Kızıldeniz'de Suudi gemilerine risk artarken sigorta primi fırladı

img
Kızıldeniz'de Suudi gemilerine risk artarken sigorta primi fırladı YDH

İngiliz deniz güvenliği şirketi Ambrey, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nde Suudi Arabistan bağlantılı gemilere yönelik saldırı riskinin yükseldiğini açıklayarak uluslararası nakliye firmalarına Suudi limanlarıyla bağlarını gözden geçirme çağrısı yaptı.




YDH - İngiliz deniz güvenliği şirketi Ambrey, Suudi Arabistan ile bağlantılı gemilerin Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki seyirleri sırasında Yemen güçlerinin hedefi olma riskinin arttığına dikkat çekti.

Şirket, uluslararası nakliye firmalarına Suudi limanlarıyla olan ticari ve operasyonel bağlarını gözden geçirmeleri yönünde tavsiyede bulundu.

Reuters haber ajansının aktardığı verilere göre, Ensarullah'ın Suudi Arabistan deniz taşımacılığına yönelik koyduğu yasağın ardından Kızıldeniz'den geçen gemilerin sigorta primi maliyetleri, gemi toplam değerinin yüzde 0,3'ü seviyesinden yüzde 0,75 düzeyine fırladı.

Riyad yönetimi ise suçlamalara yanıt verdi. Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, gerçekleştirdiği toplantının ardından yayımladığı resmi bildiride, uluslararası hukuka uygun şekilde ülkenin güvenliğini ve ticari gemilerini korumak adına kararlı tedbirlerin devreye sokulacağını açıkladı.

Bildiride, Husi hareketinin Suudi Arabistan'ın Yemen'e abluka uyguladığı yönündeki iddiaları reddedilerek bu beyanların asılsız olduğu savunuldu. Yapılan açıklamada ayrıca, bölgedeki silahlı grupların kendi siyasi hedefleri doğrultusunda çatışmalara müdahil olması kınandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Riyad'ın Yemen halkının maruz kaldığı deniz ve hava ablukasıyla bir ilgisinin bulunmadığı iddia edildi.

Bakanlık, uygulanan prosedürlerin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 2216 sayılı kararı uyarınca Husi hareketine silah akışını önlemeye dönük bir ambargo niteliği taşıdığını ileri sürdü.

Sanaa hükümetinin Dışişleri Bakanlığı ise bu açıklamalara tepki göstererek, Suudi Arabistan'ın Yemen'e kendi egemenlik alanındaki bir bölgeymiş gibi üstenci bir dille yaklaştığını belirtti.

Sanaa makamları, Suudi tarafının işlediği suçları gizlemeye ve krizi sırf Yemenlilerin kendi arasındaki bir iç kriz olarak sunmaya çalıştığını, gıda ve ilaç taşıyan gemilerin limanlara girişine izin vermeyi dahi bir lütuf gibi pazarladığını vurguladı.

Riyad yönetimi, abluka suçlamalarından sıyrılma adımlarının bir parçası olarak Suudi destekli Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi üzerinden kamu çalışanlarının maaşlarını ödeme gerekçesiyle petrol ihracatının yeniden başlatılacağını duyurdu.

Suudi medyası bu adımı, Birleşmiş Milletler'in 2022 yılında sunduğu yol haritası maddelerinin bir uygulaması olarak tanıttı ve Hudeyde limanlarında ya da Sanaa havalimanında herhangi bir engelleme bulunmadığını iddia etti.

Bu yayınlar üzerine Ensarullah yönetimi, Suudi makamlarının geçmiş dönemlerde Yemen'e uygulanan hava ve deniz ablukasını açıkça kabul ettiği resmi beyanlarını yeniden yayımlayarak, işlenen savaş suçlarının zamanaşımına uğramayacağını Riyad'a hatırlattı.

Sanaa'daki uzmanlar ve gözlemciler, "ablukaya karşı abluka" stratejisinin Suudi Arabistan'a maliyetinin oldukça ağır olacağını değerlendiriyor.

Bölgenin en büyük petrol ihracatçılarından biri olan ve ülke bütçesinin yüzde 70'ten fazlasını ham petrol satışlarına dayandıran Suudi Arabistan'ın askeri gerilimi tırmandırma tercihinin büyük ekonomik kayıplara yol açacağı, Ensarullah'ın taleplerini karşılamanın Riyad için çok daha düşük maliyetli olacağı ifade ediliyor.



Makaleler

Güncel