'Egemenlik ABD tarafından bahşedilmez; ondan koparılır'

img
'Egemenlik ABD tarafından bahşedilmez; ondan koparılır' YDH

Uluslararası ilişkiler uzmanı el-Esad, Irak Başbakanı Zeydi'nin Washington ziyaretinin ABD'nin Irak üzerindeki etkisini artırma çabalarının gölgesinde gerçekleştiğini söyledi.




YDH- Uluslararası ilişkiler uzmanı Hüseyin el-Esad, Irak Başbakanı Ali el-Zeydi'nin devam eden Washington ziyaretinin, bölgedeki tırmanan gerilim nedeniyle oldukça kritik ve hassas bir döneme denk geldiğini vurguladı.

El-Esad, ABD Başkanı'nın temsilcisi Tom Barrack'ın görüşmelere katılımının, Washington yönetiminin "yeni Ortadoğu" projelerini Irak'a dayatma ve hükümeti kendi stratejik vizyonları doğrultusunda anlaşmalar imzalamaya zorlama eğiliminde olduğunu gösterdiğini belirtti.

ABD'nin Irak'ı bölgeye yönelik kapsamlı stratejik vizyonunun bir parçası olarak işgal ettiğini hatırlatan el-Esad, ülkenin karşı karşıya olduğu en temel sorunun hâlâ geleneksel ekonomik vizyonun niteliği olduğunu savundu.

Irak'ın tam egemenliğe ulaşması için ekonomik ve siyasi kapasitesini güçlendirerek komşu ülkelerle dengeli, karşılıklı saygıya dayalı diplomatik ilişkiler kurması gerektiğini belirten uzman, egemenliğin "bahşedilen" bir şey değil, mücadeleyle kazanılan bir hak olduğuna dikkat çekti.

Amerikan güçlerinin çekilme sürecinin karmaşık ve uzun bir sürece yayılacağını ifade eden el-Esad, Washington'ın Irak'ın jeopolitik konumunu göz önünde bulundurarak çekilme şartlarını kendi lehine dikte etmek isteyeceğini öngördü.

Irak hükümetine, Washington ile görüşmelerde "karşılıklı çıkar" ilkesini esas alması çağrısında bulunan el-Esad, net garantiler alınmadan tüm kapıların açılmaması gerektiğini vurguladı.

Ülkenin bölgede etkili bir aktör haline gelmesi için geçici ve ikili ticaret anlaşmaları yerine, büyük uluslararası şirketlerle uzun vadeli stratejik ortaklıklara yönelmesi gerektiğini belirten uzman, askeri çekilmenin dahi Amerikan etkisini sonlandırmayacağı konusunda uyardı.

El-Esad, Washington’ın siyasi işlere müdahale ve dikte etme pratiğinin, Amerika'nın diğer uluslarla ilişkilerinde kullandığı en belirgin baskı unsuru olduğunu ve bundan kolay kolay vazgeçmeyeceğini sözlerine ekledi.

İlgili Haberler