Hizbullah Milletvekili Hüseyin Cişşi, Lübnan hükümetinin imzaladığı çerçeve anlaşmasının İsrail ordusunun Lübnan topraklarındaki varlığını direnişin silahına bağladığını belirterek, bu durumun egemenlikten taviz vermek anlamına geldiğini ifade etti.
YDH - Hizbullah'ın parlamentodaki grubu Direnişe Vefa Bloku Üyesi Milletvekili Hüseyin Cişşi, Lübnan hükümeti ile İsrail arasında imzalanan çerçeve anlaşmasına sert tepki gösterdi.
El-Menar kanalının aktardığına göre Cişşi, söz konusu anlaşmanın İsrail ordusunun Lübnan topraklarındaki mevcudiyetini ve yeniden konuşlanmasını direnişin silahının teslim edilmesine bağladığını, bunun da Lübnan yönetimi ile İsrail arasında direnişe ve halkına karşı açık bir işbirliği anlamına geldiğini ifade etti.
Lübnan Cumhurbaşkanı'nın Şarku'l Avsat gazetesine verdiği mülakatta, İsrail'in çekilmesini sağlamak amacıyla ABD Başkanı Donald Trump'tan destek isteme yönündeki açıklamalarını değerlendiren Cişşi, şu ifadeleri kullandı:
"Eğer Başkan Trump'ın İsrail üzerinde bir etkisi varsa bunu neden şimdi yapmıyor? Söylendiği gibi Trump Lübnan'ın dostuysa bu durum İsrail'in çekilmesini talep edeceği bir telefon görüşmesinden fazlasını gerektirmez. Nitekim Trump, Netanyahu'nun kendisinden talep edilenlere bağlı kaldığını bizzat söylemişti. Dolayısıyla bu dostluk söylemlerinin Lübnan'a hiçbir fayda sağlamadığı açıktır. Bir kişi nasıl hem Cumhurbaşkanı'nın dostu hem de Lübnan'ın düşmanı olabilir?"
"Halktan neyi saklıyorsunuz"
Hükümet yetkililerine yönelik eleştirilerinin haksız olduğu yönündeki iddialara yanıt veren Cişşi, Cumhurbaşkanı ve Başbakan'a seslenerek imzalanan anlaşmanın detaylarını Lübnan halkıyla paylaşmaya davet etti.
Cişşi, konuya ilişkin şunları kaydetti:
"Eğer durum iddia edildiği gibi değilse, Cumhurbaşkanı ve Başbakan Lübnan halkına neye imza attıklarını ve bunun Lübnanlıların yararına ne sağladığını açıklasınlar. Zira İsrail tarafından sızan bilgiler, bu anlaşmanın Lübnan'ın egemenliğini ihlal ettiğini gösteriyor. İsrail bugün çerçeve anlaşmasını gerekçe göstererek Lübnanlıların köylerine dönmesini engelliyor. Ayrıca anlaşma, İsrail'in işlediği suçlara yönelik davaların geri çekilmesini içeriyor. Eğer bu doğruysa, işlenen bu suçlara dair davaların düşürülmesinin gerekçesi nedir?"
Sızan bilgilerin doğru olması halinde hükümetin büyük bir hata yaptığını söyleyen Cişşi, bu yanlıştan dönülmesi gerektiğini ifade etti. Direnişin suçlu sayılmasının kabul edilemez olduğunu belirten Hizbullah Milletvekili, "Eğer bu anlaşmada ısrarcıysanız bilin ki çerçeve anlaşmasının, deneysel bölgelerin veya sarı ve kırmızı çizgilerin uygulanma şansı yoktur. Bu düşmanla 18 yıl boyunca savaşarak onu topraklarımızdan çıkaran halkımız, direniş sayesinde topraklarına onurlu bir şekilde geri dönecektir" dedi.
Hizbullah'ın Reşkenaniye ve En-Necariye beldelerinde düzenlediği anma törenlerinde konuşan Cişşi, bölgesel gelişmelere de değindi.
ABD ve İsrail'in İran ile girdikleri son askeri ve siyasi mücadelede başarısızlığa uğradığını kaydeden Cişşi, her iki ülkenin de İran rejimini yıkma, nükleer programı ile balistik füze kapasitesini sonlandırma ve "yeni bir Ortadoğu" inşa etme hedeflerine ulaşamadığını belirtti.
Basra Körfezi'ndeki askeri hareketliliğin ABD'nin İran'a karşı yeni bir savaş başlatma hazırlığı olmadığını, aksine askeri ve siyasi baskıların başarısız olmasının ardından müzakere şartlarını iyileştirme çabası olduğunu belirten Cişşi, Lübnan iç siyasetine dair eleştirilerini sürdürdü.
İsrail'in Lübnan hükümetiyle doğrudan müzakereleri kabul etmesinin temel amacının ateşkes ve çekilmeyi öngören mutabakat muhtırasını devre dışı bırakmak olduğunu ifade eden Cişşi, İran'ın ise Lübnan'ın çıkarlarına hizmet edecek şekilde bu süreci desteklediğini kaydetti.
Cişşi, Lübnan hükümetinin söz konusu mutabakatı temel alarak İsrail'in çekilmesini sağlamak yerine, çerçeve anlaşmasıyla işgalcinin varlığını direnişin silahına endekslediğini yineledi.
Anlaşmanın Bakanlar Kurulu onayına sunulmadığını ve kamuoyundan gizlendiğini söyleyen Cişşi, hükümetin diplomatik girişimlerinin Lübnan topraklarını kurtarmada veya kalıcı bir ateşkes sağlamada yetersiz kaldığını, mevcut ateşkesin resmi temaslar sayesinde değil, direnişin sahada ve İran'ın siyasi alanda uyguladığı baskılar sonucu elde edildiğini ifade etti.
Hükümet programında yer alan ulusal savunma stratejisinin henüz hazırlanmamasını da eleştiren Cişşi, asıl amacın direnişin silahını elinden alarak Lübnan'ı İsrail saldırılarına karşı korumasız bırakmak olduğunu belirtti.
Cişşi, çerçeve anlaşmasını tanımayacaklarını belirterek, önlerindeki tek seçeneğin "ya tamamen çekilme ya da direniş" olduğunu sözlerine ekledi.