Hizbullah hükümete seslendi: İşgal sürerken müzakereler ne sağladı?

img
Hizbullah hükümete seslendi: İşgal sürerken müzakereler ne sağladı? YDH

Hizbullah'ın Lübnan meclisindeki Direnişe Vefa Bloku milletvekili Hasan Fadlullah, İsrail'in Şakif Kalesi'ne bayrak çekmesini "Lübnan'a yönelik bir provokasyon" olarak niteledi ve hükümetin bu gelişme karşısındaki tutumunu sorguladı.




YDH - Hizbullah'ın Lübnan meclisindeki Direnişe Vefa Bloku milletvekili Hasan Fadlullah, Şakif Kalesi'nin direnişe ait askeri bir mevzi değil, Lübnan devletinin yetkisi altındaki ulusal bir tarihi eser olduğunu belirtti. Fadlullah, kalenin Lübnan Kültür Bakanlığı'na bağlı olduğunu vurguladı.

Beyrut'un Musaytibe bölgesinde düzenlenen anma töreninde konuşan Fadlullah, İsrail'in kalede kendi bayrağını göndere çekmesini "Lübnan'a yönelik bir provokasyon" olarak tanımladı.

Fadlullah, "Hükümet yaşananları kendisini ilgilendiren bir mesele olarak görüyor mu? İşgale karşı direnenlere faaliyetlerinin yasa dışı olduğunu mu söyleyecek? Müzakereler yoluyla saldırıları, sivillere karşı katliamların işlenmesini ve toprağın işgal edilmesini önleyebildi mi? Lübnan açısından tarihi sembol değeri taşıyan yerlerin işgal edilmesini engelleyebildi mi?" ifadelerini kullandı.

"İsrail'in hedefleri silah meselesinin ötesine geçiyor"

Fadlullah, İsrail'in hedeflerinin yalnızca direnişin silahlarıyla ilgili olmadığını söyleyerek İsrail'in Güney Suriye'den Güney Lübnan'a kadar uzanan hatta yeni coğrafi ve demografik gerçeklikler dayatmaya çalıştığını ifade etti.

Bu durumun farklı bir ulusal yaklaşımı gerekli kıldığını belirten Fadlullah, iktidarın ve siyasi güçlerin mevcut yaklaşımlarını yeniden değerlendirmesi gerektiğini kaydetti.

İsrail saldırılarının dar siyasi hesaplar için kullanılmasına dayanan anlayıştan vazgeçilmesi çağrısında bulunan Fadlullah, tehlikenin yalnızca belirli bir bölgeyi ya da mezhebi değil, ülkenin tamamını ilgilendiren varoluşsal bir risk oluşturduğunu dile getirdi.

"Direniş çatışmanın dayattığı koşullara göre hareket edecek"

Fadlullah, direnişin saldırılara karşı koymayı ve varlığını savunmayı sürdüreceğini söyledi. Bunun "çatışmanın sahadaki gerçeklerinin dayattığı koşullara göre" gerçekleşeceğini belirten Fadlullah, direnişin "kırılamayan bir halk iradesi" olduğunu ifade etti.

Direnişin geleneksel yöntemlerle savaşan düzenli bir ordu olmadığını söyleyen Fadlullah, hareketin hiçbir zaman tüm coğrafyanın işgal edilmesini önleyebileceğini ileri sürmediğini belirtti.

Buna karşılık direnişin, İsrail güçlerini yıpratma ve girdiği herhangi bir bölgede kalıcı işgal kurmasını engelleme kapasitesine sahip olduğunu kaydetti.

Fadlullah, direniş mensuplarının aylardır sınır hattı yakınlarında "bölgedeki en güçlü orduyla" karşı karşıya bulunduğunu söyledi.

Taraflar arasındaki imkân farkına işaret eden Fadlullah, buna rağmen direnişçilerin ön cephedeki köyleri savunmayı sürdürdüğünü belirtti.

Direniş unsurlarının bunu "şehadet ruhuyla ve nitelikli operasyonlarla" yaptığını ifade eden Fadlullah, psikolojik savaş faaliyetlerinin ne direnişin etkinliğini ne de mensuplarının iradesini etkileyeceğini söyledi.

"Direniş ve dayanışmadan başka seçenek yok"

Fadlullah, "Direnişi sürdürmek ve direnmekten başka seçenek yok" ifadelerini kullandı. İşgalin genişlemesinin ve İsrail'in hedeflerini daha açık biçimde ortaya koymasının, direnişi toprak savunmasının ulusal seçeneği olarak benimseme gerekçesini daha da güçlendirdiğini belirtti.

İsrail'in amacının Lübnan'a teslimiyeti dayatmak olduğunu söyleyen Fadlullah, direniş gençlerinin daha önce olduğu gibi işgal güçlerini yeniden ülkeden çıkaracağını ifade etti.

Fadlullah ayrıca İsrail'in son tırmanışının, iktidarın benimsediği doğrudan müzakere seçeneğinin herhangi bir kazanım sağlamadığını gösterdiğini söyledi. Bu yaklaşımın siyasi sonuçlarının, İsrail'in güneydeki saldırılarını derinleştirmesine hizmet ettiğini belirtti.

Lübnan yönetimine çağrıda bulunan Fadlullah, yetkililerin tercihlerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini ifade etti.

"Geri çekilme çizgisindeki yaklaşımın" sürdürülmemesini isteyen Fadlullah, ulusal dayanışmaya dönülmesi ve ülkenin korunmasına yönelik ortak çözümler aranması gerektiğini kaydetti.

Konuşmasının sonunda kapsamlı bir ateşkes sağlanması talebini yineleyen Fadlullah, bunun İsrail güçlerinin çekilmesi ve yerlerinden edilen insanların geri dönmesi için giriş kapısı oluşturacağını söyledi.

Bu hedeflere ulaşmak için kullanılabilecek "ulusal güç unsurlarının" bulunduğunu da sözlerine ekledi.

 



Makaleler

Güncel