Trump'ın geri adımı Körfez'i böldü

img
Trump'ın geri adımı Körfez'i böldü YDH

Körfez ülkeleri, ABD Başkanı Trump'ın İran'a yönelik yeni bir saldırı ihtimali karşısında ayrışırken, diplomatik temaslar ve Hürmüz Boğazı görüşmelerindeki ilerleme ABD'nin planlanan saldırıyı askıya almasına yol açtı.




YDH ― Lübnan merkezli el-Ahbar gazetesinin, İsrail Kanal 7’ye dayandırdığı bir habere göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik yeni bir askerî saldırı tehdidi karşısında Körfez ülkelerinin yaklaşımları arasında ciddi farklılıklar bulunuyor.

Kanal 7’nin raporuna göre Birleşik Arap Emirlikleri, ABD yönetimine daha sert bir tavır takınarak İran’a saldırılması yönünde baskı yaparken Suudi Arabistan geniş çaplı bir askerî çatışmadan kaçınmaya çalışıyor.

Suudi Arabistan, yeni bir bölgesel çatışmanın hem bölge güvenliğini tehdit edeceği hem de küresel enerji piyasalarını olumsuz etkileyeceği uyarısında bulunuyor.

Aynı kanal, Trump’ın, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için yürütülen arabuluculuk çabalarında ilerleme kaydedilmesinin ve Körfez ülkelerinin gerilimi düşürmeye yönelik yoğun diplomatik girişimlerinin ardından İran’a yeni bir askerî saldırı düzenlemekten vazgeçme kararı aldığını aktarıyor.

Trump bu kararı, arabuluculardan Tahran ile bir anlaşmaya varılma ihtimaline ilişkin olumlu sinyaller almasının ardından verdi.

Bu gelişme, hazırlıkları tamamlanan saldırıların iptal edilmesine yol açtı ve ABD ile İran arasındaki gerilimin geçici de olsa azalmasına katkı sağladı. Haberde ayrıca, Katarlı arabulucuların Cumartesi günü İran’a yeni bir teklif sunduğu belirtiliyor. Teklif, dünyanın en kritik petrol taşıma güzergâhlarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik bir mekanizma içeriyor.

Haberdeki kaynaklara göre İranlı diplomatlar Katar’ın önerisine ilk etapta olumlu yanıt verdi.

Bu durum, gerilimleri azaltacak ve bölgenin yeni bir askerî çatışmaya sürüklenmesini engelleyecek bir uzlaşmaya varılabileceği kanaatini güçlendirdi.

Aynı bağlamda İsrail gazetesi Maariv, güvenlik ve askeri kaynaklara dayandırdığı haberinde, İsrail güvenlik teşkilatının Trump’ın İran’a yönelik planladığı askerî saldırıyı iptal etme kararına şaşırmadığını aktardı.

Ancak gazete, ABD’nin çatışmadan çekilmesinin İsrail’i İran tehdidi karşısında yalnız bırakabileceği uyarısında da bulundu. Buna karşılık Kanal 12 ise İsrail’deki üst düzey siyasi kaynaklara atıfta bulunarak son 24 saatteki olayları “karanlıkta yürümek” olarak nitelendirdi. Ayrıca İsrail ordusunun Amerikalıların ne planladığından habersiz olduğunu, Başbakan ve Savaş Bakanı başta olmak üzere üst düzey siyasi yetkililerin ise ABD Başkanı Donald Trump’ın saldırıyı gerçekleştirme niyetinden vazgeçtiğini attığı tweette öğrendiğini belirtti.

Kanal 12’nin haberine göre İsrail, Trump’ın açıklamasının aldatıcı bir taktik mi olduğu yoksa niyetinden geçici de olsa gerçekten geri adım mı attığını hemen tespit etmeye çalıştı.

Bu doğrulama çabalarının ardından yaklaşık bir saat sonra siyasi ve askerî kanallar üzerinden alarm durumunun ve gerginliğin azaltılabileceğine dair net bir açıklama da alındı.

Kanal, üst düzey İsrailli yetkililerin şu değerlendirmelerine yer verdi:

''Alarm ve hazırlık durumunun düşürülmesi yeniden hazırlık için zaman alıyor; tüm kaynakları tek bir alana ayırıp ardından alarm durumunun boşuna olduğunu fark etmek hayal kırıklığı yaratıyor.''

Ayrıca Trump’ın nihai amacını da anlayamadıklarını ifade ettiler.

Bununla birlikte İsrail siyasi çevreleri, özellikle İranlıların İsrail değerlendirmelerine göre belirgin bir ılımlılık göstermediği düşünüldüğünde, Trump’ın yakın gelecekte farklı bir karar verebileceğini tahmin ediyor.

Şu ifadeyi ekliyorlar:

“Sonuçta başka seçeneği kalmayacak.”

Maariv gazetesi ise bir askerî yetkilinin sözlerine atıfta bulunarak Trump’ın geçen ay boyunca pozisyonunu birkaç kez değiştirdiğini yazdı.

Haberde ayrıca İsrail’in, askerî tehditlerin müzakereler sırasında Tahran’a baskı yapma stratejisinin bir parçası mı yoksa gerçekten bir saldırı düzenleme niyeti mi olduğundan hâlâ emin olmadığı belirtildi.

Kaynaklar, İsrail Hava Kuvvetlerinin bilhassa hava savunma sistemlerinde yüksek alarm durumunda olduğunu ve ordunun olası herhangi bir İran saldırısına karşılık vermeye hazır bulunduğunu doğruladı.

Maariv gazetesine konuşan bir askerî yetkili şunları söyledi:

“İran bir hata yapıp İsrail’e saldırırsa Hava Kuvvetlerinden sert ve anında bir darbe yiyecektir.”

Öte yandan askerî yetkililer, ABD’nin çekilmesinin İran’ın nükleer programını sürdürmesine, Hürmüz Boğazı’nı kontrol altında tutmasına ve balistik füze sistemini yeniden inşa etmeye devam etmesine olanak tanıyacağından endişe duyduklarını dile getirdi.

Bir başka askerî yetkili ise Maariv’e verdiği demeçte, bu senaryonun Amerika Birleşik Devletleri’ni “bu tehditle tek başına yüzleşmek” zorunda bırakacağını ve bunun “İsrail için gerçek bir varoluşsal tehdit” olduğunu söyledi.

Gazete, İsrail’in mevcut değerlendirmelerinin İran’ın müzakereleri zaman kazanmak için kullanıyor olabileceğini gösterdiğini; bu nedenle İsrail’in gelişmeleri yakından izlemeye devam ederken savunma ya da saldırı açısından hazırlık seviyesini düşürmediğini de belirtti.

İlgili Haberler


Makaleler

Güncel