WSJ: Ürdün, ABD'nin savaşının bedelini ödüyor

img
WSJ: Ürdün, ABD'nin savaşının bedelini ödüyor YDH

ABD'nin bölgedeki en önemli askeri ortaklarından biri haline gelen Ürdün, İran saldırılarının yoğunlaşmasıyla hem Washington'a bağımlılığının hem de içeride yükselen ABD karşıtı tepkilerin baskısı altında kalıyor.




YDH- Wall Street Journal (WSJ), İran ile ABD arasında süren savaşın Ürdün'ü giderek daha fazla çatışmanın merkezine çektiğini, Amman yönetiminin Washington'a bağımlılığı nedeniyle ABD'ye destek vermeyi sürdürürken “içeride artan siyasi baskı” ve İran'ın yoğunlaşan saldırıları arasında “sıkıştığını” yazdı.

İran, son bir ay boyunca neredeyse her gün Ürdün'ü füze ve insansız hava araçlarıyla hedef aldı. Ancak birçok Ürdünlü, ülkelerinin savaşın ön cephesine sürüklenmesinden İran'dan çok ABD Başkanı Donald Trump'ı sorumlu tutuyor.

Amman sokaklarında konuşan 63 yaşındaki Tahani Halef, "Bu savaşın sebebi Trump. Ürdün'ü bu savaşın parçası yapan Amerika oldu." ifadelerini kullandı.

ABD'nin Ürdün'e bağımlılığı arttı

Petrol kaynaklarından yoksun olan ve daha büyük bölgesel güçlerle çevrili Ürdün, onlarca yıldır güvenlik ve ekonomi alanlarında ABD'ye bağımlı durumda bulunuyor. Washington, ülkeye yılda yaklaşık “2 milyar dolar” askeri ve ekonomik yardım sağlıyor.

Savaşın uzamasıyla birlikte Kuveyt ve bazı Körfez ülkelerinin ABD operasyonlarındaki rollerini azaltması, Ürdün'ü Washington açısından daha kritik hale getirdi. İran'a Körfez ülkelerine göre daha uzak olması ve Pentagon'un topraklarını kullanmasına izin vermesi nedeniyle Amman, ABD'nin bölgedeki “en önemli” askeri ortaklarından biri konumuna yükseldi.

Ancak Amerikan askeri varlığının genişlemesi, Ürdün'ü doğrudan İran'ın hedefi haline getirirken ülke ekonomisine zarar verdi ve halkın güvenlik algısını da “ciddi biçimde” sarstı.

İran baskıyı artırıyor

WSJ'ye göre Ürdün artık doğrudan İran'ın hedef listesinde bulunuyor.

Ürdün ordusu son 14 günün sekizinde İran'dan fırlatılan füze veya insansız hava araçlarını imha ettiğini iddia etti.

Analistler, Tahran'ın askeri baskıyı artırarak hem Ürdün'deki savaş karşıtı kamuoyunu güçlendirmeyi hem de ABD askeri varlığına yönelik muhalefeti artırmayı hedeflediğini değerlendiriyor.

Bu strateji Kral II. Abdullah'ı zor bir denklemin içine iterken, kral Washington'a bölgedeki diğer birçok müttefikten daha bağımlı. Buna karşın Ürdün halkı ve özellikle geniş Filistin kökenli nüfus ABD'nin Ortadoğu politikalarına ve İsrail'e verdiği desteğe büyük ölçüde karşı çıkıyor.

İsrail merkezli Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü'nden Danny Citrinowicz, Ürdün'ün ABD'ye bağımlılığı nedeniyle Amerikan saldırıları için topraklarının kullanılmasına "hayır" diyemediğini, ancak bunun ülkedeki kırılgan istikrarı zayıflatabileceğini söyledi.

Son bir ayda saldırılar hızlandı

Ürdün ordusuna göre 8 Temmuz'da ateşkesin çökmesinden bu yana İran en az 60 füze ve insansız hava aracını Ürdün'e yöneltti.

Bu sayı, savaşın ilk üç ayında kaydedilen 125 saldırıya kıyasla saldırı temposunun belirgin biçimde arttığını gösteriyor.

Saldırıların büyük bölümünün Amerikan askerlerinin konuşlandığı üsleri hedef aldığını belirten ABD ve Ürdünlü yetkililer, çoğunun hava savunma sistemleri tarafından önlendiğini ileri sürdü.

17 Temmuz'da Ürdün'ün doğusundaki Muvaffak Salti Hava Üssü'ne düzenlenen füze saldırısında prefabrik barınma alanlarının vurulması sonucu üç Amerikan askeri öldü.

ABD ordusu, geçen çarşamba günü İran'ın yine Ürdün'ün doğusundaki Amerikan birliklerine yönelik dört füzeyle "sürpriz saldırı" girişiminde bulunduğunu açıkladı.

Saldırılardan en az birinin Ürdün'ün tek deniz kapısı olan Akabe Limanı'nı hedef aldığı belirtildi.

Demokrasileri Savunma Vakfı'ndan İran uzmanı Behnam Ben Taleblu, Ürdün'ün ABD ile askeri iş birliğinin değişmeyeceğini ancak Tahran'ın baskıyı kademeli olarak artırmaktan çekinmediğini söyledi.

ABD karşıtı tepki büyüyor

İran şimdiye kadar Ürdün'de sivil hedefleri doğrudan vurmadı ancak son haftalarda başkent Amman dahil birçok kentte hava saldırısı sirenlerinin defalarca çaldı.

Bu gelişmelerin ardından 300'den fazla eski milletvekili, aşiret lideri ve sivil toplum temsilcisi ortak bir bildiri yayımlayarak ülkedeki Amerikan askerlerinin çekilmesini istedi.

Bildiride, "Ürdün bu savaşın tarafı değildir. Halkı da ülkenin çıkarlarına hizmet etmeyen politikaların bedelini ödememelidir." denilerek, ABD ordusuna Ürdün üslerine "engelsiz erişim" sağlayan 2021 tarihli ikili anlaşmanın iptali talep edildi.

Bildiriyi imzalayan eski milletvekili ve eski bakan Emced Mecali, metnin Ürdün halkının büyük çoğunluğunun görüşünü yansıttığını belirterek, "Devleti destekliyoruz ama bütün uygulamalarını desteklemiyoruz." dedi.

ABD üsleri artık gizlenemiyor

Ürdün uzun yıllar ABD ile yürüttüğü askeri ve istihbarat iş birliğini kamuoyundan uzak tutmaya çalıştı. Ancak savaşın uzamasıyla birlikte bu iş birliğini gizlemek giderek zorlaşıyor.

Ürdün, Arap dünyasında ABD ordusuna operasyon yürütme konusunda en geniş hareket alanı sağlayan ülkelerden biri olarak öne çıkıyor.

Doğudaki Muvaffak Salti Hava Üssü başta olmak üzere ülkedeki birçok üs, İran'a yönelik operasyonlarda kullanılan Amerikan savaş uçaklarına, hava savunma sistemlerine ve diğer askeri birliklere ev sahipliği yapıyor.

Buna karşın Dışişleri Bakanı Eymen Safedi geçen ay Aspen Güvenlik Forumu'nda yaptığı açıklamada, "Ürdün'de Amerikan üssü yok. Uzun yıllara dayanan askeri iş birliğimiz kapsamında Ürdün'de bulunan Amerikan askerleri var." ifadelerini kullandı.

İran ise mart ayında Birleşmiş Milletler'e sunduğu resmi şikâyette Amman'ı İran'a yönelik "düşmanca eylemleri kolaylaştırmakla" suçladı.

Savaş ekonomiyi de vurdu

Ürdün 7 Ekim sonrasında hem ABD askerlerine ev sahipliği yaptığı için İran'ın hedefi haline geldi hem de İsrail'e giden İran füzelerini düşürerek içeride tepki topladı.

Amman'da cep telefonu aksesuarı satan 41 yaşındaki Said Hasan, savaşın başlamasından bu yana satışlarının ciddi biçimde düştüğünü belirterek, "Evinde uyurken üzerine füze düşebileceğini düşünmek... Bunu daha önce hiç yaşamadık. Bunun ne zaman biteceğini yalnızca Allah bilir." dedi.

Gazete, Trump'a yönelik öfkenin İran'a destek anlamına gelmediğini de vurguladı.

 



Makaleler

Güncel