İran’ın elindeki geniş füze stokunun ülkeye uzun süreli çatışmaları sürdürme ve bölgesel caydırıcılığını koruma imkânı verdiği belirtildi.
YDH- Askeri haber ve analiz platformu Voennoe Delo'nun bildirdiğine göre, İran mevcut çatışmada “dünyanın en büyük füze cephaneliklerinden” birini kullanıyor.
Analizde, bu füze gücünün İran'ın askeri stratejisinin temelini oluşturduğu ve hava kuvvetlerinin sınırlı kapasitesini telafi ederek uzun menzilli saldırılar gerçekleştirmesine olanak sağladığı belirtildi.
Voennoe Delo'nun aktardığına göre, Batılı analistler, İran'ın füze envanterinin kısa menzilli taktik sistemlerden modern orta menzilli füzelere ve seyir füzelerine kadar “geniş bir yelpazeyi” kapsadığını değerlendiriyor.
Çeşitli tahminlere göre, İran'ın elinde "3 binden fazla balistik füze" bulunurken, seyir füzeleri de dahil edildiğinde toplam taarruz sistemlerinin sayısının bunun “çok üzerinde” olabileceği ifade edildi.
İran cephaneliğinin omurgasını kısa menzilli füzeler oluşturuyor
Analizde, İran'ın füze cephaneliğinin temelini kısa menzilli balistik füzelerin oluşturduğu kaydedildi.
Bu kategoride yaklaşık 300 kilometre menzile ve yüksek isabet oranına sahip Fetih-110'un yanı sıra, 1.000 kilometreye kadar menzile ulaşabilen Zülfikar ve Dezful varyantlarının bulunduğu belirtildi.
Voennoe Delo, bu sistemlerin daha yakın operasyonel menzillerde hedefleri vurmak için kullanıldığını ve yüksek hareket kabiliyetleri sayesinde tespit edilip imha edilmelerinin zor olduğunu aktardı.
Aynı kategoride yer alan Kıyam-1 füzesinin sıvı yakıt kullandığı ve 800 kilometreye kadar menzile sahip olduğu belirtildi.
Analizde, bu sistemin daha eski füze modellerinin geliştirilmiş bir versiyonu olduğu ve sabit hedeflere karşı kullanıldığı ifade edildi.
Orta menzilli füze gücü dikkat çekiyor
Voennoe Delo'nun haberine göre orta menzilli füzeler de İran'ın cephaneliğinde önemli bir yer tutuyor.
Yaklaşık 1.300 kilometre menzile sahip Şahab-3'ün en yaygın kullanılan sistemlerden biri olduğu belirtilirken, erken versiyonlarının görece düşük hassasiyetine rağmen halen yaygın şekilde konuşlandırılmış bir sistem olduğu kaydedildi.
Daha gelişmiş varyantlar arasında İmad ve Qadr füzelerinin bulunduğu aktarıldı. İmad'ın manevra yapabilen bir savaş başlığına sahip olduğu, Qadr'ın ise daha kısa hazırlık süresiyle fırlatılabildiği belirtildi.
Bu kategoride ayrıca 2.000 kilometreye kadar menzile sahip katı yakıtlı Siccil füzelerinin yer aldığı ifade edildi. Katı yakıt teknolojisinin bu sistemlerin çok daha hızlı şekilde ateşlenmesine imkan verdiği kaydedildi.
Hürremşehr füzesinin ise ağır savaş başlığıyla öne çıktığı ve büyük hedeflere karşı kullanılmak üzere tasarlandığı belirtildi.
Son yıllarda İran'ın Hayber Şiken ve Hac Kasım gibi yeni sistemleri de hizmete aldığı ifade edildi. Bu füzelerin 1.000 kilometrenin üzerindeki menzillerde hedefleri vurmak üzere geliştirildiği ve İran tarafından daha hassas ve füze savunma sistemlerine karşı daha dayanıklı olarak tanıtıldığı aktarıldı.
"Hipersonik" Fettah-1 tartışmaları sürüyor
Analizde ayrı bir kategori olarak Fettah-1 füzesine yer verildi.
İran'ın bu sistemi "hipersonik füze" olarak tanımladığı belirtilirken, açıklanan teknik özelliklere göre füzenin çok yüksek hızlara ulaşabildiği ve hedefe yaklaşma safhasında manevra yapabildiği ifade edildi.
Batılı analistlerin, bu özelliklerin önleme faaliyetlerini zorlaştırabileceğini değerlendirdiği, ancak sistemin gerçek kabiliyetlerine ilişkin tartışmaların sürdüğü kaydedildi.
Seyir füzeleri hava savunmasını aşmak için kullanılıyor
Voennoe Delo'nun aktardığına göre, İran yalnızca balistik füzelere değil, hava savunma sistemlerini aşmak amacıyla geliştirilen seyir füzelerine de sahip.
Bu kapsamda Sumar, Huveyze ve Paveh füzeleri örnek gösterildi.
Söz konusu füzelerin alçak irtifada uçtuğu ve seçilmiş hedeflere hassas saldırılar gerçekleştirmek üzere tasarlandığı belirtilirken, bunların balistik füze saldırılarını tamamlayıcı bir rol oynadığı ifade edildi.
Füze ve İHA'lar birlikte kullanılıyor
Analizde, İran'ın mevcut çatışmada füze ve insansız hava araçlarını birleştiren karma bir taktik uyguladığı belirtildi.
Eş zamanlı füze ve İHA fırlatmalarının hava savunma sistemlerini aşırı yüklemeyi amaçladığı ifade edilirken, saldırıların hem askeri hedeflere hem de altyapı tesislerine yöneltildiği kaydedildi.
Ayrıca mobil fırlatma rampalarının kullanımının, karşı saldırılar altında dahi İran'ın füze envanterinin önemli bir bölümünü korumasına imkan sağladığı belirtildi.
Füze sayısı konusunda farklı tahminler
Voennoe Delo'nun haberine göre bazı İran kaynakları ülkedeki çeşitli tiplerdeki füze sayısının "10 bin ila 15 bin" arasında olduğunu öne sürüyor.
Bununla birlikte Batılı analistlerin bu rakamları genel olarak abartılı bulduğu ifade edildi.
Ancak analizde, bu değerlendirmelerin dahi İran'ın elinde büyük miktarda taarruz sistemi bulunduğunu ve uzun süreli füze operasyonları yürütme kapasitesini koruduğunu gösterdiği belirtildi.
Haberde sonuç olarak, "füze kuvvetlerinin İran askeri stratejisinin merkezi unsuru olmaya devam ettiği", uzun menzilli harekat kabiliyeti sağladığı ve silahlı kuvvetlerin diğer alanlardaki sınırlılıklarını telafi ettiği vurgulandı.