Son Dakika
İnşa

Lübnan müzakerelerinde sekizinci tur öncesi Ali Tahir düğümü

20 Ağustos 2026 Bu sayfayı yazdır

ABD'nin Beyrut ile Tel Aviv arasında yürüttüğü ateşkes diplomasisi, Ali Tahir tepelerinin kontrolü ve silahsızlanma şartı nedeniyle tıkanma noktasına geldi.

Lübnan müzakerelerinde sekizinci tur öncesi Ali Tahir düğümü
Lübnan müzakerelerinde sekizinci tur öncesi Ali Tahir düğümü YDH
Yazı boyutu
100%
3 dk okuma

YDH - Washington yönetimi, Beyrut ile Tel Aviv arasında arabuluculuk yaptığını, yürüttüğü diplomatik hareketliliğin gerilimi düşürmeyi ve topyekun bir patlamayı önleyecek siyasi bir uzlaşmanın önünü açmayı amaçladığını iddia ediyor.

Buna karşılık ABD'nin Beyrut'ta yoğunlaşan temasları, Washington'ın tarafsız bir arabuluculuk yürütmekten ziyade kendi değişmez ilkeleri doğrultusunda karmaşık bir müzakere sürecini yönetmeye çalıştığını gösteriyor.

El-Ahbar'ın haberine göre yaklaşım, İsrail'in kademeli olarak geri çekilmesini Hizbullah'ın silahlarının toplanması ve altyapısının tasfiye edilmesi şartına bağlıyor; eş zamanlı olarak da Binyamin Netanyahu'nun gerilimi siyasi ve seçim hesaplarına tahvil etme yönündeki hamlelerini dizginlemeyi hedefliyor.

ABD'nin diplomatik hareketliliği, Askeri Koordinasyon Grubu Başkanı General Joseph Clearfield'ın temasları, Büyükelçi Mişel İsa'nın girişimleri ve Edward Gabriel başkanlığındaki Lübnan İçin Amerikan Çalışma Grubu heyetinin ziyaretiyle yürütülüyor.

Müzakerelerin sekizinci turu öncesinde nabız yoklamayı ve mutabakat ihtimallerini sınamayı amaçlayan bu tablo, diplomatik bir teyakkuz görüntüsü veriyor.

Süreç, güneyde İsrail bombardımanı ile askeri operasyonlarının tırmandığı, İsrail'in Ali Tahir tepelerinden başlayacak daha geniş çaplı bir askeri harekata girişebileceği ihtimalinin tartışıldığı ve Washington ile Tahran arasında bölgesel bir çatışma riskinin belirdiği bir ortamda ilerliyor.

Netanyahu'nun ise böyle bir bölgesel patlamayı kazanımlarını pekiştirmek ve sahada yeni fiili durumlar yaratmak için kullanabileceği değerlendiriliyor.

Bu sürecin merkezinde, hem müzakereci hem de temel siyasi garantör sıfatıyla Meclis Başkanı Nebih Berri yer alıyor.

Müzakere gücünü ve Hizbullah'ın tutumunu temsil etme kabiliyetini kullanan Berri, kendi şartlarını net bir biçimde ortaya koydu: Savaşın durdurulması, İsrail'in uluslararası sınırlara kadar tamamen çekilmesi ve ardından Lübnan ordusunun derhal Litani'nin güneyine konuşlanarak bölgede silah taşıyan ve güvenliği sağlayan tek güç haline gelmesi.

Berri, Lübnan İçin Amerikan Çalışma Grubu ile yaptığı görüşmede "pilot bölgeler" denemesinin başarılı olmasına ilgi gösterdi; ancak bu başarının, askeri operasyonların sürmesini ve yıkımın genişlemesini engelleyecek şekilde İsrail'in ordunun Ali Tahir üzerindeki kontrolünü kabul etmesine bağlı olduğunu vurguladı.

Lübnan'ın bu yaklaşımı, şimdilik ABD-İsrail sınırına takılıyor. Washington, operasyonların durdurulmasını veya İsrail'in kademeli çekilmesini, yalnızca Litani'nin güneyinde değil daha geniş bir alanda Hizbullah'ın silahlarının toplanmasına ve altyapısının tasfiyesine bağlıyor.

Bu çerçevede yürütülen ziyaret ve temaslar, silahların toplanması ve denetim mekanizmalarından başlayarak reformlara, yeniden imara ve orduya verilecek desteğe kadar uzanan önerilen uzlaşmaların uygulanabilirliği konusunda Washington'a doğrudan değerlendirmeler aktarmayı amaçlıyor.

Diğer bir ifadeyle Washington, müzakere etmeden önce sahayı yokluyor; Lübnan devletinin söyledikleri ile sahada fiilen uygulayabilecekleri arasındaki farkı ölçüyor.

Bölgenin Lübnan ordusuna devredilmesini öngören ABD teklifinin aksaması üzerine İsrail, yeni bir müzakere turuna geçmeden önce sahada yeni fiili durumlar oluşturmakta ısrar ediyor.

Hizbullah ise bu tepeyi baskı altında vazgeçilebilecek bir ayrıntı olarak görmeyi reddediyor. Lübnan devleti ise ordunun konuşlanmasını tüm taraflar açısından en az maliyetli çıkış yolu olarak sunmaya çalışıyor.

"Pilot bölgeler" formülü de netleşmiş değil. Bu bölgeleri hangi uluslararası tarafın denetleyeceği, sahadaki doğrulama mekanizmalarının nasıl işleyeceği, savaş kalıntıları, mühimmat depoları ve askeri mevzilerle nasıl mücadele edileceği konusundaki sorular varlığını koruyor.

Buna karşılık Beyrut yönetimi, güvenlik boşluğu doğmaması için UNIFIL şemsiyesinin uzatılmasını talep ediyor; İtalya ise doğrulama mekanizmasında yer alabilecek muhtemel taraflardan biri olarak öne çıkıyor.

İlgili Haberler