Lübnan ile varılan uzlaşı İsrail kamuoyunu böldü

img
Lübnan ile varılan uzlaşı İsrail kamuoyunu böldü YDH

Lübnan ile varılan çerçeve anlaşması İsrail'de stratejik kazanım görenler ile uygulama garantisi bulunmadığını belirtenler arasında tartışılmaya devam ediyor.




YDH - İsrail ile Lübnan hükümeti arasında sağlanan çerçeve anlaşmasına yönelik İsrail kamuoyundaki tartışmalar sürüyor.

Süreci İsrail'in çıkarlarını pekiştiren stratejik bir kazanım olarak değerlendiren kesimlerin karşısında, anlaşmanın siyasi bir fırsat sunduğunu ancak Lübnan devletinin zayıflığı ve Hizbullah'ın askeri varlığını koruması nedeniyle uygulama garantilerinden yoksun olduğunu savunan daha geniş bir kesim yer alıyor.

İsrailli siyaset yazarı Michael Harari, Maariv gazetesinde yayımlanan analizinde, uzlaşmanın tarafları görünüşte bir barış anlaşmasına götürebilecek etkileyici bir adım olduğunu ancak asıl sınavın uygulama aşamasında verileceğini belirtti.

Tarihsel tecrübelerin ve mevcut koşulların iyimserlik için fazla alan bırakmadığını kaydeden Harari, anlaşmanın kağıt üzerinde kalma ihtimalinin yüksek olduğunu, İsrail hükümetinin son yıllarda yeterli siyasi basiret ve uzun vadeli vizyon sergileyemediğini aktardı.

"Uygulama mekanizması belirsizliğini koruyor"

Kanal 12 televizyonunun internet sitesinde konuyu ele alan Profesör Elie Podeh ise anlaşmanın önünde üç temel zorluk bulunduğunu yazdı.

Podeh, metnin İsrail ile Lübnan hükümetleri arasında iki taraflı bir nitelik taşıdığını ancak anlaşmayı reddeden Hizbullah'ın bu denklemin dışında kaldığını belirtti.

İkinci olarak Hizbullah'ın silahsızlandırılması ile İsrail'in güney Lübnan'dan çekilmesi süreçlerinin birbirine bağlı olduğunu ve buradan nasıl çıkılacağının belirsizliğini koruduğunu ifade eden Podeh, uygulama mekanizmasının da net olmadığını ekledi.

Podeh'e göre en büyük açmazı, mevcut Lübnan hükümeti ile ordusunun bu anlaşmayı sahada tatbik etme gücünün bulunup bulunmadığı oluşturuyor.

Zvika Haimovich ise Israel Hayom gazetesindeki değerlendirmesinde süreçle ilgili dört olası senaryo üzerinde durdu.

İyimser, kötümser ve makul senaryoların ardından "en tehlikeli senaryoya" değinen Haimovich, Hizbullah'ın İran desteğiyle durumu şiddetli bir çatışmaya ve nihayetinde İsrail'in güvenliğini doğrudan etkileyecek bir iç savaşa sürükleyebileceğini kaydetti.

Lübnan kanadı savunmada

Lübnan tarafında ise Cumhurbaşkanı Jozef Aun, Washington'da yürütülen müzakereleri ve imzalanan çerçeve anlaşmasını savunmayı sürdürüyor.

Beyrut ve kuzey baroları ile ekonomik heyetleri kabulünde konuşan Aun, Washington'dan çıkan formülün Lübnan'ın haklarını adli ve askeri sahada koruduğunu belirterek devletin teslim olmadığını veya haklarından feragat etmediğini söyledi.

Lübnan'ın egemen bir devlet olarak kendi adına müzakereler yürüttüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Aun, savaş deneyimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından müzakere seçeneğinin en iyi alternatif olarak öne çıktığını belirtti.

Meclis Başkanı Nebih Berri'nin iç fitneyi önlemeye yönelik duruşunu takdir ettiğini dile getiren Aun, güney halkının can kayıpları, yıkım ve göçle bedel ödemeden güven içinde yaşama hakkı olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı, genelkurmay başkanı ve güvenlik bürokrasisini görevden almak istediği yönündeki iddiaları yalanlayarak bu kurumların devlet egemenliğinin tesisindeki rolünün önemine dikkat çekti.