Yemen'in Suudi Arabistan limanlarına yönelik deniz ablukası kararının ardından, ABD'li mevcut ve eski yetkililer bu hamlenin İran merkezli bölgesel savaşı genişleterek Amerikan ordusu üzerinde ek baskı oluşturacağını belirtiyor.
YDH - Mevcut ve eski ABD'li yetkililerin Reuters haber ajansına yaptığı değerlendirmelere göre, Yemen'in Kızıldeniz üzerinden Suudi Arabistan'a deniz ablukası uygulama kararı, İran odaklı bölgesel çatışmaların kapsamını genişletme riski taşıyor.
Bu durumun, halihazırda Tahran'ın bölgedeki eylemlerini durdurmaya odaklanmış olan ABD ordusu üzerindeki baskıyı daha da artıracağı belirtiliyor.
Yemen, ülkelerine yönelik Suudi ablukasına karşılık olarak hiçbir geminin Suudi limanlarında yükleme veya boşaltma yapmasına izin vermeyeceğini duyurmuştu.
Bu kararın, Suudi Arabistan'ın petrol ihracatını sekteye uğratabileceği ve küresel ham petrol arzının yüzde 7'sini kesintiye uğratabileceği ifade ediliyor.
Kendi topraklarında ABD kuvvetlerine ev sahipliği yapan Suudi Arabistan, şu ana kadar Washington'dan resmi bir askeri yardım talebinde bulunmadı.
Ancak ABD Başkanı Donald Trump, küresel ticaret için kritik önemdeki Kızıldeniz'de seyrüseferi engelleyecek herhangi bir girişimin ABD'yi harekete geçirebileceğini işaret etti. Gazetecilere konuşan Trump, "Eğer böyle bir şey olursa gereğini yaparız. Bunu geçmişte Yemen ile yaşadığımızda da yapmıştık" dedi.
Kaynaklar iki cepheye bölünebilir
Askeri uzmanlara göre süreç ABD ordusu açısından Trump'ın ifade ettiği kadar basit ilerlemeyebilir. Geçmişteki Suudi ve Amerikan bombardımanlarına karşı koyan Yemen güçlerinin hareket kabiliyeti yüksek, deneyimli savaşçılar olduğu biliniyor.
Yetkililer, bu güçlerle girilecek bir çatışmanın, halihazırda İran'ı baskılamak ve Körfez'deki İran limanlarına yönelik ABD ablukasını korumak için yoğunlaştırılan Amerikan askeri kaynaklarını tüketeceğini vurguluyor.
Eski bir Pentagon yetkilisi olan ve halihazırda Ortadoğu Enstitüsünde görev yapan Jason Campbell, "Bölgedeki oldukça büyük sayılabilecek kaynaklarınızı iki aktif cephe arasında bölmek zorunda kalacaksınız" değerlendirmesinde bulundu.
Campbell, Kızıldeniz'deki tehdide karşı koymanın, ABD savaş gemilerinin Körfez'den Yemen yakınlarına kaydırılması anlamına geleceğini, bunun da Yemen güçlerine karşı operasyon yürütmek ve füzelerini engellemek için gerekli olduğunu ekledi.
Yemen'in çatışmaya dahil olma ihtimali, Trump'ın başlangıçta "İran'ı teslim olmaya zorlayacak yoğun bir bombardıman harekatı" olarak nitelendirdiği savaşın sürekli değişen yapısını ve ABD Başkanı'nın karşı karşıya olduğu siyasi zorlukları gösteriyor.
Uzmanlar, ABD savaş gemileri ve uçaklarının Yemen'e ait insansız hava araçları ile füzeleri düşürmeye başlaması halinde, zaten sınırlı olan Amerikan hava savunma füzesi ve mühimmat stoklarının daha da eriyebileceği konusunda uyarıyor.
Analizde, Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun Yemen'deki dağlık bölgeleri kontrol eden ve ülkenin büyük bölümünde fiili otorite konumunda olan güçleri ezme girişimlerinin başarısız olduğu, benzer şekilde son dönemdeki yoğun ABD bombardımanlarına karşı da Yemen'in direnç gösterdiği hatırlatılıyor.
Trump'ın ilk başkanlık döneminde Ortadoğu'dan sorumlu Savunma Bakan Yardımcısı olarak görev yapan Michael Mulroy, "Yemenliler geçmişte Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'nda deniz trafiğini engelleme yeteneklerini ve kararlılıklarını defalarca kanıtladılar" ifadelerini kullandı.
Kaynaklar üzerindeki sınırlar
Eski ABD Başkanı Joe Biden yönetiminde, Kızıldeniz ticaret yolunu açık tutmak amacıyla Yemen'deki hedeflere hava saldırıları düzenlenmişti.
Gazze'ye destek gerekçesiyle ticari gemilere ve ABD savaş gemilerine ateş açan Yemen güçlerine yönelik bu operasyonlar, Trump'ın geçen yıl göreve gelmesiyle daha da yoğunlaştırıldı.
Ancak uzmanlar, her iki askeri kampanyanın da Yemen'in deniz seyrüseferini tehdit etme kapasitesini tamamen ortadan kaldıramadığı görüşünde birleşiyor.
Geçen yıl iki ay süren askeri hareketlilik; iki uçak gemisi, çeşitli savaş gemileri, savaş uçakları ve B-2 hayalet bombardıman uçakları gibi ağır Amerikan askeri gücünün bölgeye sevk edilmesini gerektirmişti.
Yetkililer, dünyanın en büyük bütçeli ordusuna sahip olmasına rağmen ABD'nin kaynak sınırları bulunduğunu ve Yemen'de ihtiyaç duyulacak birçok askeri sistemin şu anda İran'a karşı yürütülen operasyonlarda kullanıldığını kaydediyor.
Bir ABD'li yetkili, bazı savaş gemilerinin önce Karayipler, ardından Ortadoğu'daki yoğun operasyon temposu nedeniyle denizde normalden çok daha uzun süre kaldığını belirterek "Zaten halihazırda çok meşgulüz" dedi.
Beklenenden uzun süren bu görevlendirmeler askeri personel üzerinde baskı yaratırken, gemilerin bakım için limanlara dönme ihtiyacını da geciktiriyor.
Şu anda Ortadoğu'da 20'den fazla ABD savaş gemisi ve yüzlerce askeri uçak aktif olarak görev yapıyor.
İkinci bir ABD'li yetkili ise İran ile yaşanan çatışma nedeniyle bölgeye ek kuvvetlerin sevk edilmekte olduğunu aktardı. Bu durum, Yemen yakınlarında geniş hava ve deniz unsurları gerektirecek olası bir çatışmaya ayrılacak kaynakları sınırlayabilir.
Ayrıca, Yemen'in geçen yıldan bu yana değişmiş olabilecek askeri kapasitesinin tespiti için ABD istihbarat kaynaklarının da o bölgeye yönlendirilmesi gerekecek.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezinde görev yapan emekli ABD Deniz Piyadesi subayı Mark Cancian da Kızıldeniz'de ikinci bir cephe açılmasının ABD donanma güçlerine aşırı yük getireceği görüşünü destekliyor.
Yemen Silahlı Kuvvetleri ise iki gün önce yaptıkları açıklamada, Suudi Arabistan'a yönelik deniz ablukasının yürürlüğe girdiğini beyan etti.
Bu adımın, Yemen'e uygulanan ablukaya karşı meşru bir hak olduğu, önümüzdeki dönemde her türlü seçeneğe ve senaryoya hazır olunduğu belirtildi.
Açıklamada ayrıca halka genel seferberliği sürdürme ve cepheleri savaşçılarla destekleme çağrısı yapıldı.
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri, 9 Ağustos 2016 tarihinde Yemen hava sahasına yönelik kapsamlı bir ambargo kararı almış ve ülkenin yaklaşık 20 milyonluk nüfusuna, yani toplam nüfusun yüzde 80'ine hizmet veren ana damarı konumundaki Sana Havalimanı'nı ticari uçuşlara tamamen kapatmıştı.