Lübnan yönetimi, ABD desteğiyle İsrail'le varılan çerçeve anlaşmasını Roma ve Washington temaslarıyla uygulama aşamasına taşımayı hedefliyor.
YDH- Lübnan'da yayımlanan el-Ahbar gazetesinde yer alan haberde, ABD ile İran arasında yeniden tırmanan gerilimin Lübnan dosyasını da etkilediği, Cumhurbaşkanı Jozef Aun çevresinin ise Washington destekli "çerçeve anlaşmasını" hayata geçirmek için girişimlerini hızlandırdığı belirtildi.
Haberde, Cumhurbaşkanlığı ekibinin son günlerde izlenen politikanın doğru olduğu kanaatiyle hareket ettiği ve önceki savaşta gerçekleştirilemeyen hedeflerin ilerideki olası çatışmalarda hayata geçirilebileceğine inandığı ifade edildi.
El-Ahbar'a göre ekip, anlaşmaya yönelik iç muhalefetin iktidarın tutumunu değiştirecek düzeyde olmadığını, Arap ve uluslararası desteğin ise sürdüğünü değerlendiriyor.
Roma toplantısı ve Washington ziyareti
Gazete, sürecin ilk önemli aşamasını 15-16 Temmuz'da Roma'da ABD himayesinde Lübnan ile İsrail heyetleri arasında yapılacak toplantının, ikinci aşamasını ise Cumhurbaşkanı Jozef Aun'un 21 Temmuz'da ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray'da gerçekleştireceği görüşmenin oluşturacağını yazdı.
Habere göre, Cumhurbaşkanlığı ekibi, anlaşmanın uygulanması için hükümetten yeni bir onay alınmasına ihtiyaç bulunmadığını, uygulamanın İsrail ile "deneme bölgeleri" konusunda uzlaşma sağlanmasının ardından başlayacağını düşünüyor.
Haberde, Aun ekibinin Washington'dan güçlü siyasi destek beklediği, Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Maavvad ile birlikte Trump'ın İsrail üzerinde baskı kurarak anlaşmanın pazarlanmasını kolaylaştıracak adımlar atacağı yönünde beklenti oluşturduğu belirtildi.
El-Ahbar, Cumhurbaşkanı çevresinin Trump görüşmesini mevcut dönemin "en büyük siyasi kazanımı" olarak gördüğünü aktardı.
Habere göre Avn, Washington ziyaretine ekonomik destek taleplerini de içeren kapsamlı bir dosyayla gitmeye hazırlanıyor.
Bu dosyada yalnızca devlet denetiminde faaliyet gösterecek uluslararası yeniden imar fonunun kurulması, Lübnan ordusuna ilave silah ve mali destek sağlanması ile asker sayısını artırmaya yönelik planlara destek verilmesi taleplerinin yer aldığı ifade edildi.
İsrail'in Roma'daki talepleri
El-Ahbar'a göre Lübnan heyeti Roma'ya İsrail'in gündeme getirmekte ısrar ettiği başlıklara ilişkin ilk yanıtlarla gidecek.
Haberde, İsrail tarafının çerçeve anlaşmasının uygulanmasını sağlayacak ortak mekanizmaların oluşturulmasını istediği belirtildi.
Buna göre Tel Aviv'in siyasi, güvenlik ve "iyi komşuluk ilişkileri" başlıklı ortak komiteler kurulmasını talep edeceği, ayrıca, Lübnan heyetinin mevcut müzakere ekibinin ötesinde siyasi, diplomatik, askeri, güvenlik, ekonomik ve hukuk alanlarından isimlerle genişletilmesini önerdiği kaydedildi.
Habere göre, söz konusu mekanizmaların nihai hedefi, iki ülke arasındaki düşmanlık halinin sona erdirilmesi ve zamanla bir barış ilanına zemin hazırlanması.
"Hizbullah artık engel oluşturamaz"
El-Ahbar, Cumhurbaşkanı Aun'ın siyasi temaslarında, özellikle Başbakan Nevaf Selam ile görüşmelerinde, Arap ve uluslararası desteğin hükümeti anlaşmanın uygulanması konusunda tam iş birliğine zorladığını savunduğunu yazdı.
Gazeteye göre Aun, Suudi Arabistan'ın Lübnan dosyasındaki temsilcisi Prens Yezid bin Ferhan'ın yürüttüğü temaslara da güveniyor.
Haberde, Aun'un ziyaretçilerine ve danışmanlarının çeşitli temaslarda, Hizbullah'ın artık iç siyasette belirleyici adımlar atabilecek güçte olmadığını, örgüt içinde ciddi görüş ayrılıkları bulunduğunu ve karar alma süreçlerinin tamamen İran Devrim Muhafızları'nın kontrolünde olduğu yönünde değerlendirmelerde bulunduğu öne sürüldü.
Cumhurbaşkanlığı ekibinin, Devrim Muhafızları içinde de mevcut sürece ilişkin görüş ayrılıkları bulunduğunu savunduğu ve bu nedenle anlaşmanın uygulanmasının önünde ciddi bir engel görmediği ifade edildi.
Bu değerlendirme doğrultusunda anlaşmanın mevcut aşamada Bakanlar Kurulu'na sunulmasına gerek duyulmadığı, bunun ancak kapsamlı bir nihai anlaşma hazırlanması sonrasında gündeme gelebileceği kaydedildi.
Hükümet içinde görüş ayrılığı
El-Ahbar'a konuşan üst düzey bir hükümet yetkilisi ise Cumhurbaşkanı'nın anlaşmayı Bakanlar Kurulu'na getirmek istememesinin nedeninin hükümet içinde yaşanabilecek tartışmaların uygulama sürecini yavaşlatma ihtimali olduğunu söyledi.
Haberde, Aun'un sahadaki uygulamalar için de yeni bir Bakanlar Kurulu kararına ihtiyaç bulunmadığını, daha önce alınan kararların ordu tarafından uygulanmasının yeterli olduğu görüşünde olduğu belirtildi.
Enformasyon Bakanı Paul Markus'un da son Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, nihai metnin henüz hazır olmadığını ve müzakerelerin sürdüğünü belirttiği aktarıldı.
Markus'un, "Şu anda elimizde yalnızca bir çerçeve var, nihai anlaşma yok. Nihai metin hazır olduğunda anayasal kurumlara, öncelikle Bakanlar Kurulu'na sunulacaktır." dediği ifade edildi.
ABD: "İlk deneme bölgesi günler içinde"
Haberde, bir ABD'li yetkilinin gazetecilere yaptığı açıklamada Washington'da imzalanan çerçeve anlaşmasının artık "uygulama aşamasına" geçtiğini söylediği belirtildi.
Yetkili, Roma'da yapılacak toplantının hükümetlerin süreci teknik ekiplere devredeceği kapalı oturum niteliğinde olacağını ifade etti.
Aynı yetkili, ilk "deneme bölgesinin" birkaç gün içinde uygulamaya konulacağını, ilave bölgeler üzerinde de çalışmaların sürdüğünü açıkladı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) her iki tarafla koordinasyonu yürüttüğünü belirten yetkili, uluslararası ortaklarla birlikte Lübnan hükümetinin bu bölgelerde egemenliğini yeniden tesis etmesine destek verileceğini söyledi.
Habere göre ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Michel Issa da Cumhurbaşkanı Aun, Meclis Başkanı Nebih Berri ve Başbakan Nevaf Selam ile görüştü.
Issa, "deneme bölgeleri" konusunda hazırlıkların sürdüğünü belirterek birkaç gün içinde ABD askeri heyetinin Beyrut'a gelerek uygulama mekanizmasını koordine edeceğini açıkladı.
Berri: Suriye müdahil olmayacak
El-Ahbar'a göre ABD Başkanı Trump'ın HTŞ rejimi lideri Colani ile Lübnan konusunda yaptığı görüşmeye ilişkin tartışmalar sürerken, Meclis Başkanı Nebih Berri, "Suriye bu işe müdahil olmayacak." dedi.
Berri, geçen hafta HTŞ rejimi Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ile yaptığı görüşmede Lübnan'a ilişkin tüm başlıkların açık biçimde ele alındığını söyledi.
Analizde, Ayn et-Tine kaynaklarının Trump'ın açıklamalarını hem Lübnan'a hem de İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'ya yönelik siyasi baskı olarak değerlendirdiği aktarıldı.
Haberde, Cumhurbaşkanı Aun'un Prens Yezid bin Ferhan aracılığıyla Berri'nin çerçeve anlaşmasına yönelik eleştirilerini yumuşatmaya çalıştığı ancak şimdiye kadar bu girişimlerin somut sonuç vermediği belirtildi.
Berri ise el-Ahbar'a yaptığı açıklamada, "Sonunda Lübnan konusunda yeniden İran ile ABD arasında İslamabad'da müzakere edilmeye başlanan mutabakat zaptına dönmek gerekecek." ifadelerini kullandı.
Aun ve Selam'ın iç siyasette destek arayışı
El-Ahbar, Cumhurbaşkanı Aun'un yalnızca dış destekle yetinmediğini, Suudi Arabistan'dan da anlaşmaya yönelik iç siyasi itirazların azaltılması için yardım istediğini öne sürdü.
Habere göre Aun, Prens Yezid bin Ferhan'dan eski İlerici Sosyalist Parti lideri Velid Canbolat'ın etkisizleştirilmesi ve bazı Sünni siyasetçilerin Baabda Sarayı'nı ziyaret ederek anlaşmaya destek açıklaması yapmalarının teşvik edilmesini talep etti.
Buna karşılık Canbolat'ın yakın çevresine, cumhurbaşkanı ile doğrudan çatışma arayışında olmadığını ancak Nebih Berri'nin ülkenin mezhepsel gerilime sürüklenmesini önlemede önemli rol oynadığına inandığını söylediği aktarıldı.
Gazeteye göre Aun, Canbolat'ın itirazlarının giderildiğini düşünürken, Dürzi toplantısında yapılan açıklamalar karşısında şaşkınlık yaşadı ve eleştirilerin diğer siyasi güçlere de yayılmasından endişe duydu.
Analizde, Başbakan Nevaf Selam'ın da anlaşmanın ayrıntıları konusunda yakın çevresi dahil birçok ismi bilgilendirmediği, hatta kendisine yakın bazı bakanların eleştirilerinden rahatsız olduğu belirtildi.
Habere göre Selam, eski Başbakan Fuad Sinyora'nın da beklediği siyasi desteği vermemesinden dolayı memnuniyetsizlik duyuyor.