Irak güvenlik güçleri ile Irak Ordusu 2. Tümenine bağlı birlikler, 24 Temmuz Cuma günü Bağdat'ın güneydoğusundaki Curf el-Nedaf bölgesinde bulunan direniş güçlerine ait bir karargahı kuşattı.
YDH - Irak'ın başkenti Bağdat'ın kırsal bölgeleri, 24 Temmuz Cuma günü güvenlik güçleri ile direniş mensupları arasında yaşanan askeri gerilime sahne oldu.
Bağdat'ın güneydoğusunda yer alan Curf el-Nedaf bölgesinde direniş güçlerine ait bir karargah, güvenlik kurumlarından oluşan bir grup ve Irak Ordusu 2. Tümenine bağlı birlikler tarafından kuşatıldı.
Birliklerin tesise girme teşebbüsü, direniş mensuplarının gösterdiği kararlı direnç nedeniyle sonuçsuz kaldı.
Irak hükümetine yakın bir kaynak, Islamic World News'e yaptığı açıklamada, güvenlik güçlerinin söz konusu karargahta insansız hava aracı imalatı ve montajı yapıldığına dair gelen raporları incelemek amacıyla tesiste arama yapmayı hedeflediğini ileri sürdü.
Aynı kaynak, arama girişiminin direniş güçleri tarafından açılan uyarı ateşi ve verilen ihtarlar sebebiyle gerçekleştirilemediğini aktardı.
Irak direnişine yakın kaynaklar ise konuya ilişkin yaptıkları açıklamada, savaşçıların silahlarına veya karargahlarına yönelik hiçbir tecavüze izin vermeyeceklerini bildirdi.
Kaynaklar, gelecekte yapılabilecek benzer nitelikteki tüm girişimlere karşı da mukabelede bulunulacağını duyurdu.
Hükümetin direnişi silahsızlandırma politikası sahaya yansıyor
Yaşanan bu olay, Başbakan Ali ez-Zeydi hükümetinin resmi kurumların kontrolü dışında kalan silahları sınırlamaya yönelik yeni politikası kapsamında değerlendiriliyor.
Mayıs ayında Irak Başbakanlığı görevine gelen ez-Zeydi, silahlı grupların silahsızlandırılmasını veya devlet yapılarına entegre edilmesini hükümetinin temel güvenlik önceliklerinden biri haline getirdi.
Geçtiğimiz haftalarda bazı gruplar ellerindeki silahların bir kısmını teslim etmeye ve Irak'ın askeri ile güvenlik unsurlarına tam katılım sağlamaya hazır olduklarını beyan etmişti. Buna karşın Irak direnişinin ana grupları söz konusu sürece karşı çıkmayı sürdürüyor.
Curf el-Nedaf'taki karargahın kuşatılması, hükümetin siyasi istişareler ve bazı gruplarla anlaşma sağlama aşamasından, doğrudan saha uygulamaları ve güvenlik önlemleri safhasına kademeli olarak geçtiğinin göstergesi niteliğini taşıyor.
Güvenlik güçlerinin, bazı direniş gruplarının silahlı kuvvetlere entegrasyonu yürürlüğe girdikten sonra bu planı genişletmeyi hedeflediği değerlendiriliyor.
Bu doğrultuda ordunun, silahlarını devretmeyi veya devletin resmi komuta zincirine girmeyi reddeden grupların merkezleri, teçhizatları ve İHA kabiliyetleri üzerinde denetim kurmayı amaçladığı belirtiliyor.
Devlet güçlerinin tesis bölgesine girişine yönelik silahlı direnç, bu politikanın uygulanmasının ez-Zeydi hükümeti açısından en hassas güvenlik sınavlarından birine dönüşebileceğini gösteriyor.
Siyasi bir uzlaşı sağlanamaması halinde, resmi kurumlar ile direniş grupları arasında çatışma riskinin artabileceği kaydediliyor.