Prof. Dr. Hasan Ünal ve araştırmacı yazar Alptekin Dursunoğlu, Harici platformunun "Stratejik Pusula" adlı programında, ABD-İran mutabakat taslağını yorumladı.
YDH- Prof. Dr. Hasan Ünal ve araştırmacı yazar Alptekin Dursunoğlu, Harici'nin "Stratejik Pusula" programında, ABD ile İran arasında varılmak üzere olan 14 maddelik mutabakat zaptını ve bu durumun Ortadoğu'daki jeopolitik güç dengelerine etkisini tartıştı.
Uzmanlar, bu mutabakatın bir "barış iradesi" değil, İsrail'in sahadaki tıkanmışlığı ile ABD'nin savaş yorgunluğunun, İran'ın askeri kararlılığı karşısında pes etmesinin kağıda dökülmüş hali olduğunu vurguladı.
Ünal ve Dursunoğlu, geçmişteki nükleer anlaşma tecrübelerine dayanarak, Batı'nın metinlerde kelime oyunları kullanarak ülkeleri kandırdığını; bu yüzden İran iç kamuoyunda ve meclisinde bu mutabakat zaptına karşı çok büyük bir güvensizlik ve çatlak sesler olduğunu ifade etti.
Stratejik Pusula'daki saptamalardan bir diğeri de mutabakattaki "Hürmüz Boğazı" detayı oldu.
ABD'nin kendi cebinden doğrudan bir "savaş tazminatı" ödemek yerine, Hürmüz'ün yönetimi konusunu muğlak bırakarak İran'ın bölgeden geçen gemilerden (tanker başına 1.5 - 2 milyon dolar gibi) devasa bir geçiş ücreti almasına zımnen göz yumacağı öngörülüyor. Böylece ABD, bedeli uluslararası ticarete ve dünyaya ödeterek aradan çekilmeyi planlıyor.
Programın devamında ikili, Suriye'nin çöküşü ve Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) örgütü lideri Colani'nin ABD tarafından Beyaz Saray'da ağırlanması sonrası İsrail'in Suriye topraklarında (Golan, Dera, Şam kırsalı) kontrol noktaları kurduğunu belirterek İsrail nüfuzunu ve askeri varlığını karadan Türkiye sınırına kadar getirebilecek çok büyük bir güvenlik riski doğurduğunu vurguladı.