Eski CIA Direktörü David Petraeus, UBS Asian Investment Conference'ta yaptığı değerlendirmede insansız sistemlerin önümüzdeki on yılın hem en büyük güvenlik tehdidi hem de en önemli yapısal büyüme alanı olacağını söyledi.
YDH - Eski CIA Direktörü David Petraeus, insansız sistemlerin önümüzdeki on yılda hem en büyük güvenlik tehdidini hem de en önemli yapısal büyüme fırsatını oluşturacağını belirtti.
Petraeus, İran ve Ukrayna'daki çatışmaların savaşın nasıl hızla dönüştüğünü gösterdiğini söyledi.
CNBC kanalının aktardığına göre UBS Asian Investment Conference'ta konuşan Petraeus, çatışma bölgelerinde İHA kullanımının artmasının hem insansız silahların oluşturduğu tehdidi ortaya koyduğunu hem de bu sistemlere karşı savunma kapasitesinin geliştirilmesinin aciliyetini gösterdiğini ifade etti.
Petraeus, "Bunun büyük bölümü insansız sistemler ve onlara karşı geliştirilecek savunmalarla ilgili olacak. Bu olayda gördüğümüz üzere mevcut savunmalar yeterli değil" dedi.
Eski CIA Direktörü, "Bu sistemler hiçbir zaman kusursuz olmayacak, ancak gördüklerimizden çok daha etkili hale getirilebilir" ifadelerini kullandı.
Petraeus'a göre Ortadoğu'da insansız sistemlerin yaygınlaşması, bölge ülkelerini hem savunma hem de saldırı kabiliyetlerine daha fazla yatırım yapmaya yöneltecek.
İran'ın düşük maliyetli Şahid İHA'ları, uzun süredir bölgedeki çatışmalarda ve Direniş güçlerinin saldırılarında kullanılıyor. Buna karşılık ABD ve müttefikleri bu araçları durdurmak için çoğu zaman daha pahalı hava savunma füzelerine başvuruyor.
Kamuya açık tahminlere göre bir Şahid İHA'sının maliyeti yaklaşık 20 bin ila 50 bin dolar arasında değişiyor. Bu rakam, maliyeti milyonlarca doları bulabilen balistik ve seyir füzelerinin oldukça altında kalıyor.
Petraeus, "İran'dan gelen ve geleceğin savaşlarına dair yalnızca bir işaret niteliği taşıyan tehditlere karşı savunmaya yönelik harcamalarda çok büyük artış göreceğiz" dedi.
General, görece sınırlı sayıda İHA'nın bile ciddi sonuçlar doğurabildiğini belirtti. Buna örnek olarak Katar'ın sıvılaştırılmış doğal gaz üretimindeki kesintileri gösterdi.
Bir dönem ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nı da yöneten Petraeus, gelecekte savaş alanlarının giderek daha fazla insansız sistemlere dayanacağını söyledi.
Yaklaşık bir yıl içinde savaş teknolojisinin insansız sistemlerin ötesine geçerek otonom sistemlerin birbirleriyle mücadele ettiği bir aşamaya ulaşacağını da ekledi.
Otonom İHA'lar, insan operatörler tarafından uzaktan yönetilmek yerine birbirleriyle iletişim kurarak değişen savaş alanı koşullarına uyum sağlayabiliyor. Ayrıca sayısal üstünlük sayesinde savunma sistemlerini baskı altına alabilen sürüler oluşturabiliyorlar.
Petraeus, "Artık üzerinize sürüler halinde gelen sistemlerle karşı karşıyasınız ve bu sürülere karşı gerçekten etkili bir savunmamız yok" dedi.
Ukrayna ziyaretlerinden edindiği izlenimleri paylaşan Petraeus, Ukrayna ordusunun kendi İHA'larını üretme kapasitesini "gerçekten olağanüstü" olarak nitelendirdi. Ukrayna'nın, önleyici İHA'lar kullanarak ve komuta ağlarını bozmayı amaçlayan elektronik harp yöntemlerinden yararlanarak Rus İHA'larına karşı başarı sağladığını söyledi.
Petraeus ayrıca Ukrayna'nın hedefleme bilgisayarlarına bağlı makineli tüfeklerle donatılmış pikap araçlarını gelen İHA'ları vurmak için kullandığını aktardı.
Bununla birlikte Petraeus, tek tek İHA'ları hedef alan mevcut önleme yöntemlerinin koordineli İHA sürülerine karşı yetersiz kalabileceği uyarısında bulundu.
Petraeus, "Bu gerçekten çok, çok, çok ürkütücü bir tablo ortaya çıkarıyor. Çünkü otonom sistemler söz konusu olduğunda, bu araçları uzaktan kullanan pilot sayısıyla sınırlı değilsiniz" dedi.
Petraeus, insansız sistemlerin yükselişinin aynı zamanda önemli bir yatırım fırsatı sunduğunu belirtti.
Savunma tedarik zincirinin hangi bölümünün en büyük yapısal büyümeyi yaşayacağının sorulması üzerine Petraeus, yanıtın "her türden insansız sistem" olduğunu söyledi.
Petraeus, daha büyük ve daha dönüştürücü aşamanın orduların tekil otonom silahlardan çıkıp "otonom sistemlerden oluşan otonom sistemler" kullanmaya başlamasıyla geleceğini ifade etti.
Bu senaryoda otonom sensörlerin savaş alanından veri toplayacağını, bu verilerin otonom komuta ve kontrol sistemlerine aktarılacağını, ardından bu sistemlerin insan müdahalesi olmadan ya da çok sınırlı insan katkısıyla otonom silah sistemlerini yönlendireceğini söyledi.
Petraeus, savaş alanında komuta ve kontrol bağlantılarını sürdürmenin giderek zorlaşmasının da otonomiye yönelimi hızlandırdığını belirtti. İHA'ların veya diğer silah sistemlerinin insan operatörlerle sürekli iletişime güvenememesi halinde, hedef belirleme, yön bulma ve koordinasyon görevlerini bağımsız biçimde yerine getirmeleri gerekeceğini ifade etti.
"Otonomi gelecekteki en çarpıcı gelişme olacak" diyen Petraeus, uzay tabanlı haberleşme ağlarının da bu dönüşümde önemli rol oynayacağını söyledi.
SpaceX'in Starlink sistemi gibi altyapıların insansız platformlar arasındaki bağlantıyı destekleyeceğini kaydetti.
Petraeus ayrıca İran'ın Şahid İHA'larının uydu haberleşmesine dayanmadığını belirtti. Bu sistemlerin uzaktan kumandalı İHA'lardan ziyade "alt seviyedeki küçük seyir füzelerine" daha yakın olduğunu ifade etti.
Petraeus sözlerini, "Bütün bunlar yakında bize yakın bir savaş sahasına geliyor. Bunun yatırım açısından sonuçları son derece büyük" ifadeleriyle tamamladı.