Mısır, Gazze için silahların kademeli olarak toplanmasını önerdi

img
Mısır, Gazze için silahların kademeli olarak toplanmasını önerdi YDH

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarında haziran ayının başından itibaren en az 40 Filistinli hayatını kaybederken, Kahire'de diplomatik hareketlilik hız kazandı.




YDH - İsrail ordusuna ait insansız hava araçlarının, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinde bir evin çatısına kurulan çadıra düzenlediği saldırıda, düğün hazırlıkları yapan Mühenned Osman hayatını kaybetti.

İsrail'in bölgedeki askeri gerilimi artırma politikası kapsamında düzenlenen saldırılar, Gazze'nin merkezine de uzandı.

Savaş uçakları, Gazze kent merkezindeki El Rimal mahallesinde bulunan Cevazat bölgesi yakınlarındaki bir yerinden edilmiş kişilerin sığındığı kampı bombaladı. Saldırıda 8 kişi hayatını kaybederken, yaklaşık 20 kişi yaralandı.

Benzer bir hava saldırısı, Han Yunus'un El Mevasi bölgesindeki El Nass kavşağında Filistin polisine ait bir noktaya gerçekleştirildi. Çok sayıda füzenin kullanıldığı bu saldırıda 5 Filistinli yaşamını yitirdi. Bu olaydan birkaç saat önce ise Gazze kentindeki El Nasr mahallesinde sivil bir araç hedef alındı.

Saldırıda, yoldan geçmekte olan bir kadın ve bir kız çocuğunun da aralarında bulunduğu 5 sivil hayatını kaybetti. Tıbbi kaynaklardan alınan bilgilere göre, günlük ortalama 10 kişinin yaşamını yitirdiği Gazze Şeridi'nde, haziran ayının başından bu yana yaklaşık 40 kişi hayatını kaybetti.

Mısır'dan Gazze için kademeli silah toplama önerisi

Saldırılar devam ederken, Filistinli grupların heyetlerinin ulaştığı Kahire'de Mısır İstihbaratı ile yoğun görüşmeler gerçekleştirildi.

El-Ahbar gazetesine konuşan Filistinli gruplardan kaynakların aktardığı bilgilere göre Mısır, Gazze Şeridi'nde kalıcı ateşkes anlaşmasının uygulanmasına bağlı olarak, silahların kademeli şekilde toplanmasını ve silahlı kanatların siyasi-güvenlik düzenlemelerine entegre edilmesini içeren yeni bir plan sundu.

Plan, silahların toplanması sürecinin belirlenen bir takvim doğrultusunda, aşamalı olarak yürütülmesini öngörüyor.

Sürecin Filistin ulusal komitesi, uluslararası bir istikrar gücü ve denetim komitesinin iş birliğiyle, Filistin liderliğinde ve tüm silahlı örgütlerin katılımıyla gerçekleştirilmesi teklif ediliyor.

Aynı kaynaklar, bu düzenlemelerin hayata geçirilmesinin, ateşkes anlaşmasının ilk aşamasının uygulanmasına, Filistin İdari Komitesi'nin göreve başlamasına, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasına ve İsrail güçlerinin Gazze'den kademeli olarak çekilmesine bağlı kılındığını belirtti.

İsrail'in yeni öneriye yönelik tutumu hakkında bilgi veren kaynaklar, Tel Aviv'in net bir pozisyon ortaya koymaktan kaçındığını ve herhangi bir siyasi karşılık taahhüt etmeksizin yalnızca "silahsızlandırma" hedefine odaklandığını ifade etti.

Buna karşılık, yeni önerilerin müzakere edilebilir bir zemin bulduğunu gösteren en önemli gelişme, Mısır İstihbaratı genel merkezinde yapılan üst düzey toplantı oldu.

Hamas'ın yanı sıra Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman, Türkiye Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve Mısır İstihbarat Başkanı Bakan Hasan Reşad'ın katıldığı bu toplantının temel amacı, ateşkes anlaşmasıyla bağlantılı olarak silah dosyasına ilişkin nihai formülü ve uygulama mekanizmalarını şekillendirmek olarak belirlendi.

Muhammed Dahlan ve Reformcu Hareket yıllar sonra müzakere masasında

Siyasi kulislerde ise El Fetih hareketinin eski yöneticilerinden olan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından desteklenen Muhammed Dahlan liderliğindeki Reformcu Hareket, uzun bir aradan sonra yeniden Filistin siyaset sahnesine döndü.

Hareketin heyeti; Hamas, İslami Cihad, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC), Filistin Demokratik Kurtuluş Cephesi (FDKC), Ulusal Girişim Hareketi ve Halk Direniş Komiteleri ile birlikte ilk kez ortak görüşmelerde yer aldı.

Dahlan'ın varlığıyla eş zamanlı olarak, kendisinin Gazze'deki İdari Komite'nin başına getirileceğine dair çok sayıda iddia basına yansıdı.

Dahlan'a yakın kaynaklar bu iddiaları yalanlarken, Dahlan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı.

Ancak hareketin önde gelen isimlerinden Samir el Meşharavi'nin medya önünde aktif rol üstlenmesi, Dahlan'ı sürece dahil etmek için ciddi bölgesel çabaların bulunduğunu doğruladı.

Samir el Meşharavi yaptığı açıklamalarda, Filistinli grupların tamamı tarafından kabul gören ulusal terimler kullanarak birlik mesajı verdi.

Reformcu Hareket'in, direnişin silahlarının İsrail'e teslim edilmesini kesin bir dille reddettiğini vurgulayan El Meşharavi, silah konusunun İsrail'e saldırıları ve soykırım politikalarını sürdürme bahnesi vermeyecek ulusal bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini ifade etti.

El Meşharavi, bu dosyanın çözümünün İdari Komite'nin kurulmasına, Şarm El-Şeyh anlaşmasının ilk aşama şartlarının yerine getirilmesine ve İsrail ile iş birliği yapan yerel işbirlikçi grupların varlığına son verilmesine bağlı olduğunu kaydetti.

Kahire'deki müzakerelerin sonuçları henüz netleşmemiş olsa ve süreç öncelikle Şarm El-Şeyh anlaşmasına bağlı kalma eğilimi göstermeyen İsrail'in tavrına bağlı bulunsa da, bu süreçten en büyük siyasi kazancı Muhammed Dahlan'ın sağladığı değerlendiriliyor.

Dahlan, hem Filistinli gruplar hem de ara bulucu ülkeler nezdinde Gazze'nin geleceğine dair tartışmalarda kendisini etkili bir aktör ve ortak olarak konumlandırmayı başardı.

Saldırılardan önceki yıllarda Filistin siyasetinde ikincil bir seçenek olarak görülen Dahlan, Gazze'deki sosyo-ekonomik ve siyasi tıkanıklığın bir sonucu olarak, sosyal medyadan Gazze sokaklarına uzanan bir görünürlük elde etti ve bölge halkının bir kesiminde yönetim sorumluluğu üstlenmesi fikri yönünde dikkat çeken bir eğilim oluştu.

 



Makaleler

Güncel