Eski İsrail Donanma Komutanı Eliezer Marom, Yemen'in Kızıldeniz'de oluşturduğu caydırıcılığın kırılamadığını belirterek, Avrupa filolarının etkisiz kaldığını, İsrail'in ise “tehdide” karşı hâlâ bir çözüm geliştiremediğini söyledi.
YDH- İsrail'de yayımlanan Maariv gazetesine konuşan eski İsrail Donanma Komutanı ve Begin-Sadat Stratejik Araştırmalar Merkezi kıdemli araştırmacısı Emekli Tümgeneral Eliezer Marom, Başbakan Benyamin Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılan görüşmenin somut bir sonuç üretmediğini belirtti.
İsrailli komutan, Yemen'in Kızıldeniz'de oluşturduğu “fiili caydırıcılığın” ise İsrail askeri çevrelerinde “kabul edilen bir gerçek” haline geldiğini söyledi.
Marom, Netanyahu ile Trump arasındaki görüşmenin daha çok “siyasi mesaj” vermeyi amaçladığını belirterek, bunun önemli bir diplomatik ilerlemeye işaret etmediğini ifade etti.
"Bu, iş yapmak için ABD'ye giden acemi bir iş adamının görüşmeden çıkıp 'Ne kadar başarılı bir görüşmeydi.' demesine benziyor." diyen Marom, görüşmenin yalnızca yapılmış olmak için gerçekleştirildiğini savundu.
Marom, iki lider arasında baş başa bir görüşme yapılmadığına dikkat çekerek, "Kamuoyundan gizli tutulması gereken önemli bir konu olsaydı bunu baş başa konuşurlardı. Bunun yerine iki taraftan ekipler getirildi, Başbakan İsrail'in bilinen tutumunu anlattı, herkes dinledi, el sıkıştı ve gülümsedi. Görüşme bununla sona erdi. Böyle görüşmelerle duvar inşa edemezsiniz." ifadelerini kullandı.
Eski komutana göre, Netanyahu ile Trump'ın bu görüşmeyi gerçekleştirmesinde siyasi gerekçeler de etkiliydi.
Marom, "İki siyasetçi bir araya geldiğinde elbette siyasi hesaplar da vardır. Her iki taraf da seçim sürecinde bulunuyor ve bu tür görüntülere ihtiyaç duyuyor. Bu görüşme ABD'de ve dünyada geniş şekilde yer buldu. Aynı zamanda Trump'ın Zelenskiy, Pete Hegseth ve Marco Rubio ile yaptığı temaslar da gündeme geldi." dedi.
"Yemen dünya deniz ticaretine yeni bir denklem dayattı"
Marom, daha sonra değerlendirmesini Kızıldeniz, Hürmüz Boğazı ve Babülmendep'teki gelişmelere çevirdi.
Yemen'in Çin'e ait petrol tankerlerinin Babülmendep Boğazı'ndan geçişine izin vereceğini söyleyen Marom, bunun Çin, İran ve Yemen arasında oluşan yeni denklemin sonucu olduğunu savundu.
Marom, "Çinlilerin bunu sağlayabilmesi için İran'ı ikna etmesi gerekiyor. Çünkü aksi halde İran, Yemen'e buna izin vermemesini söyleyebilir. Burada ABD ile Çin arasında büyük güç rekabetinin bir yansıması yaşanıyor. Bu durum Amerikalılar açısından olumlu değil." ifadelerini kullandı.
İsrail'in Eilat Limanı'nın “uzun süredir” fiilen devre dışı kalmasına alıştığını belirten Marom, bunun uluslararası kamuoyuna yeterince anlatılamadığını söyledi.
Marom, dünya ticaretinin ise Afrika'nın güneyini dolaşarak alternatif güzergâhlar bulduğunu, bunun deniz yolculuğunu 11 ila 13 gün uzatmasına rağmen küresel mal fiyatlarında ciddi bir artışa yol açmadığını iddia etti.
"Gemilerde taşınan ürünlere bölündüğünde maliyet farkı sınırlı kalıyor. Bu nedenle dünya bu gelişmeye beklenen ölçüde tepki göstermedi." dedi.
"Avrupa filoları Yemen'le baş edemiyor"
Marom, Yemen'in oluşturduğu tehdidin yalnızca askeri kapasitesinden değil, Avrupa ülkelerinin deniz güçlerindeki zayıflamadan da kaynaklandığını savundu.
"Başta Büyük Britanya olmak üzere dünyanın deniz kuvvetleri, Yemen'in oluşturduğu tehditle baş edemeyecek bir noktaya geldi. Çoğunun buna verebileceği bir karşılık yok." diyen Marom, bunun son yıllarda Avrupa'nın savunmaya yeterli yatırım yapmamasının sonucu olduğunu öne sürdü.
Avrupa ülkelerinin kaynaklarını savunma yerine sosyal refah alanlarına yönlendirdiğini söyleyen Marom, bunun bedelini bugün bütün dünyanın ödediğini iddia etti.
Marom, Yemen'e karşı fiili askeri müdahalede bulunabilecek tek ülkenin ABD olduğunu savunarak, "Mümkün olan her şekilde Amerikalılarla birlikte hareket etmeliyiz. Çünkü bunu yapabilecek başka kimse yok." ifadelerini kullandı.
"Yemen konusunda şu an çözüm yok"
Eski komutan, Yemen'in güneyinde Sanaa hükümetine karşı faaliyet gösteren silahlı gruplara bel bağlanmasının da gerçekçi olmadığını söyledi.
Marom, Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri'nin geçmişte bu grupları kullanarak Yemen'e karşı sonuç almaya çalıştığını ancak başarılı olamadığını belirtti.
"Oradaki grupların Yemen güçlerinden daha etkili olmadığı ortaya çıktı." diyen Marom, Yemen güçlerinin “ideolojik motivasyona” sahip olduğunu, bu nedenle askeri olarak yenilmelerinin veya etkisiz hale getirilmelerinin “son derece güç” olduğunu savundu.
Güney Yemen'deki grupların ise “daha gevşek” bir yapıya sahip olduğunu söyleyen Marom, Suudi Arabistan'ın Yemen'e karşı savaşı yeniden başlatma kararının kendi çıkarına olmayabileceğini ifade etti.
ABD'nin de bir aşamada saldırılarını durdurarak Yemen'le bir anlaşmaya vardığını hatırlatan Marom, "Şu an için bu soruna bir çözüm yok." dedi.
Marom, Yemen'in artık kontrol ettiği topraklara ve limanlara sahip fiili bir yapı haline geldiğini belirterek, "Bu durum Gazze'deki Hamas'a benziyor ve bu meseleye kesin bir çözüm bulunabilmiş değil." ifadelerini kullandı.