ABD ile İran arasında imzalanan mutabakatın ardından gerçekleştirilecek temaslarda, Hürmüz Boğazı'nın geleceği, bölgesel güvenlik düzenlemeleri ve İran'la başlatılan müzakere sürecinin ele alınması bekleniyor.
YDH- ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun gelecek hafta Körfez ülkelerine bir ziyaret gerçekleştirmesi planladığı bildirildi.
Axios'un haberine göre, Rubio'nun programında Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn bulunuyor.
Ziyaretin gerçekleşmesi halinde, ABD ile İran'ın bu hafta imzaladığı mutabakat muhtırasının ardından Washington'un Körfez'deki en üst düzey diplomatik temaslarından biri olacağı değerlendiriliyor.
Söz konusu mutabakat, ABD-İsrail ile İran arasında dört aydır devam eden savaşın sona erdirilmesi amacıyla 60 günlük bir müzakere sürecinin başlatılmasını öngörüyor.
Körfez ülkelerine yeni süreçte önemli rol
ABD-İran mutabakatında ortaya konulan çerçeveye göre, Körfez ülkeleri yeni dönemde diplomatik kolaylaştırıcı, stratejik paydaş ve mali katkı sağlayıcı aktörler olarak konumlanıyor.
Mutabakat, Umman ve diğer Körfez kıyı devletlerine Hürmüz Boğazı'nın gelecekteki yönetimine ilişkin görüşmelerde öncü rol veriyor. Bu kapsamda uzun vadeli bir deniz yönetişim mekanizmasının oluşturulması hedefleniyor.
Ayrıca, uygulamanın ilk aşamasında seyrüsefer serbestisinin korunması ve ticari trafiğin savaş öncesi seviyelere döndürülmesi amaçlanıyor.
Yeniden inşa fonu tartışması
Mutabakat, "bölgesel ortaklar" olarak tanımlanan ve büyük ölçüde Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerini kapsadığı düşünülen devletleri, İran'ın yeniden inşası için oluşturulması planlanan bir finansman mekanizmasıyla ilişkilendiriyor.
Yaklaşık 300 milyar dolar büyüklüğünde olduğu belirtilen plan, savaş sonrası yeniden yapılanma sürecinde Körfez ülkelerinin ABD ile birlikte mali katkı sağlamasını öngörüyor.
Ancak Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan başta olmak üzere bazı Körfez ülkelerinin, güvenlik riskleri ve geçmişte altyapılarına yönelik saldırıları gerekçe göstererek yeniden inşa finansmanına katkı sağlama konusunda “çekincelerini” dile getiriyor.
Arabuluculuk ve gerilimi düşürme çabaları
Özellikle Katar ve Umman' gerilim süreci boyunca Washington ile Tahran arasındaki dolaylı iletişim kanallarının korunmasında merkezi rol oynadı.
Bu arabuluculuk girişimleri, mevcut ateşkes ve müzakere çerçevesinin oluşmasına katkı sağladı. Körfez ülkeleri genel olarak gerilimin düşürülmesini memnuniyetle karşıladı.