İran ve ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek olası askeri çatışmaları engellemek amacıyla doğrudan bir iletişim kanalı kurduğu ve mekanizmanın ilk kez 26 Haziran gecesi işletildiği bildirildi.
YDH - İran ve ABD'nin, dünyanın en kritik deniz nakil hatlarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek olası askeri kazaları ve gerilimleri yönetmek amacıyla doğrudan bir iletişim kanalı kurduğu bildirildi.
Amwaj.media sitesinin bölge kaynaklarına dayandırdığı habere göre, yeni oluşturulan bu mekanizma üzerinden ilk iletişim 26 Haziran Çarşamba günü geç saatlerde gerçekleştirildi.
Söz konusu adımın, tarafların böyle bir sıcak hattın varlığına ilişkin yaptıkları çelişkili resmi açıklamaların hemen ardından gelmesi dikkat çekti.
Gelişme ayrıca, Donald Trump yönetiminin, Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nda ticari bir gemiyi hedef aldığı iddiası üzerine bölgedeki bazı İran askeri mevzilerini hedef alan hava saldırıları düzenlediği döneme denk geldi.
Hürmüz Boğazı'nda gerilimi düşürecek bir mekanizmanın kurulacağına dair ilk somut bilgi, 25 Haziran'da ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in açıklamalarıyla kamuoyuna yansıdı.
UnHerd platformuna mülakat veren Vance, İsviçre'de İran ile yürütülen son müzakerelerin temel hedeflerinden birinin çatışma riskini azaltmak üzere "İran tarafında bir iletişim kanalı" kurulması olduğunu belirtti.
Vance, İran'ın bu doğrultuda İslami Devrim Muhafızları Ordusu'ndan (DMO) bir temsilciyi, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ileri karargahının bulunduğu Katar'ın başkenti Doha'ya göndermeyi kabul ettiğini öne sürdü.
ABD Başkan Yardımcısı, Hürmüz'deki pek çok ihtilafın bu yolla çözüleceğini kaydetti.
Ancak bu açıklama Washington'da siyasi bir fırtınaya yol açtı. İsrail hükümetine yakın siyasi çevreler, terör örgütü listesinde yer alan DMO ile doğrudan temas kurulmasını onayladığı gerekçesiyle Vance'e sert eleştiriler yöneltti.
"Hattın muhatabı asker değil sivil bir bürokrat"
İranlı ve bölgesel güvenlik kaynakları ise resmi yalanlamalara rağmen Hürmüz kanalının kurulduğunu ve 26 Haziran akşamı yerel saatle fiilen çalışmaya başladığını teyit etti.
Adının açıklanmasını istemeyen kıdemli bir İranlı siyasi kaynak, İsviçre'de bir "iletişim hattı" kurulması konusunda mutabakata varıldığını doğruladı ancak bu mekanizmanın doğrudan DMO ile CENTCOM arasında kurulmasının zorunlu olmadığını vurguladı.
Tahran'daki bir diğer siyasi kaynak ise kurulun hattın yüz yüze görüşmeleri kapsamadığını, yanlış anlaşılmaları önlemek adına sadece telefonla koordinasyon sağlama amacı taşıdığını belirtti.
Aynı kaynak, İranlı yetkilinin Doha'da yerleşik olmayacağını da sözlerine ekledi. Kaynaklar, ne Devrim Muhafızları'nın ne de İran düzenli ordusunun ABD ordusuyla doğrudan askeri temas kurduğunu, İran tarafındaki muhatabın sivil bir yetkili olduğunu aktardı ancak bu ismin unvanına dair ayrıntı vermedi.
Misilleme saldırıları hattı aktive etti
Bölgesel kaynaklar, İran'ın hat için kendi temsilcisini ancak 25 Haziran'da belirlediğini, bunun da Tahran'ın süreci ağırdan aldığını gösterdiğini kaydetti.
JD Vance'in konuyu kamuoyuna açıklamasının, süreci hızlandırma amacı taşımış olabileceği değerlendiriliyor.
Öte yandan, Hürmüz'de ilan edilen deniz rotalarını kullanmayan ticari gemilere İran güçleri tarafından ateş açıldığı iddiaları da hattın acilen devreye sokulmasında etkili oldu.
ABD Başkanı Donald Trump, 26 Haziran'da yaptığı açıklamada, 25 Haziran günü bir ticari gemiye düzenlenen İran kaynaklı insansız hava aracı saldırısını iki ülke arasındaki "ateşkesin ihlali" olarak nitelendirdi.
Bu açıklamanın ardından ABD ordusu, misilleme olarak İran'a ait füze ve drone depoları ile kıyı radar üslerinin hava unsurlarınca vurulduğunu duyurdu.
Yaşanan bu askeri tırmanış ortamında, yeni kurulan hattın ilk aşamada taraflar arasındaki karşılıklı kısasa kısas saldırıların kontrol dışı bir savaşa dönüşmesini engellemek amacıyla kullanıldığı bildirildi.