırakılması talebini yineledi.
Taslak mutabakatın öne çıkan maddeleri
İran devlet televizyonu tarafından yayımlanan gayriresmi mutabakat zaptı taslağı, tarafların üzerinde uzlaştığı temel mekanizmaları gözler önüne serdi:
• Deniz güvenliği: ABD, İran üzerindeki deniz ablukasını kaldırmayı taahhüt ederken, İran ticari gemi geçişlerini bir ay içinde gerilim öncesi seviyeye çekmeyi kabul etti. Transit güzergah yönetimi ise Umman Sultanlığı ile iş birliği içerisinde İran’ın denetimine bırakılacak.
• Askeri çekilme: ABD, İran çevresine sevk edilen askeri unsurlarını çekmeyi kabul etti; ancak kalıcı üslerdeki kuvvetlerin statüsü müzakere edilmeye devam edecek.
• Hukuki süreç: 60 gün içinde nihai anlaşmaya varılması halinde, mutabakatın BM Güvenlik Konseyi tarafından bağlayıcı bir karar ile tescil edilmesi öngörülüyor.
Tahran yönetimi, İslamabad’da şekillenen bu çerçeve metninin henüz nihai olmadığını ve "somut teyit ile doğrulama" olmaksızın herhangi bir adım atmayacaklarını vurguladı.
Pakistan ve Katar'ın arabuluculuğuyla hız kazanan süreçte, Lübnan’a yönelik saldırıların durdurulması ve dondurulmuş fonların serbest bırakılma yöntemi, anlaşmanın önündeki iki temel düğüm noktası olarak kalmaya devam ediyor.
Nükleer dosyanın ise tüm bu güvenlik başlıkları çözüme kavuşturulduktan sonra ele alınması planlanıyor.