İsrail ve ABD'den Lübnan'da koordinasyon zirvesi

img
İsrail ve ABD'den Lübnan'da koordinasyon zirvesi YDH

İsrail Genelkurmay Başkanı Korgeneral Eyal Zamir ve ABD'li Korgeneral Joseph Clearfield'in görüşmesi, Lübnan Ordusu'nun güney bölgelerine konuşlandırılması ve Hizbullah'ın tasfiye edilmesi sürecinde koordinasyonun yeniden güçlendirildiğini gösterdi.




YDH- Jerusalem Post'a göre, İsrail Genelkurmay Başkanı Korgeneral Eyal Zamir, ABD Deniz Kuvvetleri Merkez Komutanlığı (MARCENT) Komutanı Korgeneral Joseph Clearfield ile Çarşamba günü gerçekleştirdiği kritik görüşmede, Lübnan sahasındaki koordinasyon mekanizmalarını ele aldı.

Bu görüşme, Lübnan Ordusu'nun güneydeki stratejik bölgelere yerleştirilmesi ve Hizbullah'ın bu alanlardan tamamen tasfiye edilmesi sürecinde atılan önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

2026 savaşı öncesinde İsrail ile Lübnan arasındaki güvenlik meselelerinde ana koordinatör olarak görev yapan Korgeneral Clearfield ve yaklaşık 30 kişilik uzman ekibinin saha görevlerine dönüşü, diplomatik kaynaklarca süreçte kaydedilen ilerlemenin bir işareti olarak yorumlanıyor.

İsrail ve ABD yetkilileri, İsrail ordusunun bölgeden kısmi çekilmesine olanak sağlayacak bir güvenlik takvimi üzerinde yoğun bir mesai yürütüyor.

Zamir, görüşmede İsrail’in Washington nezdindeki temel hassasiyetlerini bir kez daha yineledi.

Çatışmanın azaltılması, bölgelerin Hizbullah'tan arındırılması ve işgal ordusunun kısmi çekilme planlarının, "İran etkisi ve müdahalesinden tamamen bağımsız" bir şekilde yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi.

Zamir ayrıca, Hizbullah'ın tarihsel olarak en zayıf noktasında bulunduğunu ve Lübnan hükümetinin İsrail’in pozisyonlarına yakınlaştığı bu tarihi fırsatın, örgütün yeniden silahlanmasına izin verecek şekilde heba edilmemesi gerektiğini vurguladı.

İsrail cephesindeki iyimserliğe karşın, Lübnan Ordusu'nun Hizbullah'ı dengeleme konusundaki kapasitesine dair ciddi çekinceler sürüyor.

2024 ve 2025 yıllarındaki tecrübeler, ordunun Hizbullah'a karşı zaman zaman artan kararlılığının, yapısal faktörler nedeniyle yerini "gönülsüzlüğe" bıraktığını gösteriyor.

Ordunun içinde Şii nüfusun yoğunluğu ve Hizbullah'ın askeri teçhizat açısından orduya üstünlüğü, sürecin en büyük sınavı olarak görülüyor.

İsrail tarafı, Washington nezdindeki mevcut girişimlerinde, geçmişteki başarısızlıkların tekrarlanmaması için bu yapısal risklerin ciddiye alınması gerektiğini savunuyor.