Sanaa yönetimi, Lübnan'a destek operasyonlarını sürdürürken, Ensarullah yetkilileri Bab el-Mendeb'in İsrail bağlantılı deniz trafiğine kapatılması seçeneğinin masada olduğunu vurguladı.
YDH- Sanaa yönetimi, İran ile İsrail arasında uygulamaya konulan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan'a destek cephesini bu mutabakatın dışında bıraktı.
Yemen'in uzun menzilli insansız hava araçlarıyla gerçekleştirdiği saldırıların dün sabahın erken saatlerine kadar devam ettiği belirtildi. İsrail ordusunun bazı saldırıları resmen kabul ettiği, ancak yalnızca Umm el-Raşraş semalarında bir hava hedefinin önlendiğini duyurmakla yetindiği bildirildi.
İsrail Hayom gazetesi de Umm el-Raşraş'ın Yemen'den gelen yeni bir saldırıya maruz kaldığını doğrularken, İbranice yayın yapan platformların şehirde sirenlerin çalmasının ardından başka bir "şüpheli hedefin" engellendiğini aktardığı ifade edildi.
Gözlemciler, Yemen operasyonlarının resmi açıklamalar olmaksızın sürdürülmesinin, bu destek cephesinin İsrail'in Güney Lübnan ve Beyrut'un güney banliyölerine yönelik saldırılarını tamamen durdurmasına kadar açık kalacağı mesajını verdiğini değerlendirdi.
"Bab el-Mendeb kararı egemenlik mesajıdır"
Ensarullah Siyasi Büro üyesi Muhammed el-Ferah, Yemen'in İsrail bağlantılı deniz trafiğine Bab el-Mendeb Boğazı'nı kapatma kararının, "Yemen'in ümmeti savunma mücadelesinde yer aldığını gösteren siyasi ve stratejik bir iradenin ifadesi" olduğunu söyledi.
El-Ferah, X platformunda yaptığı paylaşımda, bu stratejik kartın ümmetin meseleleri ve Yemen halkının çıkarları için kullanılmasının, deniz yollarının güvenliğinin artık "ABD, İsrail ve bölgedeki müttefiklerinin tekelinde olmadığını" gösterdiğini belirtti.
Yemen'in stratejik konumunu ve coğrafi avantajlarını "hegemonya ve işgal projelerine karşı etkili bir unsur" haline getirebileceğini ifade eden el-Ferah, "Yemen, Gazze ve Lübnan'da süren kuşatma, aç bırakma ve öldürme politikaları, saldırının maliyetini yükseltecek ve bölgede yeni denklemler oluşturacak baskı araçlarıyla karşılık bulacaktır" dedi.
El-Ferah'ın açıklamaları, Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani'nin Hürmüz Boğazı'ndan Bab el-Mendeb'e, Basra Körfezi'nden Kızıldeniz'e kadar uzanan bir "direniş deniz güvenlik kuşağı" oluşturulduğuna ilişkin sözlerinin ardından geldi.
Suudi Arabistan'da Bab el-Mendeb endişesi
Sanaa ile Tahran arasında deniz geçiş yollarının İsrail'e karşı baskı aracı olarak kullanılması konusunda artan koordinasyon, Suudi Arabistan'da Bab el-Mendeb Boğazı'nın kapanabileceği yönündeki kaygıları artırdı.
Suudi kraliyet sarayına yakınlığıyla bilinen yazar Abdurrahman er-Raşid, X platformundaki paylaşımında, Ensarullah ve İran tarafından dile getirilen Bab el-Mendeb'i kapatma tehditlerinin Suudi ihracatını Kızıldeniz üzerinden yapılan taşımacılık açısından tehlikeye atacağını söyledi.
Er-Raşid, bu durumda Suudi Arabistan'ın Asya pazarlarına ulaşmak için daha uzun rotalar kullanmak zorunda kalabileceğini ifade etti. Ayrıca Riyad'ın, İsrail ile birlikte Ensarullah'ın kapasitesini yıpratmak amacıyla kendisine bağlı Yemenli güçleri harekete geçirebileceğini ima ettiği belirtildi.
Buna karşılık Sanaa'daki siyasi bir kaynak, el-Ahbar'a yaptığı açıklamada bu değerlendirmeleri küçümseyerek, Ensarullah'ın isterse Suudi limanlarından yapılan ihracatı da durdurabilecek kapasiteye sahip olduğunu öne sürdü.
Güney Geçiş Konseyi'nden İsrail'e yeni teklif iddiası
Habere göre, Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg'in Kızıldeniz'de olası bir tırmanmayı önlemek amacıyla yürüttüğü diplomatik temaslar hız kazanırken, İsrail basınında dikkat çekici bir iddia gündeme geldi.
İsrail Yayın Kurumu'nun aktardığına göre Birleşik Arap Emirlikleri destekli Güney Geçiş Konseyi'nin (GGK) üst düzey bir yetkilisi, Sanaa yönetimine karşı yeni iç cepheler açılması konusunda “İsrail ile işbirliğine” hazır olduklarını bildirdi.
Söz konusu yetkilinin, Yemen Silahlı Kuvvetleri'nin Lübnan ve İran'daki gelişmelere karşılık olarak İsrail'in derinliklerine yönelik yeni saldırılar düzenlediğini açıklamasının ardından, "ortak hedefe ulaşmak için işbirliğine hazır olduklarını" söylediği belirtildi.