İsrail basınından Netanyahu'ya Dahiye eleştirisi

img
İsrail basınından Netanyahu'ya Dahiye eleştirisi YDH

Maariv yazarı, Dahiye'ye yönelik saldırının İran'ın doğrudan karşılık vermesine yol açtığını, bölgesel gerilim riskini artırdığını ve İsrail'e somut bir stratejik kazanç sağlamadığını belirtti.




YDH- İsrail medyasında yer alan değerlendirmelerde, Beyrut'un güney banliyösü Dahiye'ye yönelik saldırıların yeniden başlatılması kararının, tüm bölgeyi riske atan ve herhangi bir stratejik kazanç sağlamayan "tehlikeli bir kumar" olduğu belirtildi.

İsrail gazetesi Maariv'de yayımlanan makalesinde gazeteci Dan Perry, İsrail'in İran'la karşı karşıya geldiği mevcut süreçte Washington ile koordinasyona her zamankinden “daha fazla” ihtiyaç duyduğunu savunarak, Dahiye'ye yönelik saldırıların ne gibi bir fayda sağladığını sorguladı.

Perry, son saldırının somut bir kazanım üretmediğini, aksine İran'ın kuzey İsrail'e yönelik balistik füze saldırılarıyla karşılık vermesine yol açtığını belirtti.

Yazar, bunun yanı sıra bölgesel gerilimin daha da tırmanması riskini artırdığını, üstelik ABD Başkanı Donald Trump'ın mevcut çatışma turunu sona erdirmek istediğini açıkça ifade ettiği bir dönemde gerçekleştiğini kaydetti.

Makalesinde, "Hizbullah ile doğrudan bağlantılı açık bir gerekçe olmaksızın Lübnanlı sivillere veya altyapıya verilecek her zarar, yalnızca direnişin söylemini güçlendirir ve onun kendisini yeniden İsrail saldırganlığına karşı devleti savunan taraf olarak sunmasına yardımcı olur." ifadelerini kullandı.

Perry, "Kudüs'teki siyasi liderlik bu denklemi tamamen görmezden geliyor ve özellikle mevcut temel cephenin Lübnan değil İran olduğu gerçeği karşısında iki adım sonrasını düşünemiyor." değerlendirmesinde bulundu.

"İsrail'in bağımsız hareket ettiği iddiası bir yanılsama"

Maariv'deki makalede, İsrail'in stratejik bağımsızlığına ilişkin söylemler de eleştirildi.

Perry, ABD'nin hava köprüsü, silah sevkiyatı, Birleşmiş Milletler'deki vetosu ve uluslararası diplomatik desteği olmadan İsrail'in geniş çaplı bir savaşı birkaç haftadan fazla sürdüremeyeceğini vurguladı.

Yazar, "İsrail kendisini öyle bir çıkmazın içine soktu ki artık İran saldırılarını dahi belirli ölçüde karşılamak ve gerilimi düşürmeye yönelik girişimlere yanıt vermek zorunda. Çünkü Amerikan desteği olmadan geniş kapsamlı bir savaşı sürdüremez." ifadelerini kullandı.

Makalede ayrıca, Washington'un tutumunun, Trump üzerindeki iç siyasi baskılarla da bağlantılı olduğu belirtildi.

Perry, yükselen enerji fiyatları, kamuoyundaki hoşnutsuzluk ve yaklaşan ara seçimlerin Trump yönetimi açısından önemli faktörler olduğunu ifade etti.

Yazara göre Trump, uzun süreli bir bölgesel savaşın kendisini etkisiz bir başkana dönüştürebileceğini, Cumhuriyetçilerin Kongre üzerindeki kontrolünü kaybetmesine yol açabileceğini ve bunun da yeni soruşturmaların ve olası azil girişimlerinin önünü açabileceğini düşünüyor.

Makalede, "Bu nedenle Washington aşağılayıcı olmayan bir çıkış yolu arıyor ve gerilimin düşürülmesini istiyor. Böyle bir ortamda Dahiye'yi hedef alma ısrarı, İsrail'i doğrudan çatışmaya ve yoğun Amerikan baskısına maruz bırakabilecek bir adım anlamına geliyor." denildi.

Trump ve Netanyahu'nun öncelikleri farklılaşıyor

Dan Perry, 2026 yılına ilişkin iç siyasi tabloya da değinerek Trump ile İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun siyasi ihtiyaçlarının “farklılaştığını” belirtti.

Yazara göre, Trump istikrar ve çatışmaların sona ermesini isterken, Netanyahu kamuoyu yoklamalarında yaşadığı ciddi gerileme ve seçimlerde yenilgi ihtimalinin güçlenmesi nedeniyle siyasi tabloyu değiştirmeye ihtiyaç duyuyor.

Makalenin sonunda, İsrail kamuoyunun “önemli bir bölümünün” hükümetin seçimleri ertelemek amacıyla bilinçli olarak gerilimi tırmandırdığı ihtimalini dışlamadığı ifade edildi.

Perry, bu kesimlerin hükümetin yeni bir olağanüstü durum ortamı oluşturarak seçim sürecini ötelemeye çalıştığına inandığını aktardı.

Yazar, İsraillilerin yeniden sığınaklara dönmesi, okulların kapanması, hava ulaşımının aksaması ve milyarlarca dolarlık ekonomik maliyet oluşmasına rağmen bu ihtimalin tartışıldığını kaydetti.

Perry, savaş kararlarına "kişisel ve dış siyasi hesapların" dahil edilmesini ise İsrail tarihinde daha önce görülmemiş "utanç verici bir gerileme" olarak nitelendirdi.



Makaleler

Güncel