Politico: Netanyahu'nun Washington ziyareti savaş kaygısını büyüttü

img
Politico: Netanyahu'nun Washington ziyareti savaş kaygısını büyüttü YDH

Trump ile Netanyahu görüşmesinin İran savaşının seyrini belirleyebileceği, Cumhuriyetçi tabanda ise yeni bir tırmanışın ABD'yi yıllarca sürebilecek bir çatışmaya sürükleyebileceği endişesinin öne çıktığı belirtildi.




YDH- Politico'da yayımlanan haberde, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun, Beyaz Saray'daki son yüz yüze görüşmesinde ABD Başkanı Donald Trump'ı İran'a karşı savaşa ikna ettiğine ilişkin değerlendirmelerin ardından, Trump'ın "Önce Amerika" kanadında bu kez İran'a yönelik saldırıların genişletilmesi yönünde yeni bir baskı kurulacağı endişesinin öne çıktığı belirtildi.

Netanyahu, Senatör Lindsey Graham için Washington'da düzenlenecek cenaze törenine katılmak üzere ABD'ye giderken, salı günü Trump ile savaşın başlamasından bu yana ilk kez Beyaz Saray'da bir araya gelecek.

Görüşme, iki müttefik arasındaki gerilimin arttığı bir dönemde gerçekleşiyor. Trump uzun süredir İsrail'e güçlü destek vermesine rağmen, son dönemde özellikle Lübnan konusunda Netanyahu'nun "aşırı saldırgan" tutumunu kamuoyu önünde eleştirmeye başladı.

Beş aydır süren savaşta Washington bir yandan sözde diplomatik çözüm arayışlarını sürdürürken, diğer yandan daha geniş çaplı askeri tırmanış ihtimalini masada tutuyor.

ABD ile İran hafta sonu yaklaşık iki haftadır devam eden karşılıklı saldırıları yeni bir ateşkes umuduyla durdururken, Trump ise daha önce bozulan ateşkes girişiminin ardından diplomasinin başarısız olması halinde İran'a karşı "çok büyük saldırılar" düzenleyebileceği tehdidini sürdürüyor.

Trump'ın müdahale karşıtı müttefiklerinin son ateşkes girişiminin kalıcı bir çözüme dönüşmesini beklediği, ancak şimdi Netanyahu'nun Trump'ı daha uzun soluklu ve ABD'yi aylar hatta yıllarca Ortadoğu'da çatışmanın içinde tutabilecek yeni bir savaş aşamasına ikna etmeye çalışacağından endişe ettikleri söyleniyor.

Yeni kamuoyu yoklamalarının da Trump seçmenleri arasında savaşın ekonomik maliyetlerinin artık karşılanmaya değer görülmediğini ortaya koyduğu belirtilirken, Cumhuriyetçi Parti içinde de savaşın kasımdaki ara seçimlere kadar gündemde kalacağı yönündeki kanaatin güçlendiği aktarıldı.

"Netanyahu tırmanışı savunacak"

American Conservative dergisinin yöneticisi Curt Mills, görüşmeyi "DEFCON 1" olarak nitelendirirken, Netanyahu'nun Trump'a askeri tırmanışın kaçınılmaz olduğunu anlatmaya çalışacağını söyledi.

Mills'e göre, Trump mevcut mutabakata bir şans vermek ya da çatışmadan tamamen çekilmek istemezse, önümüzdeki dönemde daha fazla askeri tırmanış yaşanması muhtemel.

Trump'a yakın isimler ise Netanyahu'nun İran'ın nükleer kapasitesini tamamen ortadan kaldıracak yeni askeri adımlar konusunda ABD Başkanı'nı ikna etmeye çalışmasının doğal olduğunu kabul ediyor.

Trump'ın ilk döneminde Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri olarak görev yapan Alex Gray, Netanyahu'nun kendi gündemini savunacağını ancak bunun her zaman ABD'nin çıkarlarıyla örtüşmeyebileceğini söyledi.

Gray, buna rağmen Trump'ın hiçbir yabancı lider tarafından ABD'nin çıkarlarına aykırı bir adım atmaya yönlendirileceğine inanmadığını ifade etti.

Beyaz Saray'dan ismini vermeyen bir yetkili ise görüşmede İran savaşının yanı sıra ABD-İsrail-Lübnan arasındaki üçlü düzenleme ile “İbrahim Anlaşmaları”nın genişletilmesi konularının ele alınacağını söyledi.

Yetkili, Trump'ın bütün kararlarını Amerikan halkının ve ulusal güvenliğin çıkarlarını gözeterek aldığını vurguladı.

Trump-Netanyahu ilişkilerinde gerilim

Netanyahu, savaşın başlamasından bu yana uzun süredir yeni bir Beyaz Saray daveti almaya çalışmasına rağmen Washington'a davet edilmemişti.

Beyaz Saray da görüşmeyi ancak son anda resmen doğruladı.

ABD ile İran arasındaki saldırılar şimdilik durmuş olsa da Trump pazartesi günü diplomasinin başarısız olması halinde Washington'un yeniden askeri saldırılara döneceğini söyledi.

Savaşın uzaması halinde bunun siyasi sorumluluğunun önemli ölçüde Netanyahu'ya yüklenebileceği ve bunun iki ülke arasındaki gerilimi daha da artırabileceği değerlendiriliyor.

Politico'ya konuşan eski bir ABD'li yetkili, Trump'ın savaşın gidişatından Netanyahu'yu en azından kısmen sorumlu tuttuğunu söyledi.

Yetkili, "Netanyahu şu anda sorun üreten kişi gibi görülüyor. Bu savaş son beş buçuk aya damgasını vurdu ve ortada net bir çözüm yok. Trump bunu doğrudan onun suçu olarak görmese bile kötü giden bu süreçle Netanyahu'yu özdeşleştiriyor. Başkan bundan ciddi biçimde rahatsız." ifadelerini kullandı.

Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde savaşı sona erdirmesi yönündeki iç baskıyla karşı karşıya kalan Trump, son dönemde Netanyahu'ya yönelik rahatsızlığını daha açık dile getiriyor.

Trump geçen ay G7 Zirvesi sırasında, Lübnan'da kırılgan ateşkesi korumaya çalışırken İsrail'in Hizbullah'a yönelik saldırılarını eleştirmişti.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de Netanyahu hükümetini, savaşı uzatmak amacıyla ABD-İran müzakerelerini baltalamakla suçlayarak İsrail'e yönelik eleştirilerini sertleştirmişti.

Buna karşılık ABD-İsrail ilişkilerini destekleyen çevreler, salı günkü görüşmenin iki lider arasındaki gerilimi azaltmasını umut ediyor.

Cumhuriyetçi Yahudi Koalisyonu Başkanı Matt Brooks, Trump ile Netanyahu arasında görüş ayrılıkları bulunsa da İran'ın nükleer silah edinmesini engelleme konusunda iki lider arasında hiçbir fikir ayrılığı bulunmadığını savundu.

Cumhuriyetçi Senatör Mike Rounds ise iki liderin konuşmasının, hiç görüşmemelerinden daha iyi olduğunu söyledi.

Trump'ın ilk döneminde İran Özel Temsilcisi olarak görev yapan Elliott Abrams ise Netanyahu'nun Washington ziyaretinde Trump'ın bundan sonraki yol haritasını anlamaya çalışacağını belirtti.

Abrams'a göre Netanyahu açısından görüşmenin önemi daha büyük. Çünkü İran, Lübnan, Suriye ve Gazze dosyalarının aynı anda masaya geleceği görüşmede nihai kararları verecek taraf Trump olacak.

"Risk Netanyahu için daha büyük. Çünkü karar verici Trump ve seçimde olan da Trump değil, Netanyahu." değerlendirmesinde bulundu.



Makaleler

Güncel