Şeyh Naim Kasım: Köylerimiz güvende değilse, onların yerleşimleri de güvende olmayacak 

img
Şeyh Naim Kasım: Köylerimiz güvende değilse, onların yerleşimleri de güvende olmayacak  YDH

Direnişin silahsızlandırılmasına yönelik hiçbir anlaşmayı kabul etmeyeceklerini vurgulayan Şeyh Naim Kasım, "Köy ve şehirlerimiz güvende olmadığı sürece düşmanın yerleşim yerleri de güvende olmayacak" dedi.




YDH- Şeyh Naim Kasım, İsrail'in devam eden saldırıları ve ABD öncülüğündeki İsrail ve Lübnan hükümeti arasındaki ateşkes girişimlerine dair kapsamlı açıklamalarda bulundu.

Çözüm için "kapsamlı ateşkes ve İsrail'in kayıtsız şartsız geri çekilmesini" yegâne şart olarak koşan Şeyh Naim Kasım, direnişin silahsızlandırılmasını öngören hiçbir anlaşmanın masada olmadığını vurguladı.

Sözlerine dini liderlere ve merhum İmam Humeyni'ye atıfta bulunarak başlayan Şeyh Kasım, İran İslam Devrimi'nin "insanlık için ilahi bir lütuf" olduğunu ve ABD tahakkümüne karşı bir duruş sergilediğini savundu.

Batı'nın ve kibirli güçlerin bağımsızlığı ve adaleti savunduğu için yıllardır İran'ı hedef aldığını belirten Şeyh Naim Kasım, "Amerika, İsrail ve benzerleri dünyadaki savaşların, kaosun, suç örgütlerinin; çocukların ve kadınların yok edilmesinin zorba modelidir. Gazze bunun en çarpıcı örneğidir" ifadelerini kullandı.

Lübnan'daki direnişin, topraklarını gaspçı düşmandan kurtarmak için İmam Humeyni, İmam Musa el-Sadr ve Seyyid Hasan Nasrallah'ın çizgisinden ilham aldığını belirten Şeyh Kasım, İran'a da Lübnan'daki haklarını geri alma ve kapsamlı ateşkes sağlama çabalarına verdiği destekten ötürü teşekkür etti.

Konuşmasında, ABD ve İsrail öncülüğünde gündeme getirilen "Washington Deklarasyonu"nu sert bir dille eleştiren Şeyh Kasım, bu bildiriyi "Lübnan'ın 'Büyük İsrail' projesine boyun eğmesi ve halkın bir kesiminin yok edilip kalanının köleleştirilmesi için hazırlanmış bir yol haritası" olarak nitelendirdi.

Direnişin silahsızlandırılmasının asla müzakere edilmeyeceğinin altını çizen Şeyh Kasım, şu kritik vurguyu yaptı: 

"Direnişin silahsızlandırılmasını herhangi bir anlaşmanın temel hedefi haline getirmek, Lübnan’ın gücünü yok etmek ve halkı için varoluşsal bir tehdit yaratmak demektir. Bu, İsrail’in askeri yolla başaramadığını siyasi yolla elde etme niyetidir. Bizler, şehitlerin emanetine ve gelecek nesillere ihanet edenlerden olmayacağız."

Göstermelik ateşkese ret: Çekilme olmadan direniş bitmez 

Askeri baskı altında ve "göstermelik bir ateşkes bayrağı altında" yürütülen güvenlik görüşmelerinin teslimiyet anlamına geldiğini belirten Genel Sekteter, İsrail'e Lübnan'da hareket özgürlüğü tanıyan hiçbir planın kabul edilmeyeceğini söyledi.

Şeyh Naim Kasım, işgal var olduğu sürece direnişin de süreceğini belirterek, "Tek derdimiz, ateşkes ve İsrail’in çekilmesiyle saldırganlığın tamamen sona ermesidir. Ateşkes kapsamlı olmalı, Güney ile Lübnan’ın geri kalanı arasında hiçbir ayrım gözetilmemelidir" dedi.

Şeyh Kasım, İsrail'e yönelik misillemelerin şiddetlenerek devam edeceği mesajını vererek düşmana açık bir uyarıda bulundu: 

"Hiç kimseye saldırganlığa direnmeyeceğimiz yönünde bir söz vermedik. Elimizi kolumuzu bağlamayacağız; nerede karar verirsek ve nerede gücümüz yeterse orada vuracağız. Köylerimiz güvensiz, bombalanmış ve yıkılmış olduğu sürece, düşmanın yerleşim yerleri de güvende olmayacaktır. Peygamberlerin katilleri topraklarımızda huzur bulamayacaklar."

''Lübnan Ordusu Litani'nin güneyine konuşlanmalı''

Konuşmasında Lübnan'ın egemenliği için gerekli somut adımları da sıralayan Şeyh Kasım; İsrail'in hava, kara ve deniz saldırılarını durdurması, Lübnan topraklarından tamamen çekilmesi, tutsakların serbest bırakılması ve halkın köylerine dönmesinin şart olduğunu belirtti.

Ayrıca, bu adımların ardından Lübnan ordusunun Litani Nehri'nin güneyine konuşlanmasının sağlanması gerektiğine dikkat çekti.

Lübnanlı yetkililere "ulusal birlik" çağrısı 

Son olarak Lübnan iç siyasetine ve yöneticilere seslenen Şeyh Naim Kasım, "doğrudan müzakere" sürecini bir saçmalık ve zillet olarak tanımladı.

Ülkedeki tüm siyasi grupları, iç bölünmeleri bir kenara bırakıp saldırganlığa karşı ulusal birlik etrafında kenetlenmeye çağıran Şeyh Kasım şu sözlerle konuşmasını sonlandırdı: 

"Siyasiler toplumsal mutabakatı ve bir arada yaşama formülünü hiçe sayan tercihlerinden ötürü sorumluluk almalıdır. Halkınızı egemen bir devlet çatısı altında bir araya getirirseniz çok daha güçlü olursunuz ve düşmanlar kaçınılmaz olarak buna boyun eğecektir." 

İlgili Haberler


Makaleler

Güncel