Yedioth Ahronoth, Şakif Kalesi’nin “ele geçirildiği” yönündeki açıklamanın, kuzeydeki savaşın kamuoyuna “çaresiz bir pazarlama girişimi” olarak yeniden sunulma çabası olduğunu belirtti.
YDH- “Yedioth Ahronoth” gazetesinin bildirdiğine göre, bu hafta “Şakif Kalesi ele geçirildiği” yönündeki açıklama, kuzeydeki savaşın “aksak bir şekilde yürütülen savaşın yeniden pazarlanma girişimi” olarak kullanıldı.
Gazete, Başbakan Benyamin Netanyahu’nun bu adım üzerinden “kamuoyunu onarma” çabası içinde olduğunu ancak bunu “çaresiz bir biçimde” gerçekleştirdiğini yazdı.
“Lübnan bataklığı” ve 1982 vurgusu
Haberde, Netanyahu’nun 1982 yılına değinmeden bu söylemi kullanmasının eleştirildiği belirtilerek, o dönemin “yüzlerce askerin hayatına mal olan ve 18 yıl süren Lübnan bataklığına sürüklenmenin başlangıcı” olduğu hatırlatıldı.
Gazete, Şakif Dağı’na dönüşün İsrail içinde propaganda edildiği gibi bir “coşku” yaratmadığını, aksine “nesilden nesile aktarılan bir korku” ile ilişkilendirildiğini ifade etti.
“Zafer anlatısı” ve sahadaki gerçeklik
“Yedioth Ahronoth”, mevcut savaşta sembolik boyut ön plana çıkarken, gerçek durumun “mutlak zafer” ya da “yeniden doğuş savaşı” gibi anlatılarla sunulurken, sahadaki doğrudan zorlukların ise geri planda bırakıldığını kaydetti.
Gazete, kuzey sınırına ilişkin savaşın “başarısızlık sembolü” olarak yeniden gündeme geldiğini ve bunun İsrail’in askeri hafızasında önemli bir yer tuttuğunu belirtti.
“Silinmesi zor izler” ve Hizbullah vurgusu
Haberde, Lübnan’daki savaşın İsrail toplumunda “silinmesi zor bir iz” bıraktığı ve bu etkinin gizlenmesinin zor olduğu ifade edildi.
Ayrıca, İsrail’in bugün 1980’lere kıyasla “çok daha kırılgan ve karmaşık bir durumda” bulunduğu belirtilerek, Lübnan’dan “uygun bir siyasi çözüm olmadan çekilmenin” Hizbullah’ın gücünü artırdığı yorumu yapıldı.
Gazete, İsrail’in ABD tarafından da “sınırlandırıldığı” iddiasına yer vererek bu durumun “anlamlı bir stratejik adım üretmeyi zorlaştırdığını” aktardı.