Körfez'in Kushner fonları üzerinden barış hesabı

img
Körfez'in Kushner fonları üzerinden barış hesabı YDH

Brezilyalı jeopolitik analisti Patricia Marins, Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin ABD ile İran arasındaki gerilimin enerji ve ekonomik altyapılarını vurmasından endişe ettiğini belirtti.




YDH - Brezilyalı jeopolitik analisti Patricia Marins, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi ülkelerin ABD'nin İran altyapısını hedef alan saldırılarını şiddetlendirmesinden ve İran'ın buna karşılık vererek Körfez'in enerji ile ekonomik altyapısını vurmasından derin endişe duyduğunu kaydetti.

Marins, bölgedeki bu güvenlik kaygıları sürerken arka planda farklı bir finansal sürecin yürütüldüğünü aktardı.

Aanalistin değerlendirmelerine ve finansal beyanlara göre, Jared Kushner ile sahibi olduğu özel sermaye şirketi Affinity Partners, Körfez'in egemen varlık fonlarından yeni kaynak temin etmeye dönük adımlar atıyor.

Şirketin hâlihazırda yaklaşık 6,2 milyar dolarlık bir varlığı yönettiği, bu tutarın ezici çoğunluğunun ise Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF), Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar tarafından sağlandığı belgeleniyor.

Kushner'in aynı yatırımcı grubundan 5 milyar dolar veya daha fazla ilave sermaye toplamaya dönük girişimlerini sürdürdüğü belirtilirken, kendisinin eş zamanlı olarak Trump yönetiminin Ortadoğu müzakerelerindeki ana temsilcilerinden biri sıfatıyla fonksiyon üstlendiği ifade ediliyor.

Finansal ağın yalnızca fon yatırımlarıyla sınırlı kalmadığı kaydediliyor.

Donald Trump'ın son mali beyanlarında yer alan ayrıntılara göre, Trump ailesi sadece 2025 yılında Körfez bağlantılı aktörlerden yaklaşık 300 milyon dolar gelir elde etti.

Bu gelirin büyük kısmının BAE destekli World Liberty Financial kripto anlaşmasından ve çeşitli lisans gelirlerinden kaynaklandığı aktarılıyor.

Söz konusu mali tabloyu değerlendiren bazı çevreler, İran ile yaşanan gerilim devam ederken Körfez ülkelerinin kendi çıkarlarını güvenceye almak ve askeri çatışmanın daha fazla tırmanmasını engellemek adına hareket ettiğini kaydediyor.

Bu çerçevede aktarılan finansal kaynaklar, bölgede çatışmasızlığın sağlanması karşılığında tahsil edilen fiili bir koruma ve sükûnet bedeli şeklinde nitelendiriliyor.



Makaleler

Güncel