Hizbullah: Güney Lübnan iktidarın başarısız politikalarına terk edilemez

img
Hizbullah: Güney Lübnan iktidarın başarısız politikalarına terk edilemez YDH

Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlullah, Lübnan hükümetinin imzaladığı anlaşmayı sert eleştirilerle hedef alarak, iktidarı egemenlikten taviz veren bu karardan geri dönmeye çağırdı.




YDH - Hizbullah'ın Lübnan meclisindeki grubu Direnişe Vefa Bloku Üyesi Milletvekili Hasan Fadlullah, Lübnan hükümetine yönelik eleştirilerde bulunarak, iktidarın "İsrail'e ve onun ülkedeki yıkıcı projelerine hizmet eden tavizkar seçeneğinden" geri adım atması gerektiğini belirtti.

Parlamento binasında açıklamalarda bulunan Fadlullah, Lübnan hükümetini kendi halkına, ulusal mutabakat misakına ve anayasal yükümlülüklere dönmeye davet etti.

Fadlullah, hükümetin söz konusu tavizlere çelişkili açıklamalar getirmek yerine bu adımı atması gerektiğini, aksi takdirde iktidarın kalan anayasal süresinde başarısızlık elde edeceğini kaydetti.

Hizbullah Milletvekili, bu durumun hükümeti Lübnanlıların çoğunluğuyla karşı karşıya getireceğini, vatanın birliğini ve toprak bütünlüğünü tehlikeye atacağını ifade etti.

Fadlullah, iktidarın kendi halkını görmezden gelmek yerine, mezhepsel ve siyasi aidiyet farkı gözetmeksizin Lübnanlıların çoğunluğunun anlaşmaya karşı sergilediği duruşa kulak vermesinin önemine değindi.

Lübnan hükümetinin, "ulusal değerlere karşı işlediği bu suça ortak olacak tek bir vatansever ses bulamadığını" söyleyen Fadlullah, iktidarın bu durumu gizlemek amacıyla geçmişteki başarısız uzlaşılara sığındığını ve bunun mevcut durumu daha da kötüleştirdiğini dile getirdi.

Devletin egemenlikten feragat etmesi kabul edilemez

Fadlullah, "boyun eğme anlaşması" olarak nitelendirdiği metne karşı durmanın sıradan bir siyasi görüş ayrılığı olmadığını vurguladı. Milletvekili, bu duruşun Lübnan'ın tüm toprakları üzerinde tam egemen bir devlet olmasını savunanlar ile egemenliği ve meşru hakları devrederek bir "teslimiyet belgesi" imzalayan hükümet arasındaki köklü ayrılığı temsil ettiğini kaydetti.

Devletin vazgeçtiği hakların ne Taif Anlaşması ne anayasa ne iç hukuk ne de uluslararası hukuk çerçevesinde hiçbir iktidara devredilemeyeceğini söyleyen Fadlullah, bu hakların başında toprakların kurtarılması ve halkın köylerine geri dönmesi hakkının yer aldığını belirtti.

Lübnan'ın korunması ve anlaşmanın getirdiği risklere karşı koyulması noktasında geniş bir ulusal mutabakatın bulunduğunu ifade eden Fadlullah, bu sürecin ulusal egemenliğin korunması, adil ve muktedir bir devletin inşa edilmesi esasına dayanması gerektiğini dile getirdi. Fadlullah, tüm güç unsurlarından yararlanacak bir ulusal güvenlik stratejisinin önemine işaret etti.

Güney Lübnan başarısız politikaların deneme alanı değildir

Güney Lübnan'ın durumuna da değinen Fadlullah, bu bölgenin ne düşman için ne de hükümetin başarısız politikaları için bir deneme sahası olmadığını yineledi.

İşgalci gücün iradesinin Lübnan topraklarında hakim olamayacağını, aksine İsrail'in bu topraklardan çekilmeye zorlanacağını belirten Fadlullah, bu sonucun hayatını kaybedenlerin fedakarlıkları, halkın direnişi ve İran İslam Cumhuriyeti'nin desteğiyle elde edileceğini kaydetti. Fadlullah, İran'ın ABD ile yürüttüğü müzakerelerde İsrail'in güneyden çekilmesi konusundaki ısrarcı tutumuna atıfta bulundu.

Fadlullah, Tahran yönetiminin bugün attığı adımların Lübnan devletinin elini güçlendirecek ve dolaylı müzakereleri bu temelde yürütmesini sağlayacak bir fırsat sunduğunu, ancak Lübnan hükümetinin bu imkanı reddederek süreci engellemeye çalıştığını ifade etti.



Makaleler

Güncel