İsrail medyası: Netanyahu'nun yakın çevresi bile onu yalnız bıraktı

img
İsrail medyası: Netanyahu'nun yakın çevresi bile onu yalnız bıraktı YDH

İsrail Başbakanı Netanyahu, düzenlediği son basın toplantısında stratejik hedefleri konusundaki çelişkili açıklamaları ve ABD ile yaşadığı diplomatik yalnızlık nedeniyle yoğun eleştirilere maruz kaldı.




YDH- İbranice medyaya göre, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, aylardır süren sessizliğini bozarak düzenlediği basın toplantısında, İran ile yürütülen savaşın hedeflerine ulaşılamadığına dair eleştirilerle karşı karşıya kaldı.

İsrail medyasında yer alan analizlerde, Netanyahu’nun yalnızlaştığı, yakın danışmanlarının uzaklaştığı ve ABD Başkanı Donald Trump ile yürüttüğü tek taraflı politikanın İsrail’in güvenlik çıkarlarını riske attığı vurgulandı.

Ma'ariv gazetesine göre, güvenlik ve istihbarat çevreleri, Netanyahu'nun Trump’a olan aşırı bağımlılığının diplomatik sonuçları konusunda Başbakan’ı daha önce defalarca uyardı.

Ancak bu uyarıları görmezden gelen Netanyahu'nun, siyasi sonuçları analiz etme yetisini kaybettiği iddia ediliyor.

Güvenlik kurumları, Netanyahu’nun bu tutumunun İsrail’in diplomatik ve güvenlik geleceği adına ağır bedeller doğurabileceği görüşünde birleşiyor.

Netanyahu’nun basın toplantısı, hem zamanlaması hem de içerdiği çelişkili ifadelerle "tarihi bir başarısızlık" olarak nitelendirildi.

Analistlere göre, şubat ayında "Ayetullah rejimini devirme" hedefi koyan Başbakan, haziran ayında bu hedefi reddederek söylem değiştirdi.

Gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlarda, ABD ile İran arasında İsrail'in bilgisi dışında yürütülen bir anlaşma olduğunu itiraf etmesi, Netanyahu’nun sürecin tamamen dışında kaldığının bir kanıtı olarak yorumlandı.

Siyaset bilimciler ve köşe yazarları, Netanyahu’nun konuşmasını "kurtarıcı" değil "endişe verici" bir dil olarak tanımlıyor.

Başbakan'ın "Hepiniz toplu ölüm tehlikesi altındaydınız, sizi ben kurtardım" söylemi, lider ile halk arasındaki kopukluğu gözler önüne seren narsisist bir retorik olarak değerlendirildi.

Ayrıca, 7 Ekim'de yaşanan güvenlik zafiyetlerinin sorumluluğunu üstlenmek yerine, geçmiş dönemlerin başarısızlıklarına odaklanması, Netanyahu’nun "tarihi lider" mitolojisini koruma çabası olarak görüldü.

İsrail kamuoyunda, savaşın hedeflerine ulaşmadan sona ermesi ve Tahran’ın nükleer programının devam etmesi, Netanyahu'nun stratejik bir yenilgisi olarak kabul ediliyor.



Makaleler

Güncel