İran'daki Yahudi cemaatinin din adamlarından Haham Yunus Hamami Lalezar, ülke basınına verdiği mülakatta İsrail'in çocukları öldürdüğünü anımsattı. Haham Lalezar, dünya genelindeki Yahudilerin siyonizme karşı çıktığını kaydederken İsrail'deki Haridi toplumunun da askerliği reddettiğini dile getirdi.
YDH - İran'daki Yahudi cemaatinin din adamlarından Haham Yunus Hamami Lalezar, geçen hafta ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun öldürülmesi yönünde çağrıda bulunmasının ardından haftasonu İran basınına mülakat vererek İsrail'e yönelik suçlamalarını sürdürdü.
Hamami Lalezar, İsrail'i çocukları öldürmekle suçladı, dünyadaki birçok Yahudinin Siyonizm'e karşı olduğunu belirtti ve İsrail'deki bazı Haredi Yahudilerin orduda görev yapmayı reddettiğini hatırlattı.
Yedioth Ahronoth gazetesinin aktardığına göre Haham Lalezar mülakatta, dini inançların merhamet, iyilik ve ilahi lütuf temeline dayandığını ifade etti.
Merhametin yanı sıra adaletin de ilahi emirlerin temel taşıyıcı ilkelerinden biri olduğunu belirten Haham Lalezar, Tevrat perspektifinden kasten adam öldürmenin en büyük günahlardan biri kabul edildiğini ve zulümle mücadelenin adalet çerçevesinde anlam kazandığını söyledi.
Haham Lalezar, "Tanrı'nın dünyayı ve insanı merhamet ve lütuf temelinde yarattığını, kullarının bu iyilikten yararlanmasını istediğini" dile getirdi.
Hahami Lalezar, masum bir insanın hayatına son vermenin büyük bir günah sayıldığını, çünkü hayatın Tanrı tarafından insana bağışlanmış ilahi bir hak olduğunu ve kimsenin bu hakkı gasp etme yetkisinin bulunmadığını ekledi.
Anlatımını Habil ile Kabil kıssası üzerinden sürdüren Haham Lalezar, ilk örneğin bu kıssada görüldüğünü, Tevrat'ın insan yaşamının ilahi bir nitelik taşıdığını vurguladığını belirtti.
Haham Lalezar, insan hayatına haksız yere son veren kişinin adil bir yargılamaya tabi tutulması gerektiğini ve buna idam cezasının da dahil olduğunu beyan etti.
Tevrat'ta dökülen masum kanının ancak katile adaletin uygulanmasıyla kefarete kavuşabileceğinin yazılı olduğunu söyleyen Haham Lalezar, merhamet ve adaletin birbirini tamamlayan iki ilke olduğunu, adalet uygulanmadan yalnızca merhamet gösterilmesinin adaletsizlik ve zulmün yayılmasına zemin hazırlayacağını da ekledi.
Mülakatta ayrıca İran'daki Yahudi cemaatinin Siyonist rejime yönelik tutumuna da değinen Haham Lalezar, siyasi bir hareket olan Siyonizme karşıtlığın başlangıçtan itibaren birçok Yahudi arasında mevcut olduğunu, siyonist rejimin kurulmasının ardından bu itirazların genişlediğini ifade etti.
Dünyadaki özgür Yahudilerin siyonist rejimin çocukları öldürmesini de içeren zalimce eylemlerini ve sivillere yönelik suçlarını kınadığını kaydeden Haham Lalezar, işgal altındaki topraklarda bile bir grup Haredi Yahudinin siyonist rejimin politikalarına karşı çıktığını ve orduda hizmet etmeye razı olmadığını söyledi.
Hamami Lalezar son olarak, Yahudiliğin inanç temelini Tevrat ve ilahi vahyin oluşturduğunu, bu emirlerin siyonist rejimin şiddet içeren, zalimane davranış ve politikalarıyla bağdaşmadığını, söz konusu tutumların Yahudiliğin dini hükümleri açısından kabul edilemez olduğunu sözlerine ekledi.