Barış Konseyi'nin son girişimleri, Gazze Şeridi'nin coğrafi ve idari olarak bölünmesini öngören B planının uygulamaya konduğunu gösteriyor.
YDH - Gazze Şeridi'nde aylardır ateşkes mutabakatlarına yön veren durgunluk, sahada yaşanan son gelişmelerle yeni bir aşamaya geçti.
Bu sürecin öncü işaretleri arasında, uluslararası istikrar güçlerinin Gazze'nin doğu sınırına ulaşması ve Barış Konseyi'nin Kıbrıs'ta ABD'li ile İsrailli heyetlerle gerçekleştirdiği gizli toplantılar yer alıyor.
Barış Konseyi'nin, askeri araçların sevk edildiği anlara dair fotoğrafları kamuoyuyla paylaşması, Donald Trump'ın projesinde yer alan B planına geçiş hazırlığı olarak değerlendiriliyor.
Bu plan, Hamas'ın kontrolü dışındaki "Sarı Hat" olarak tanımlanan bölgenin doğusunda imar faaliyetlerini başlatmayı ve insani koşulları iyileştirmeyi hedefliyor.
Söz konusu yönelim, direnişin silahı konusundaki kördüğümün çözülememesi ve İsrail'in, Hamas'ın siyasi ve askeri sahneden tamamen uzaklaştırılması talebinin karşılık bulmamasının ardından şekillendi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın hazırladığı planın 17. maddesi, Hamas'ın barış önerisini reddetmesi veya yanıtı geciktirmesi durumunda, "terörden arındırılmış" olarak nitelendirilen bölgelerde insani yardım faaliyetlerinin genişletilmesini öngörüyor.
Bu alanların İsrail ordusu tarafından uluslararası istikrar gücünün yönetimine devredilmesi planlanıyor. Tasarlanan bu yapıya göre Gazze Şeridi fiilen iki bölgeye ayrılıyor. İşbirlikçi milislerin kontrol edeceği ve uluslararası güçlerin görev yapacağı Doğu Gazze'de, sakinlerin kapsamlı güvenlik taramasından geçirilmesinin ardından imar ve nüfus nakli süreçlerinin başlaması planlanıyor.
Sürekli hava saldırılarına ve suikastlara maruz kalan Batı Gazze'ye ise imar malzemesi ve yardım girişinin engellenmesi öngörülüyor.
Lübnan merkezli El-Ahbar gazetesine bilgi veren Filistinli direniş gruplarından kaynaklar, ABD yönetiminin son haftalarda Gazze Şeridi'nin idaresine ilişkin yeni bir muhtıra ilettiğini bildirdi.
Bu girişimin, İsrail'de kasım ayında yapılacak seçimler öncesinde yeni bir kapsamlı askeri operasyonun önüne geçmeyi amaçladığı kaydedildi.
Kaynaklar, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'ya yakın medyanın, direnişin askeri kapasitesini yeniden topladığı, Filadelfiya Koridoru üzerinden silah kaçırdığı ve bölgeye insansız hava araçları soktuğu yönündeki iddialarının ardından bu muhtıranın geldiğini ifade etti.
Filistinli kaynaklar, İsrail medyasında yer alan askeri kapasite artışı iddialarının, olası bir askeri harekatı meşrulaştırma çabası olduğunu aktardı.
Yeni idari mekanizmanın detayları
Muhtıra, Sarı Hat'ın doğusundaki su, elektrik ve yol gibi altyapı şebekelerinin onarılmasını ve Hamas kontrolündeki bölgelerde yaşayan sivillerin 2026 yılı sonuna kadar Barış Konseyi denetimindeki alanlara nakledilmesini içeriyor.
Ayrıca Gazze'yi yönetecek teknokrat komitesinin merkezinin kurulması, uluslararası istikrar gücünün üsleri için gerekli izinlerin verilmesi ve Avrupa Hastanesi'nin yeniden işler hale getirilmesi de planlanıyor.
Hastanenin Hamas kontrolündeki bölgelerle bağlantısını sağlayacak güvenli bir yolun açılması ve tıbbi malzeme girişinin kolaylaştırılması da maddeler arasında yer alıyor.
Anlaşma taslağına göre İsrail, Gazze Şeridi'nden tahsil ettiği Filistin vergi gelirlerini Barış Konseyi'ne aktaracak. Bölgede egemen güç olarak tanınacak teknokrat hükümeti, Refah ve Kerem Ebu Salim sınır kapılarının Filistin tarafını yönetecek ve akaryakıt dağıtımını organize edecek.
İsrail ayrıca dördüncü nesil (4G) hücresel iletişim şebekesinin kurulması için gerekli ekipman geçişine izin verecek.
Silahını gönüllü teslim edenlere af tanınmasını içeren muhtırada, asayişin hafif silahlı bir sivil muhafız gücü tarafından sağlanması, Hamas silah bırakmadığı sürece de İsrail'in askeri müdahale hakkını saklı tutması öngörülüyor.
Öte yandan Barış Konseyi'nin, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'nın (UNRWA) "Yeni Gazze" yönetiminde hiçbir rolünün olmayacağını açıklaması, Filistinli gruplar nezdinde tepkiyle karşılandı. Bu durumun Kahire'de sürdürülen gruplar arası görüşmeleri işlevsiz kıldığı belirtiliyor.
Barış Konseyi ve Trump yönetiminin artık Hamas'ın Nikolay Mladenov'un planına vereceği yanıtı beklemediği aktarılırken, sınır hattında geniş güvenlik koridorları oluşturan İsrail'in, güvenlik gerekçelerini öne sürerek yükümlülüklerinden kaçınmayı sürdürdüğü ifade ediliyor.