Filistin Siyasi Araştırmalar Merkezi, Gazze savaşının bin gün sonunda Filistin toplumunu ve uluslararası sistemi derinden etkileyen tarihsel bir kırılmaya dönüştüğünü belirtti.
YDH- Filistin Siyasi Araştırmalar Merkezi, Gazze'ye yönelik savaşın başlamasının üzerinden bin gün geçmesi dolayısıyla "Gazze Savaşı'nda Bin Gün: Soykırımın Dönüşümü ve Filistin Gerçekliği ile Uluslararası Sistemin Yeniden Şekillenmesi" başlıklı analiz çalışmasını yayımladı.
Merkez, çalışmanın savaşın yalnızca yol açtığı yıkımı değil, Filistin toplumu, Filistin meselesi ve uluslararası sistem üzerindeki uzun vadeli etkilerini değerlendirmeyi amaçladığını belirtti.
Araştırmada, savaşın artık uzun süreli bir askeri çatışmanın ötesine geçerek, Filistin'in insani, toplumsal ve siyasal yapısını yeniden şekillendiren “tarihsel bir kırılmaya” dönüştüğü ifade edildi.
Çalışmada, Gazze'de yaşanan geniş çaplı can kayıpları, kitlesel yerinden edilme, konutlar ile altyapının, hastanelerin, okulların, üniversitelerin, su ve elektrik şebekelerinin yıkımı ile gıda, sağlık ve yaşam koşullarındaki ağır bozulmaya dikkat çekildi.
Araştırmada ayrıca, savaşın, Filistin toplumunun önceliklerini hayatta kalma mücadelesi etrafında yeniden şekillendirdiği, zorunlu göçün etkilerini derinleştirdiği, Batı Şeria ile Gazze arasındaki ayrışmayı artırdığı ve geleneksel kurumsal yapıların insani krizi yönetme kapasitesini zayıflattığı değerlendirildi.
Uluslararası düzeyde ise savaşın Filistin meselesine yönelik küresel ilgiyi artırdığı, birçok ülkede resmi tutumlarla kamuoyu arasındaki farkı büyüttüğü, buna karşın büyük güçler arasındaki bölünmenin ve uluslararası hukukun uygulanmasındaki "çifte standart" eleştirilerinin sürdüğü kaydedildi.
Çalışmada, savaşın uluslararası sistem açısından kolektif güvenlik mekanizmaları ve uluslararası hukuk için benzeri görülmemiş bir sınav olduğu belirtilirken, uluslararası kurumların savaşın durdurulması ve sivillerin korunması konusunda yetersiz kaldığı ifade edildi.
Araştırmada ayrıca, Filistin meselesinin dünya kamuoyunda yeniden öne çıktığı, öğrenci hareketleri ile kitlesel dayanışma eylemlerinin yaygınlaştığı belirtildi.
Medya ve insan hakları kuruluşlarının konuya ilgisinin arttığı, Batılı ülkelerde ise Filistin meselesi bağlamında ifade özgürlüğüne ilişkin tartışmaların yoğunlaştığı ifade edildi.
Çalışmada önümüzdeki döneme ilişkin üç senaryo öne çıkarıldı: Düşük yoğunluklu savaşın sürmesi, kırılgan bir ateşkesin kalıcı hale gelmesi veya Gazze'nin geleceğine ilişkin yeni siyasi ve idari düzenlemelere geçilmesi.
Merkez, raporun sonunda ulusal uzlaşının güçlendirilmesi, diplomatik ve hukuki çalışmaların geliştirilmesi ile ihlallerin belgelenmesine yönelik çabaların birleştirilmesi çağrısında bulundu.
Ayrıca, medya söyleminin profesyonel temelde yeniden inşa edilmesi ve Filistin anlatısının uluslararası alanda güçlendirilmesi amacıyla bilimsel araştırmalara daha fazla yatırım yapılmasını istedi.