Financial Times gazetesi, ABD'de Donald Trump'ın başkanlığı öncesindeki siyasi düzene geri dönme fikrinin, ülkenin biriken yapısal sorunlarını çözmeye yetmeyeceğini yazdı.
YDH - ABD'de Donald Trump'ın başkanlık dönemi öncesindeki siyasi ve kurumsal yapıya geri dönülmesi yönündeki görüşlerin, Amerikan siyasi sisteminde biriken yapısal sorunları çözmekten uzak olduğu belirtiliyor.
Financial Times gazetesinin analizine göre, tartışmaların odağında Şikago'daki Barack Obama Başkanlık Merkezi'nin açılış töreninde çekilen bir fotoğraf yer alıyor.
Fotoğrafta Trump'ın selefleri Bill Clinton, George W. Bush, Barack Obama ve halihazırdaki Başkan Joe Biden eşleriyle birlikte görülüyor.
Söz konusu fotoğraf, Amerikan kamuoyunda kutuplaşmanın bu denli derinleşmediği uzlaşı dönemine dair tartışmaları yeniden başlattı.
Yorumcuların bir kısmı bu kareyi eski uzlaşı döneminin bir sembolü olarak değerlendirirken, eleştirmenler ise mevcut siyasi elitlerin başarısızlıklarının bir kanıtı olarak görüyor.
Gazete, sosyal medya platformu X üzerinde yapılan popüler yorumlardan birinde, "İşte son 25 yılda ABD'nin gerilemesinden doğrudan sorumlu olan dört kişi" ifadelerinin kullanıldığına işaret etti.
Analizde, 2016 öncesini ABD için "altın çağ" olarak nitelendiren yaklaşımların, Trump'ın ilk kez seçilmesinden önce başlayan toplumsal memnuniyetsizliği ve kurumlara yönelik güven kaybını göz ardı ettiği vurgulandı.
Bu değerlendirmeye göre Trump, kutuplaşmanın yalnızca sebebi değil, aynı zamanda bir sonucu olarak öne çıkıyor.
Bazı analistler ise dijital dönüşüm ve değişen medya yapısı nedeniyle eski siyasi modele tamamen geri dönmenin artık mümkün olmadığını ifade ediyor.
Siyasi ve stratejik konularda 2017 yılında Trump'ın danışmanlığını üstlenen, günümüzde ise Quincy Sorumlu Devlet Yönetimi Enstitüsü Kıdemli Danışmanı olan Stephen Bannon, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Amerikan toplumunda derinleşen bölünme nedeniyle "hızla karanlık bir çağa doğru ilerlendiğini" savundu.
Yönetim içinde kadro değişikliği beklentisi
Telegraph gazetesinin hafta içinde yayımladığı bir haberde ise Trump'ın kendi yönetiminin performansından rahatsız olduğu ve kadro değişikliklerini değerlendirdiği aktarıldı.
Söz konusu kaynaklar, Trump'ın ekibinin çalışmalarından memnun olmadığını, kamuoyu yoklamalarındaki düşüşten rahatsızlık duyduğunu ve ara seçimlerde Cumhuriyetçilerin yenilgiye uğramasından endişe ettiğini bildiriyor.
Telegraph'a göre mevcut kabinede en kırılgan konumda yer alan isimler arasında Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile birkaç ay önce atanan İç Güvenlik Bakanı Markwayne Mullin var.
Daha önce Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard ile Adalet Bakanı ve Başsavcı Pam Bondi, yönetim içindeki anlaşmazlıklar ve bazı davalara yönelik eleştirilerin ardından görevlerinden ayrılmıştı.
Financial Times, yaşanan bu kabine hareketliliğine ve siyasi zorluklara rağmen, Trump'ın ikinci döneminin başlangıcına eşlik eden "siyasi yenilmezlik ve her şeye muktedir olma" algısının zayıfladığı değerlendirmesini yaptı.
Reuters ve Ipsos tarafından mayıs ayında gerçekleştirilen ortak anketin sonuçları da bu tabloyu destekler nitelikte.
Ankete katılanların yalnızca yüzde 35'i Trump'ın başkanlık faaliyetlerini onayladığını belirtirken, yüzde 63'ü onaylamadığını yönünde görüş bildirdi.