Irak'ta silah tartışması: Bölgesel gerilim hesapları değiştirdi

img
Irak'ta silah tartışması: Bölgesel gerilim hesapları değiştirdi YDH

Bölgesel gerilimin tırmanması, Irak'ta silahın devlet tekeline alınmasına yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşırken, bazı direniş grupları mevcut koşullarda silahların korunması gerektiğini savunuyor.




YDH- El-Ahbar'da yayımlanan bir haberde, Ali ez-Zeydi hükümetinin ABD'nin desteğiyle yürütülen "silahın yalnızca devletin elinde toplanması" projesinin ilk uygulama aşamasını başlatmasının ardından, bölgede yeniden yükselen gerilimin siyasi ve güvenlik dengelerini değiştirdiği belirtildi.

Haberde, direniş güçleri içerisinden bazı çevrelerin, son gelişmelerin silahların devletin geleneksel güvenlik hesaplarının dışında tutulmasının gerekliliğini ortaya koyduğunu savunduğu ve bu silahların dış tehditlere karşı "caydırıcılık sisteminin bir parçası" olduğunu savunduğu aktarıldı.

Buna rağmen hükümet sözcüsü Haydar el-Abudi'nin, el-Ahbar'ın da katıldığı bir basın toplantısında, "Bağdat'ın silahın devletin elinde toplanması projesini belirlenen takvim doğrultusunda uygulamayı sürdüreceğini" söylediği belirtildi.

El-Abudi'nin ayrıca, Zeydi'nin yakın dönemde ABD'ye yapması beklenen ziyaretin öncelikle ekonomik ve yatırım dosyalarına odaklanacağını, bunun da ekonomik reform süreci ve uluslararası kurumlarla iş birliği çerçevesinde ele alınacağını ifade ettiği kaydedildi.

Bazı gruplar entegrasyona hazırlanıyor, bazıları karşı çıkıyor

Haberde, hükümetin "silahın devlet tekeline alınması" projesindeki ilk somut adım olarak değerlendirilen gelişmenin, uzman askeri komisyonun "İmam Ali Tugayları"na ait dosyaları, silahları ve ekipmanları devralması olduğu belirtildi.

Bu adımın ayrışma, entegrasyon ve yeniden yapılandırma sürecinin parçası olduğu ifade edilirken, "Selam Tugayları", "Asaib Ehl-i Hak" ve "İmam Ali Tugayları"nın Haşdi Şabi ile kurumsal bağlarını sonlandırmaya ve devletin güvenlik kurumlarına entegre olmaya yönelik düzenlemeler yaptıkları bildirildi.

Buna karşılık, başta "Hizbullah Tugayları" ve "Nuceba Hareketi" olmak üzere bazı önemli direniş gruplarının bu sürece katılmayı reddettiği belirtildi.

El-Ahbar'a konuşan Koordinasyon Çerçevesi'ne yakın kaynaklar, "Son bölgesel gelişmeler bazı tarafları güvenlik önceliklerini yeniden değerlendirmeye yöneltti." dedi.

Kaynaklar, "Savaşın genişleme ihtimali veya Irak'ın yeniden hedef alınabileceğine dair endişeler, devlet egemenliği ile dış tehditler karşısında ulusal güç unsurlarının korunması arasında nasıl bir denge kurulacağı sorusunu öne çıkarıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Aynı kaynaklar, Koordinasyon Çerçevesi'nin Zeydi'ye silah dosyasında gerekli adımları atması için yetki verilmesini desteklediğini, ancak projenin "ABD baskılarına doğrudan bir yanıt" haline gelmesine karşı çıktığını belirtti.

Kaynaklara göre, İsrail'in bölgeye yönelik tehditlerinin sürmesi ve istikrarlı bir bölgesel güvenlik düzeninin bulunmaması bu yaklaşımın temel gerekçeleri arasında yer alıyor.

Washington ziyareti ekonomi gündemiyle öne çıkıyor

Rafid Stratejik Araştırmalar Merkezi Direktörü Abbas el-Cuburi, el-Ahbar'a yaptığı değerlendirmede, "Mevcut bölgesel gerilim Irak'taki silah dosyasını etkileyen en önemli unsurlardan biri haline geldi" dedi.

Cuburi, "Silahın devletin elinde toplanması, direniş güçlerinin kapasitesinden tamamen vazgeçilmesi ya da rollerinin ortadan kaldırılması anlamına gelmiyor. Asıl mesele, ülkeyi dış tehditlere karşı koruyacak hukuki ve güvenlik mekanizmalarının oluşturulmasıdır." ifadelerini kullandı.

Direniş gruplarının son gelişmeleri, devletlerin egemenliğine saygı gösterileceğine dair gerçek güvencelerin bulunmadığının göstergesi olarak değerlendirdiğini belirten Cuburi, bu nedenle silahlardan tamamen vazgeçilmesi konusundaki kaygıların sürdüğünü söyledi.

Cuburi ayrıca, birçok grubun bakış açısına göre, ABD ve İsrail'in Irak'a yönelik yeni saldırıları veya ihlalleri önleyecek yeterli güvenceleri sunmadığını ifade etti.

Güvenlik tartışmaları sürerken gözlerin Zeydi'nin Washington'a yapacağı ziyarete çevrildiği belirtilen haberde, bu ziyaretin Bağdat ile ABD yönetimi arasındaki ilişkiler açısından kritik bir dönemeç olarak görüldüğü aktarıldı.

Hükümet kaynaklarına göre, tarihi henüz netleşmeyen ziyarette yatırım, enerji, elektrik, altyapı ve mali iş birliği konularının ele alınacağı, ayrıca büyük Amerikan şirketlerinin Irak'ta faaliyet göstermesinin teşvik edilmesinin hedeflendiği bildirildi.

Ekonomi uzmanı Ali el-Muhtar ise el-Ahbar'a yaptığı açıklamada, ziyaretin öneminin siyasi boyutun ötesine geçtiğini belirterek, bunun uluslararası ekonomik ortaklıkların yeniden canlandırılması için bir fırsat sunduğunu söyledi.

Muhtar, "Bağdat'ın mevcut aşamada geniş çaplı yatırım ve finansman desteğine, ayrıca uluslararası finans kuruluşları ve büyük ekonomik kurumlarla ilişkilerini kolaylaştıracak adımlara ihtiyaç duyduğunu" ifade etti.