Nüceba Hareketi silah bırakmak için yabancı güçlerin çekilmesini istedi
Irak'taki Nüceba Hareketi liderlerinden Mehdi Kaabi, direniş silahlarının teslim edilmeyeceğini, bunların ancak ABD ve Türk güçlerinin ülkeden tamamen çekilmesiyle iç diyalog kapsamında düzenlenebileceğini açıkladı.
YDH - Irak'taki Nüceba Hareketi yöneticilerinden Mehdi Kaabi, el-Meyadin televizyonuna yaptığı açıklamada, ABD'nin Iraklı siyasi aktörler üzerindeki baskısının yüzde 99 seviyesine ulaştığını ve ülkedeki siyasi kararların Washington'ın güvenlik, siyaset ve ekonomi alanındaki baskılarıyla şekillendiğini söyledi.
Irak direnişinin "terör" olarak nitelendirilmesini reddeden Kaabi, direniş silahlarının asla teslim edilmeyeceğini vurguladı. Silahların devlet kontrolüne alınması çağrılarının yalnızca Şii grupları hedef almaması gerektiğini belirten Kaabi, bu sürecin Peşmerge ve diğer tüm silahlı unsurları kapsaması gerektiğini belirtti.
Kaabi, silah meselesinin ancak ABD ve Türk güçlerinin Irak'tan tamamen ayrılması ve dış etkinin son bulmasının ardından, Iraklılar arası diyalog yoluyla ele alınabileceğini kaydetti.
Hareketin Başbakan Ali Zeydi liderliğindeki mevcut hükümetle ilişkisini "iyi" olarak nitelendiren Kaabi, hükümetin ABD güçlerini çıkarma ve egemenliği sağlama adımlarını desteklediklerini bildirdi.
Kaabi, bazı siyasetçilerle yaşanan görüş ayrılıklarının, bu kişilerin ABD'nin mali ve siyasi tahakkümüne boyun eğme yaklaşımından kaynaklandığını dile getirdi.
Necef'teki dini merciiyetin 2017'deki silahların devlet denetimine alınması çağrısına bağlı olduklarını hatırlatan Kaabi, bunun tam egemenlik, istikrar ve bağımsız kurumların tesisi şartına bağlı olduğunu ifade etti.
Son güvenlik gelişmelerine değinen Kaabi, Haşdi Şabi Bağdat Kuşağı Operasyonları İstihbarat Müdürü Abbas Yakubi'nin ABD güçlerini hedef aldığı iddiasıyla gözaltına alındığını, somut delil bulunamaması üzerine 48 saat içinde serbest bırakıldığını bildirdi.
Kürdistan Bölgesi'ndeki petrol sahalarına yönelik saldırı suçlamalarını reddeden Kaabi, direnişin düzenlediği eylemleri açıkça üstlendiğini vurguladı.
Curf Nasr bölgesindeki güvenlik durumunun hassasiyetini koruduğunu belirten Kaabi, yerinden edilenlerin geri dönüşü konusunun Şiilere karşı siyasi şantaj amacıyla kullanıldığını savundu.
Bölgesel gelişmeleri de değerlendiren Kaabi, Irak direnişini zayıflatma çabalarının Lübnan, Gazze, Yemen ve İran'ı kapsayan direniş eksenini hedef alan daha geniş bir planın parçası olduğunu söyledi.
Kaabi, Suriye sınırındaki grupların Irak'ın güvenliğini tehdit etmeyi sürdürdüğünü sözlerine ekledi.




