Gazze savaşı, İran'la mutabakat süreci ve ABD'de güçlenen Filistin yanlısı siyasetin, İsrail'de Washington'un uzun yıllardır süren siyasi ve askeri desteğinin geleceğine ilişkin kaygıları derinleştirdiği belirtildi.
YDH- New York Times’ta (NYT) yayımlanan analizde, İsrail’de ABD ile ilişkilerin geleceğine dair “kaygıların büyüdüğü” belirtildi.
Analizde, Trump yönetiminin İran’la barış arayışı, Netanyahu’ya yönelik sert çıkışları ve ABD’de İsrail karşıtı söylemin seçimlerde daha görünür hale gelmesinin, Tel Aviv’de “sarsılmaz” kabul edilen ittifaka dair soru işaretlerini artırdığı ifade edildi.
Yazıda, New York’taki Demokrat ön seçimlerde Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin desteklediği Filistin yanlısı üç adayın zaferinin İsrail’de dikkatle izlendiği aktarıldı. Bu adayların Gazze savaşı nedeniyle İsrail’e sert eleştiriler yönelttiği, bazılarının İsrail’i “soykırım” ve “apartheid” ile suçladığı kaydedildi.
İsrail’de ABD desteği kaygısı
Analizde, İsrail’in yakın vadede Çin ya da Rusya’ya yönelmesinin gündemde olmadığı, ancak ABD-İsrail ilişkisini yakından izleyen isimlere göre gerilimin Tel Aviv açısından “kaygı verici” boyuta ulaştığı belirtildi.
Tel Aviv Belediye Başkan Yardımcısı ve eski New York Başkonsolosu Asaf Zamir, gelişmelerden “son derece kaygılı” olduğunu söyledi. Zamir, İsrail’e yönelik sert suçlamaların işgal altındaki “Kudüs’ten sonra dünyanın en Yahudi kentinde” açıkça dile getirilmesinin dikkat çekici olduğunu ifade etti.
Analizde, İsrail’in artık Washington’dan yıllık milyarlarca dolarlık askeri yardım, Birleşmiş Milletler’de otomatik veto desteği ya da İsrail bağlantılı Amerikan yardım kuruluşlarına vergi muafiyeti gibi destekleri uzun vadede garanti görmemesi gerektiği yönünde uyarılar yapıldığı aktarıldı.
Eski ABD’nin İsrail Büyükelçisi Daniel Kurtzer, “Bir uçurum var ve ona doğru gidiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Gazze savaşı desteği aşındırdı
NYT analizinde, İsrail’in ABD kamuoyundaki desteğinin özellikle 7 Ekim 2023 sonrası Gazze’de yürütülen savaş nedeniyle eridiği belirtildi. Savaşta on binlerce Filistinli sivilin öldüğü, gıda krizinin yaygın kıtlığa yol açtığı ve Gazze’nin büyük ölçüde yıkıma uğradığı kaydedildi.
Analizde, New York Times/Siena anketinde Amerikalıların Filistinlilere duyduğu sempatinin “ilk kez” İsrail’e duyulan sempatinin önüne geçtiği, Pew’un nisan ayındaki araştırmasında ise Amerikalıların “yüzde 60’ının” İsrail’e olumsuz baktığı aktarıldı.
İsrail Policy Forum’dan Michael Koplow, New York’taki birkaç sol adayın zaferinden ziyade bunun Demokrat Parti içindeki daha geniş bir yönelime işaret ettiğini belirtti. Koplow, “İsrail’e muhalefet artık başlıca dış politika meselesi haline geldi; artık marjda değil.” dedi.
“Stratejik varlık mı, yük mü?”
Analizde, Demokrat Parti içindeki İsrail eleştirilerinin daha çok “insan hakları, Filistinlilere yönelik muamele ve iki ülkenin artık aynı değerleri paylaşıp paylaşmadığı sorusu” etrafında yoğunlaştığı belirtildi.
Cumhuriyetçi kanattaki eleştirilerde ise “İsrail’in ABD’yi kendi savaşlarına sürüklediği ve Amerikan çıkarlarıyla İsrail çıkarlarının ne kadar örtüştüğü sorusunun öne çıktığı” kaydedildi.
Eski İsrail New York Başkonsolosu Alon Pinkas, “İsrail 40 yıl boyunca kendisini ABD için stratejik varlık olarak tanımladıktan sonra meşru bir soru doğdu: İsrail bir varlık mı, yoksa yüke mi dönüşüyor?” ifadelerini kullandı.
Analizde, Trump rejiminin hâlâ İsrail’e milyarlarca dolarlık silah satışını ve askeri yardımı hızlandırdığı, Hamas’la görüşmelerde İsrail’i desteklediği ve Amerikan kampüslerindeki İsrail karşıtı protestolara karşı adımlar attığı hatırlatıldı. Buna rağmen ilişkinin daha da yıpranması halinde İsrail’in kaybedeceği çok şey bulunduğu vurgulandı.
Yazıda, Trump rejiminin İran’la yürütülen temaslar nedeniyle İsrail’in bölgedeki, özellikle Lübnan’daki bazı askeri adımlarını sınırlandırmaya çalıştığı belirtildi. Ayrıca Netanyahu’nun bu yıl İsrail’in ABD askeri yardımına bağımlılığını kademeli olarak azaltması gerektiğini kabul ettiği hatırlatıldı.
Analize göre, Kongre ya da Beyaz Saray’ın İsrail’e yönelik “memnuniyetsizliğini” göstermek için BM Güvenlik Konseyi’nde İsrail karşıtı kararları veto etmeme veya Batı Şeria’daki yerleşimleri destekleyen kuruluşların vergi muafiyetlerini kaldırma gibi adımlar atması artık tamamen ihtimal dışı görülmüyor.
İsrail siyasetinde alarm
NYT, ABD ile ilişkilerdeki gerilimin İsrail’de seçim süreci öncesinde siyasi tartışmalara da girmeye başladığını yazdı. Eski Başbakan Naftali Bennett, ABD-İsrail ittifakının “tarihin en düşük seviyesinde” olduğunu ve bunu onarmanın büyük bir çaba gerektireceğini söyledi.
Bennett, “İsrail’in kuruluşundan bu yana ilk kez İsrail, ABD’de net negatif hale geldi.” diyerek durumu “felaket” olarak nitelendirdi.
Analizin sonunda, “İsrail’de asıl kaygının yalnızca askeri yardımın kaybı olmadığı, Washington’un uluslararası alanda sağladığı siyasi himayenin zayıflaması olduğu” belirtildi.
Eski başkonsolos Zamir, “Askeri yardımı kaybetmekten korkmuyorum. Onsuz yaşayabiliriz. Ben dünyanın geri kalanına karşı arkamızda durulduğu hissini kaybetmekten korkuyorum.” dedi.