Washington'ın İran savaşının bölgesel sonuçlarını öngöremediği yönündeki rahatsızlığın ASEAN başkentlerinde büyüdüğü, bunun da ABD'nin Asya'daki nüfuzunu aşındırdığı bildirildi.
YDH- ABD merkezli Politico, Washington'ın İran'a karşı yürüttüğü savaşın Güneydoğu Asya'da ekonomik ve siyasi dengeleri sarstığını, bölge ülkelerinin ABD'nin küresel liderliğini daha fazla sorgulamaya başladığını ve Çin'e yönelme eğilimini güçlendirdiğini yazdı.
Filipinler'in başkenti Manila'da düzenlenen Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio diplomatik nezaketle karşılanmasına rağmen, kapalı kapılar ardında birçok Asyalı yetkili Washington'ın İran savaşının bölgesel sonuçlarını öngörememiş olmasına tepki gösterdi.
Asyalı diplomat, hükümetlerinin ABD'nin İran'a karşı başlattığı ve giderek uzayan çatışmanın ekonomik sonuçlarından ciddi rahatsızlık duyduğunu söyledi.
Diplomatlar, Yemen'deki Ensarullah hareketinin Suudi petrol taşımacılığına yönelik deniz ablukası ilan etmesiyle birlikte Hürmüz Boğazı'nın devre dışı kalmasının etkileri daha da ağırlaştığını belirtti.
ASEAN ülkeleri açısından petrol ve doğalgaz akışının kesintiye uğraması, yükselen enerji fiyatları ve deniz taşımacılığındaki aksamalar ekonomik baskıyı önemli ölçüde artırdı.
Diplomatlardan biri, "Hiçbir ASEAN ülkesi yeni bir Körfez savaşı istemiyordu. Ancak birkaç hafta içinde yükselen enerji fiyatları, aksayan deniz taşımacılığı ve Hürmüz Boğazı'na bağımlılığımız yeniden gündemin ilk sırasına yerleşti." ifadelerini kullandı.
ASEAN denge politikası izliyor
ASEAN dışişleri bakanları yayımladığı ortak bildiride İran ya da ABD doğrudan suçlamaktan kaçınarak yalnızca "çatışmaların derhal ve tamamen durdurulması" çağrısı yaptı.
Bu durum, ASEAN ülkelerinin Washington ile Tahran arasında hassas bir denge politikası izlemeye çalıştığını gösteriyor.
Ancak savaş bölgede ABD'nin güvenilir bir ortak olup olmadığı yönündeki tartışmaları hızlandırıyor.
Donald Trump'ın NATO müttefiklerine yönelik baskıları, Grönland'ın egemenliğine ilişkin açıklamaları ve Kanada'yı "51. eyalet" yapma yönündeki söylemleri de Asya'da Washington'a yönelik güven kaybını derinleştiriyor.
Enerji krizi büyüyor
İran savaşı birçok Asya ülkesini acil ekonomik tedbirler almaya zorladı.
Filipinler mart ayında akaryakıt sıkıntısı ve petrol fiyatlarındaki sert yükseliş nedeniyle ulusal acil durum ilan etti.
Tayland ile Endonezya ise benzin tüketimini azaltabilmek amacıyla kamu çalışanlarını uzaktan çalışmaya yönlendirdi.
Yükselen enerji maliyetleri bölge genelinde enflasyonu da hızlandırdı.
ASEAN toplantısında konuşan Marco Rubio ise İran yönetimini müzakerelerde ciddi davranmamakla suçladı.
Ancak Rubio'nun açıklamaları Asyalı muhataplarını tatmin etmedi.
ASEANlı bir diplomat, Rubio'nun yatırım ve enerji alanlarında genel taahhütlerde bulunduğunu ancak Hürmüz Boğazı krizine ilişkin somut hiçbir mekanizma önermediğini söyledi.
Çin alternatifi güçleniyor
ABD'ye duyulan güvenin azalması Çin'i bölge ülkeleri açısından daha cazip bir ortak haline getiriyor.
Geçen hafta yayımlanan Pew Research araştırmasına göre Tayland, Singapur, Endonezya ve Malezya'da kamuoyunun önemli bölümü ABD yerine Çin'i tercih ettiğini belirtti.
Söz konusu Asyalı diplomatlardan biri, İran savaşının bölgede uzun süredir devam eden "ABD yerine Çin'le çalışmak daha güvenli" tartışmalarını yeniden güçlendirdiğini söyledi.
ASEAN ülkeleri Çin'in Tayvan ve Güney Çin Denizi'ndeki askeri faaliyetlerinden de rahatsız, bu nedenle tamamen Pekin'e yönelmeleri kısa vadede olası görülmüyor.
Güneydoğu Asya ülkeleri artık ne ABD'ye ne de Çin'e aşırı bağımlı olmak istiyor; bunun yerine ekonomik ve stratejik riskleri azaltacak yeni ortaklıklar geliştirmeye çalışıyor.
Diplomatlardan biri, Manila'daki zirvede verilen gülümseyen aile fotoğraflarının ardındaki asıl hikâyenin de bu olduğunu belirterek, bölge ülkelerinin artık Washington'a eskisi kadar güvenmediğini ve alternatif arayışlarını hızlandırdığını söyledi.