Hizbullah Milletvekili Ali Mikdad, Lübnan hükümetinin imzaladığı anlaşmayı sert ifadeler barındıran bir dille eleştirerek bu adımı "zillet ve arsızlık anlaşması" olarak nitelendirdi.
YDH - Hizbullah'ın parlamentodaki siyasi kanadı olan Direnişe Vefa Bloku Üyesi Milletvekili Ali Mikdad, Lübnan hükümetinin imzaladığı anlaşmayı eleştirerek bu adımın ABD ile İran arasındaki mutabakat zaptı hükümleriyle çeliştiğini belirtti ve hükümete anlaşmadan çekilme çağrısı yaptı.
El-Ahbar gazetesinin aktardığına göre Mikdad, Washington ile Tahran arasındaki anlaşmanın birinci maddesinin Lübnan'da ateşkes sağlanmasını ve "düşmanın" bölgeden tamamen çekilmesini öngördüğünü ifade etti.
İran İslam Cumhuriyeti'nin bu talebe bağlılığını sürdürdüğünü vurgulayan Mikdad, Lübnan hükümetinin ise "düşmanı güç kullanarak çıkaracak" bir anlaşmaya tutunmak yerine, İsrail ile bir barış anlaşması imzalamak için adeta yalvardığını kaydetti.
Mikdad, İsrail basınının da yaşananları "İsrail için gerçek bir zafer" olarak nitelendirdiğine işaret etti.
"Zillet ve arsızlık anlaşmasından geri dönülmeli"
Lübnan hükümetini hesaplarını gözden geçirmeye ve "zillet ve arsızlık anlaşması" olarak tanımladığı metinden çekilmeye çağıran Mikdad, direniş yanlılarının ve tabanının onurlu vatanseverler olduğunu belirtti.
Hizbullah Milletvekili, ne cumhurbaşkanının ne de başbakanın bu insanları yasa dışı ilan etmeye gücünün yetmeyeceğini vurguladı.
Mikdad, "Lübnan, İslami Direniş ve şehitlerin fedakarlıkları olmasaydı dünya devletleri arasında varlığını sürdüremezdi" ifadelerini kullandı.
Hizbullah'ın, büyük yıkım ve kayıplara rağmen İsrail'in savaş hedeflerini boşa çıkardığını söyleyen Mikdad, şöyle devam etti:
"Evet, biz kazandık. Düşman ve arkasındakiler bizi ezmek ve yok etmek isterken, biz direnişle ve şehitlerin kanıyla karşı koyarak bu projeyi yerle bir ettik. Bugün İsrail'i mağlup ettiğimizi söylerken, bunu yaşanan tüm fedakarlıklara ve yıkıma rağmen ifade ediyoruz."
Hizbullah Milletvekili Ali Mikdad, işgal altındaki toprakların her bir karışının, son köy ve eve kadar özgürleştirileceğini, bölge halkının direnişçiler sayesinde köylerine ve evlerine geri döneceğini ekledi.