Hizbullah milletvekili: Çerçeve anlaşması ahlaki bir iflastır

img
Hizbullah milletvekili: Çerçeve anlaşması ahlaki bir iflastır YDH

Hizbullah milletvekili Hüseyin Cişşi, Amerikan-İsrail projesinin bölgede stratejik bir yenilgi aldığını savunurken, Lübnan yönetiminin imzaladığı çerçeve anlaşmasını ahlaki ve hukuki açıdan geçersiz ilan ederek direnişin işgali sonlandırma hedefine odaklandığını vurguladı.




YDH- Hizbullah’ın meclisteki grubunun milletvekili Hüseyin Cişşi, çatışma sonrası bölgenin tamamen yeni bir sürece girdiğini belirtti.

Cişşi, "Amerikan-İsrail projesinin artık gözle görülür bir gerileme içinde olduğu somut delillerle sabittir" dedi.

Konuşmasında, çatışmaların başlangıcında ABD’li yetkililerin "iş sadece dört gün sürecek" söylemlerini hatırlatan Cişşi, Washington’ın nükleer programı tasfiye etmek ve İran'ın bölgesel nüfuzunu kırmak gibi iddialı hedeflerinin hiçbirine ulaşamadığını savundu.

İran’ın nükleer silah dışında elindeki tüm askeri imkânları kullandığı bu süreçte, ABD ve müttefiklerinin büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını vurgulayan Cişşi, şunları kaydetti:

"Yaklaşık 110 gün süren çatışmaların ve en şiddetli geçen 40 günün ardından düşman, şartlarını dayatamadı ve hedeflerine ulaşamadı. Aksine, abluka altındaki Hürmüz Boğazı'nın açılmasını bir başarı olarak pazarladılar. İran’a uygulanan ambargolar, savaşın sona ermesi karşılığında kaldırıldı; peki tüm bu süreçte somut olarak ne elde ettiler?"

Lübnan yönetiminin imzaladığı "çerçeve anlaşmasını" sert bir dille eleştiren milletvekili, bu metni "sadece ulusal bir başarısızlık değil, aynı zamanda Arap milliyetçiliği adına bir utanç" olarak nitelendirdi.

Anlaşmanın 1955 tarihli İsrail ile teması yasaklayan kanuna ve Taif Anlaşması'na aykırı olduğunu hatırlatan Cişşi, "Lübnan yetkilileri, 'sarı bölge' üzerinden işgalin devamını fiilen kabul ettiler. İsrail ile normalleşmeyen devletler bile onu düşman olarak tanımlarken, bizim yetkililerimiz egemenlikten vazgeçti" ifadelerini kullandı.

Direnişin neden karşılık vermediği yönündeki soruları yanıtlayan Cişşi, izledikleri yolun "büyük bir bilgelik ve sabır" gerektirdiğini söyledi.

Cişşi, "Direnişin attığı her adım, temel hedef olan işgali sona erdirmeye hizmet etmelidir. Eğer bir yanıt bu amaca anlık olarak hizmet etmiyorsa, uygun zamana ertelenir. Direniş sessiz kalmayacaktır; Genel Sekreterimiz Şeyh Naim Kasım bunu defalarca teyit etti" dedi.

Son olarak, anlaşmanın engellenmesinden direnişin sorumlu tutulmaması için garantör devletlere sorumluluklarını üstlenme şansı tanıdıklarını belirten Cişşi, kararlı duruşlarının süreceğini yineledi.

Hizbullah'ın meclisteki grubunun milletvekili İbrahim Musevi, Lübnan yönetiminin direniş mensuplarının fedakârlıkları karşısında sergilediği tutumu "ahlaki bir çöküş" olarak nitelendirdi.

Musevi, devlet kademelerindeki yetkilileri, Amerikan dayatmalarına boyun eğmekle ve İsrail'in çıkarlarına hizmet etmekle suçladı.

Milletvekili Musevi, Hizbullah mensubu Ali Şmais’in oğlu Şehit Ali el-Murtaza için düzenlenen anma töreninde yaptığı konuşmada, direnişin gösterdiği cesaret, sadakat ve kahramanlık karşısında Lübnan yönetiminde gördükleri tablonun "dibi olmayan bir alçaklık" olduğunu vurguladı.

Törende, bölgenin önde gelen isimleri ve şehit ailelerine hitap eden Musevi, Lübnanlı yetkililerin direniş topluluğuna karşı nankörlük ettiğini savundu.

Lübnan’ın ulusal çıkarlarının, bölgedeki ateşkes ve İsrail’in topraklardan çekilmesiyle korunabileceğini ifade eden Musevi, bu sürecin İran İslam Cumhuriyeti'nin dayattığı bölgesel denklem sayesinde mümkün olduğunu belirtti.

Musevi, İran’ın "İslam Hukukçusu Vesayeti" prensibiyle sarsılmaz bir tutum sergilediğini dile getirerek, direnişe inanan herkesin gücünü bu kararlılıktan aldığını ifade etti.

Gündemdeki "çerçeve anlaşmasını" sert bir dille eleştiren Musevi, metni "aşağılayıcı, utanç verici ve teslimiyetçi" bir girişim olarak tanımladı.

Anlaşmanın yasal, anayasal ve Taif Anlaşması ile çeliştiğini belirten Musevi, metnin "hükümsüz ve ölü doğmuş bir çocuk gibi" hiçbir değeri olmadığını savundu.

Musevi, "Yetkili makam, bu anlaşmayı kabul ederek egemenliğinden ve haysiyetinden tamamen vazgeçtiğini açığa vurmuştur" dedi.

Direniş topluluğuna seslenen Musevi, Lübnan’daki yönetimin Amerikan ve İsrail emirlerine boyun eğen tavrına karşı dirençli olunması gerektiğinin altını çizdi.

"Teslim olmuş bu otoritenin yaptığı hiçbir işe önem vermeyin" diyen Musevi, mücahitlerin kararlılığı sayesinde zaferin ve onurlu bir geleceğin kaçınılmaz olduğunu sözlerine ekledi.

İlgili Haberler


Makaleler

Güncel