Lübnan sınırındaki Metula'nın Belediye Başkanı: Durum vahim

img
Lübnan sınırındaki Metula'nın Belediye Başkanı: Durum vahim YDH

Lübnan'ın güneyinde bir aracın hedef alınmasının ardından yerel makamlar yerleşimcilere geri dönmeme çağrısı yaparken, İsrail sınırındaki yerel yöneticiler ABD ile İran arasındaki anlaşmaya sert tepki gösterdi.




YDH - Lübnan’ın güneyindeki Nebatiye bölgesinde bir aracın hedef alındığı bildirilirken, bölgedeki yerel makamlar tahliye edilen yerleşimcilere geri dönüşlerini erteleme çağrısında bulundu.

Eş zamanlı olarak İsrail'in kuzey sınırındaki yerel yöneticiler, ABD ile İran arasında varıldığı belirtilen ve Lübnan'da ateşkesi de içeren anlaşmaya sert tepki gösterdi.

İsrail sınırındaki Metula Belde Konseyi Başkanı David Azoulay, Yedioth Ahronoth gazetesine verdiği demeçte, Başbakan Benyamin Netanyahu liderliğindeki hükümeti eleştirerek, bu sabah silah ve patlama sesleriyle uyandıklarını belirtti.

Azoulay, "Bu da barışın bir parçası. Yeniden bu tuzağa düşülmesi üzüntü verici. Başbakan'ın İsrail vatandaşlarının çıkarına hareket etmediğini ve ödediğimiz bedellerin sonuçsuz kaldığını görmek üzücü. Sürekli yeni çatışma döngülerine giriyoruz ve bana göre bugün kuzeydeki durum, 7 Ekim öncesine kıyasla çok daha vahim" dedi.

Anlaşmaya karşı çıkan Azoulay, Başbakan Netanyahu'dan "bu anlaşmanın İsrail devletini bağlamadığını" açıkça beyan etmesini talep etti.

Azoulay, Hizbullah ile hesabın tamamen kapatılması gerektiğini belirterek, "Lübnan halkıyla neredeyse hiçbir sorunumuz yok. İran ve ABD arasındaki bu anlaşmada Lübnan'ın tek bir kelime hakkı bile bulunmuyor. Başbakan'ın aklını başına devşirmesini umuyorum, ancak buna inanmakta güçlük çekiyorum" ifadelerini kullandı.

İsrail ordusunun ABD'nin tutumuna bakmaksızın Lübnan'da karadan, havadan ve denizden kesintisiz operasyon yürütmesi gerektiğini savunan Azoulay, müzakerelerin binlerce kilometre uzakta değil, üst düzey katılım bölgeye taşınarak yapılması gerektiğini ve tüm dünyanın Hizbullah'ın haritadan silinmesini istediğini ileri sürdü.

Kiryat Şimona Belediyesi: "Bir sonraki 7 Ekim kuzeye yaklaşıyor"

Kiryat Şimona Belediyesi Sözcüsü Doron Shnafer de anlaşmaya yönelik tepkisini dile getirerek, "Terör örgütleriyle anlaşma imzalandığında sonuç böyle olur. Bu kaynaklar füzeye, kamikaze insansız hava araçlarına dönerek Hizbullah'ı güçlendirecek ve sonraki savaşı hazırlayacaktır. Bunun bedelini ben ve çocuklarım ödeyecek" dedi.

Beyrut'un Dahiye bölgesine düzenlenen saldırıların dünyada tepki çekmesini eleştiren Shnafer, İsrail'in askeri eylemlerinin engellendiğini savundu.

Shnafer, geçmişte Gazze'ye giden para çantalarını hatırlatarak, "Yarından itibaren para çantaları Gazze yerine İran'a gidecek ve orada kuzey için yeni bir 7 Ekim planlanacak. Bu sözlerim kayıtlara geçsin; 7 Ekim büyük adımlarla kuzeye doğru yaklaşıyor" diye konuştu.

Çatışma Hattı Yerleşimleri Forumu Başkanı ve Mateh Asher Bölge Konseyi Başkanı Moshe Davidovich ise hükümetin kuzeydeki yerel temsilcilerle iletişim kurmamasını eleştirdi.

Davidovich, "Medya dışında bizimle konuşan kimse yok. Biz kimiz ki? Sadece burada yaşayan ve hedef olan insanlarız" dedi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Hizbullah saldırılarında can kaybı olmadığı gerekçesiyle Dahiye'ye yönelik saldırıya karşı çıkan açıklamalarına değinen Davidovich, Trump'a kuzeydeki gerçek durumu bizzat aktarmak istediğini söyledi.

Orduya yönelik kısıtlamalara tepki gösteren Davidovich, kabine toplantılarında dile getirilen "İran Trump'ın işi, Lübnan ise bizim" yönündeki ifadeleri ciddiyetsiz bularak, "Aylardır feryat ediyorum. Tüm cephelerde yoğun bir savaş yürütülmesini, sürecin bir an önce tamamlanarak hayatımızın geri verilmesini istiyoruz. Bir terör örgütünün ve ritmi belirleyen bir ABD başkanının esiri konumundayız" dedi.