ABD'den yargısız infaz: Pasifik'te üç kişi daha öldürüldü

img
ABD'den yargısız infaz: Pasifik'te üç kişi daha öldürüldü YDH

ABD ordusu, Doğu Pasifik'te bir gemiye düzenlediği saldırıda üç "narko-teröristi" öldürdüğünü öne sürdü, ancak iddialarını destekleyen herhangi bir kanıt paylaşmadı.




YDH- ABD ordusu, Pasifik Okyanusu'nun doğusunda bir gemiye saldırı düzenlediğini ve "uyuşturucu-terörist" olarak nitelendirdiği üç kişiyi öldürdüğünü açıkladı.

ABD Güney Komutanlığı (SOUTHCOM), yayımladığı açıklamada, operasyonun SOUTHCOM Komutanı General Francis L. Donovan'ın talimatıyla Müşterek Görev Gücü Southern Spear tarafından gerçekleştirildiğini bildirdi.

Açıklamada, Washington tarafından "terör örgütü" olarak tanımlanan yapılar tarafından işletildiği öne sürülen bir gemiye karşı "ölümcül kinetik saldırı" düzenlendiği belirtildi.

ABD ordusu, istihbarat değerlendirmelerine göre, geminin Doğu Pasifik'te uyuşturucu kaçakçılığı için kullanıldığı iddia edilen bilinen bir güzergâhta seyrettiğini ve uyuşturucu ticareti faaliyetlerinde bulunduğunu öne sürdü. Saldırıda gemide bulunan üç erkeğin öldürüldüğü ifade edildi.

Ancak SOUTHCOM, geminin uyuşturucu kaçakçılığı yaptığına, Washington'un "terör örgütü" olarak tanımladığı yapılar tarafından işletildiğine veya öldürülen kişilerin bu örgütlerle bağlantılı olduğuna dair herhangi bir kanıt sunmadı.

Bu saldırıyla birlikte ABD'nin operasyonlarında hayatını kaybedenlerin sayısının 205'e yükseldiği belirtildi. Daha önce Pasifik'te düzenlenen başka bir saldırıda üç kişinin öldüğü ve toplam can kaybının 30 Mayıs itibarıyla 202'ye ulaştığı kaydedildi.

Uzmanlar: Saldırılar yargısız infaz niteliği taşıyor

Savaş hukuku uzmanları ve ABD Kongresi'nden her iki partiden bazı üyeler, söz konusu saldırıların yasa dışı yargısız infazlar olduğunu belirtiyor.

Uzmanlara göre ABD ordusunun, yakın ve acil bir şiddet tehdidi oluşturmayan sivilleri, suç şüphesi bulunsa dahi, kasıtlı olarak hedef almasına izin verilmiyor.

Bu uygulamanın, ABD'nin uzun yıllardır sürdürdüğü "uyuşturucuyla mücadele" politikalarından önemli bir sapma olduğu ifade ediliyor.

Daha önce güvenlik güçlerinin şüpheli uyuşturucu kaçakçılarını öldürmek yerine gözaltına aldığı ve yargı sürecine sevk ettiği hatırlatılıyor.

"Terör örgütü" tanımı yeni yetkiler sağladı

Donald Trump yönetimi, Latin Amerika'daki bazı uyuşturucu kartellerini "Yabancı Terör Örgütü" olarak tanımladı. Bu adım, ABD ordusunun söz konusu grupları suç örgütü yerine "düşman savaşçı" olarak değerlendirmesine olanak tanıdı.

Böylece geleneksel kolluk kuvvetleri yöntemleri ve yargı süreçleri devre dışı bırakılırken, şüpheli uyuşturucu kaçakçılarına yönelik gözaltı veya yargılama olmaksızın ölümcül askerî operasyonlar düzenlenmesinin önü açıldı.

"Terör" tanımı ve hesap verebilirlik tartışması

ABD'nin Latin Amerika'daki sekizden fazla suç örgütünü "terörist" olarak tanımlamasının, tek taraflı askerî müdahaleler için hukuki bir gerekçe olarak kullanıldığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Bu çerçevede Trump yönetimi, söz konusu kartellerle arasında fiilî bir "silahlı çatışma" bulunduğunu savunuyor. Bu yaklaşım, yargı süreci olmaksızın ölümcül askerî operasyonlar düzenlenmesine imkân sağlıyor.

Verilere göre, ABD'nin Karayipler ve Doğu Pasifik'te Venezuela merkezli olduğu belirtilen gruplara yönelik saldırılarında Eylül 2025'ten bu yana en az 202 kişi hayatını kaybetti. Her saldırıda "istihbaratın uyuşturucu faaliyetlerini doğruladığı" yönünde benzer açıklamalar yapılırken, kamuoyuyla herhangi bir kanıt paylaşılmadığı belirtiliyor.

Analistler, bu yaklaşımın 1970'lerde CIA destekli Latin Amerika rejimlerinin "komünizmle mücadele" gerekçesiyle muhalifleri hedef aldığı Condor Operasyonu'na benzerlik taşıdığı değerlendirmesinde bulunuyor. Günümüzde ise "uyuşturucu-terörizmi" söyleminin, devlet egemenliği ve uluslararası hukukla ilgili kısıtlamaların aşılmasına hizmet ettiği öne sürülüyor.

Eleştirmenler, bu saldırıların şüphelilerin gözaltına alınması veya yargılanması yerine doğrudan öldürülmesine yol açtığını, Birleşmiş Milletler uzmanlarının da bu tür uygulamaları yargısız infaz olarak nitelendirdiğini belirtiyor.

Buna göre, ABD'nin yabancı grupları "terörist" olarak tanımlaması, kolluk faaliyetlerinin yerini askerî operasyonların aldığı, delillerin gizli tutulduğu ve öldürülen yüzlerce kişinin hiçbir zaman resmî olarak suçlanmadığı paralel bir hukuk düzeni oluşturduğu yönündeki tartışmaları da beraberinde getiriyor.



Makaleler

Güncel