Foreign Policy: İran savaşı ‘büyük bir stratejik hata’

img
Foreign Policy: İran savaşı ‘büyük bir stratejik hata’ YDH

ABD'nin saygın dış politika dergisi Foreign Policy, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşının hedeflerine ulaşamadığını, İran’ın askeri kapasitesini koruduğunu ve sürecin “stratejik hata” olarak değerlendirildiğini belirtti.




YDH- Foreign Policy’de yayımlanan bir analizde, ABD ile İran arasında konuşulan olası anlaşmanın ayrıntıları henüz bilinmese de İsrail ve ABD’nin İran’a karşı başlattıkları savaşın “büyük bir stratejik hata” olarak değerlendirildiği belirtildi.

Analizde, savaşın ilan edilen hedeflerinin hiçbirine ulaşılamadığı savunularak, “İran yönetiminin çökmediği, nükleer stoklarını teslim etmediği ve füze ile insansız hava aracı kapasitesinin de varlığını koruduğu” ifade edildi.

Ayrıca İran’ın, “gerektiğinde Hürmüz Boğazı’nı kapatarak bölge ülkelerine ciddi zarar verebileceğini gösterdiği” belirtildi.

Makalede, ABD Başkanı Donald Trump ile Savunma Bakanı Pete Hegseth’in son aylardaki açıklamalarının ardından ortaya çıkan tablonun, Washington açısından beklenen sonucu vermediği değerlendirmesi yapıldı.

“Zafer anlatısı” tartışması

Analizde, olası bir anlaşma sonrasında Trump yönetiminin bunu “stratejik bir başarı” olarak sunmaya çalışabileceği belirtildi.

Ancak bu yaklaşımın kamuoyunda ikna edici bulunmayabileceği ifade edilerek, “yaşanan sürecin başarı olarak sunulmasının zor olduğu” kaydedildi.

Yazıda ayrıca, Trump’ın geçmişte hata kabul etmeyen lider profiliyle öne çıktığı belirtilirken, ABD’de ve Batı siyasetinde liderlerin dış politika hatalarını açık biçimde kabul etmelerinin nadir görülen bir durum olduğu ifade edildi.

Örnek olarak eski İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın Brexit’i savunmaya devam ettiği, eski ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun ise Irak’ın işgali ve İran nükleer anlaşmasından çekilmeyi hâlâ doğru kararlar olarak değerlendirdiği aktarıldı.

Trump’ın “hata kabulü” tartışması

Makalede, Trump’ın siyasi kariyeri boyunca “kuralları bozan” bir figür olarak öne çıktığı belirtilerek, kamuoyu önünde hata kabul etmesinin teorik olarak mümkün olabileceği ifade edildi.

Analizde, Trump’ın İran konusunda “önceki başkanların da çözemedikleri karmaşık bir sorunla karşı karşıya olduğunu” söyleyebileceği ve askeri seçeneğin sonuç vereceğine inanmak için nedenleri bulunduğunu savunabileceği belirtildi.

Yazıda ayrıca, İran’daki iç protestolar ve siyasi atmosferin Washington’da bazı çevrelerde “rejimin zayıfladığı” yönünde değerlendirmelere yol açtığı, ancak bu hesaplamaların beklendiği sonucu vermediği ifade edildi.

Makalede, Trump’ın başarısızlığın sorumluluğunu İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’ya yöneltebileceği de kaydedildi.

Netanyahu’nun hem ABD’de hem de İsrail’de giderek daha tartışmalı bir figür haline geldiği belirtilen analizde, Trump’ın “sorumluluğu Netanyahu’ya yüklemesinin kendi siyasi desteğine katkı sağlayabileceği” yorumu yapıldı.

“ABD’nin itibarı zarar görüyor”

Foreign Policy’deki analizde, Trump’ın çatışmayı uzatarak “başarısız bir süreçten zafer görüntüsü çıkarmaya çalıştığı” değerlendirmesinde bulunuldu.

Bunun hem ABD ve müttefiklerine ek maliyetler yüklediği hem de Trump’ın siyasi “itibarına” zarar verdiği ifade edildi.

Makalede son olarak, Trump’ın geçmişte bazı sınırlı konularda hata kabul etmiş olsa da ciddi stratejik yanlışları kabul etmesinin kendi siyasi imajını zayıflatacağına inandığı belirtildi.



Makaleler

Güncel