Maariv: Trump ile ortaklığın bedelini ödüyoruz

img
Maariv: Trump ile ortaklığın bedelini ödüyoruz YDH

İsrailli gazeteci ve analist Alon Ben David, Maariv gazetesinde yayımlanan makalesinde, İsrail'in İran ve Lübnan cephelerindeki askeri stratejisini hedef aldı.




YDH - İsrailli gazeteci ve askeri analist Alon Ben David, Maariv gazetesinde yayımlanan analizinde, İsrail hükümetinin güvenlik politikalarını ve ABD Başkanı Donald Trump ile kurulan ortaklığı hedef aldı.

Ben David, İsrail ordusunun bu hafta İran'a karşı başlayan yeni savaş dalgasına ilk başta "Aslanın Kükremesinin 42. Günü" adını verdiğini hatırlatarak, "16 saat sonra bu ses daha çok bir yavru kedinin miyavlamasına benziyordu" değerlendirmesinde bulundu.

İsrail'in bu savaş sürecinden hiçbir kazanım elde edemediğini kaydeden yazar, makalesinde şu ifadelere yer verdi:

"İsrail bu çatışma dalgasından sadece hiçbir başarı elde edemeden çıkmakla kalmadı; süreci İranlıların karşımıza diktiği ağır bir caydırıcılık denklemiyle tamamladı. 16 saatlik çatışmada İran'da sadece 12 hedef imha edildi. İsrail, İran'ın ulusal altyapısına ve bu ülkede yeniden inşa edilen füze fırlatma rampalarına yönelik büyük saldırı planını hayata geçirmeye zaman bulamadı. İsrail bu çatışma dalgasını kendi denklemini formüle etmek için kullanmayı da beceremedi."

"Her Beyrut saldırısı İsrail'e füze yağmuruyla dönecek"

İsrail'in Lübnan'ı da bu denkleme dahil etme fırsatını kaçırdığını belirten Ben David, İran'ın saldırısının, İsrail'in Beyrut'un Dahiye bölgesindeki bir daireyi hedef alan nokta atışı saldırısına yanıt olarak geldiğine dikkat çekti.

Ben David, "Eğer İsrail buna yanıt olarak Dahiye'de 20 binayı yerle bir etseydi, İranlılara sadece İran'ın değil, Lübnan'ın da bu saldırganlığın bedelini ödeyeceği açıkça gösterilebilirdi. Bunun yerine hem füzeleri yedik hem de Beyrut'a saldırmaya cesaret edemedik" dedi.

Bundan sonraki sürecin İsrail için daha zor olacağını kaydeden Ben David, makalesinde yeni caydırıcılık dengesini şu sözlerle tanımladı:

"Artık netleşmiştir ki, Beyrut'a yapacağımız her saldırı, İsrail cephesine yönelik bir İran füze yağmuruyla sonuçlanacaktır. Başbakan ve Savunma Bakanı, Hizbullah'ın bir İsrail yerleşimine ateş açması halinde Beyrut'u vuracaklarının sözünü vermişlerdi. Ordu, İran ile yeni bir çatışma dalgasına girme pahasına da olsa, onlara bu tehdidi hayata geçirmelerini hararetle tavsiye etti."

"Trump ile ortaklığın kar hanesini görmek zor"

Ben David, sınır hattında Gazze'dekine benzer bir "bireysel sızma ve saldırı" (teftufim) dinamiğinin oluşmaya başladığını belirtti. Kuzey sınırındaki her insansız hava aracının (İHA) stratejik bir krize dönüştüğünü ifade eden yazar, ordunun her sirenden sonra İHA veya roketin İsrail sınırını geçmediğini, Lübnan'daki birlikleri hedef aldığını açıklamaya özen gösterdiğini aktardı.

Ben David, "Birinin sınırı geçmesi an meselesidir ve bu çok uzun sürmeyecektir. O zaman, Amerikalılardan onay istemek mi yoksa Beyrut'a koordinasyonsuz bir saldırı düzenleyerek yönetimle açık bir kopuşu göze almak mı gerektiği ikilemi başlayacaktır" uyarısında bulundu.

Donald Trump yönetimiyle kurulan ortaklığın bilançosunu da eleştiren yazar, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Donald Trump ile yaptığımız ortaklığın bedelini ödemeye başlıyoruz ve şu ana kadarki bilançoda bir kar hanesi görmek zor. Evet, büyük bir gücü bizimle birlikte İran'a karşı savaşmaya ikna ettik; ancak karşımızda gücün işe yaradığını anlayan, statüsünü yükselten, daha da güçlenmiş ve cesaretlenmiş bir İran bulduk. Gazze'de üzerimize dayatılan ve şu anda uygulanmaya başlanan bir anlaşma var ki bunun sonunda, kendi kontrol ettiği bölgede otoritesini kuran silahlı bir Hamas ile baş başa kalacağız. Lübnan'da ise kuzeydeki yerleşim yerlerine hiçbir güvenlik sağlamayan bir güvenlik şeridi kurduk ve orada hiçbir geleceği olmayan, sürekli bir çırpınış ve kan kaybı sürecinin içine çekiliyoruz."

"Eyal Zamir askeri zirvedeki son bağımsız aktör"

İsrail'de seçim döneminin başladığına işaret eden Ben David, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'in, siyasetçilerin anketlerdeki durumunu düzeltmek için askerlerin kanını feda etmeyeceğini net bir şekilde ortaya koyması gerektiğini yazdı.

Zamir'in güvenlik bürokrasisinin tepesindeki son bağımsız figür olduğunu belirten Ben David, şu ifadeleri kullandı:

"Şu ana kadar, üstündeki sorumsuz siyasi kademeyle doğrudan karşı karşıya geliyormuş gibi görünmemek için çatışmalarını dikkatle seçti. Ancak iktidar kanalını izleyen herkes Zamir'in çoktan hedef tahtasına konduğunu görebilir. Programlar tamamen ona yönelik karalama ve gayrimeşrulaştırma kampanyalarına ayrılmış durumda. Artık kaybedecek tek şeyi kendi dürüstlüğüdür."

Zamir'in Lübnan'da ordunun temas yüzeyini daraltması ve birlikleri savunması daha kolay hatlara çekmesi gerektiğini savunan yazar, Lübnan ordusunun güçlendirilmesi için uluslararası desteğin teşvik edilmesi gerektiğini belirtti.

Ben David, "Tarihte ilk kez Lübnan kamuoyunda Hizbullah'ın silahsızlandırılması gerektiğine dair neredeyse ortak bir uzlaşı var ve bu fırsat değerlendirilmelidir" dedi.

Lübnan'ın iç kesimlerine ve Nebatiye platosuna doğru ilerlemenin sadece ödenecek bedeli artıracağını ve hiçbir fayda sağlamayacağını vurgulayan Ben David, "Düzenli bir ordudan gerilla örgütüne dönüşen Hizbullah, bizi her geçen gün daha iyi öğreniyor ve geliştiriyor. Gerilla, düzenli bir orduya karşı her zaman avantajlıdır; zayıf bulduğu yerde vurur, güçlü olduğu yerde geri çekilir. Tıpkı o dönemde olduğu gibi, ordunun kaçınılmaz parçası olan lojistik ve ikmal konvoylarının Lübnan'da mayınlara basmaya başlaması an meselesidir" uyarısında bulundu.



Makaleler

Güncel