FDD CEO'su Dubowitz: İsrail finansal savaşa hazırlanmalı
Demokrasileri Savunma Vakfı CEO'su Mark Dubowitz, Tel Aviv yönetimine bankacılık sistemi, şirketler ve yabancı sermaye açısından olası bir finansal kuşatmaya hazırlanma çağrısı yaptı.
YDH ― Demokrasileri Savunma Vakfı (FDD) CEO'su Mark Dubowitz, Trump yanlısı Siyonist Miriam Adelson'ın sahibi olduğu Israel Hayom gazetesinde yayımlanan makalesinde, ABD'nin İran'a karşı yıllar içinde geliştirdiği finansal yaptırım mekanizmasının ileride İsrail'e karşı da kullanılabileceğini savundu.
Dubowitz'e göre Washington, yaklaşık 20 yıl boyunca İran ekonomisini hedef alan kapsamlı bir finansal savaş mekanizması oluşturdu.
FDD CEO'su, bu mekanizmanın bazı unsurlarının bugün ABD'nin yakın müttefikleri tarafından İsrail'e karşı kullanılabilecek bir modele dönüşmekte olduğunu öne sürdü.
Dubowitz, İran'a yönelik yaptırım politikasının etkisini yalnızca doğrudan yaptırımlardan değil, ABD yaptırımlarından kaçınmak isteyen bankalar ve yatırımcıların attığı adımlardan aldığını belirtti.
Yaptırımların önce hukuki bir zemine oturtulduğunu, ardından uluslararası finans sistemine yayıldığını ifade eden Dubowitz, uygulamaların zamanla kişilerden şirketlere, sektörlere ve nihayetinde finans sisteminin kendisine yöneldiğini yazdı.
Dubowitz, bankalar ve yatırımcıların çoğu zaman ABD hukukunun gerektirdiğinden daha ileri tedbirler aldığını ve bunun İran'ı uluslararası ticaret açısından “zehirli” bir ülke hâline getirdiğini savundu.
İsrail için emsal
Dubowitz, İsrail'in füze, insansız hava aracı, terör ve siber saldırı tehditlerine karşı hazırlıklı olduğunu ancak finansal yaptırımların da bir güvenlik tehdidi olarak ele alınması gerektiğini ileri sürdü.
FDD CEO'su, Şubat 2024'te dönemin ABD Başkanı Joe Biden tarafından imzalanan 14115 sayılı başkanlık kararnamesini bu riskin emsallerinden biri olarak gösterdi. Kararname, Yahudiye ve Samiriye'deki durum nedeniyle ulusal acil durum ilan edilmesini ve bazı İsrailli yerleşimcilere ve bunlarla bağlantılı kuruluşlara yaptırım uygulanmasını mümkün kılmıştı.
Dubowitz, Donald Trump'ın göreve döndükten sonra söz konusu kararnameyi iptal ettiğini hatırlatarak, kararın uygulanmış olmasının başlı başına bir emsal oluşturduğunu savundu.
Dubowitz ayrıca yaptırımların açıklanmasından sonraki günlerde bazı İsrail finans kuruluşlarının yaptırım listesine alınan kişilerin hesaplarını kısıtladığını belirtti. FDD CEO'su, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in itirazlarına rağmen İsrail Merkez Bankası'nın ABD yaptırımlarına uymamanın İsrail bankalarının uluslararası finans sistemine erişimini tehlikeye atabileceği yönünde uyarıda bulunduğunu yazdı.
Yaptırım riski
Dubowitz, gelecekte yaptırım listesinin birkaç kişiyle sınırlı kalmayarak İsrailli şirketleri ve bankaları da kapsayabileceğini öne sürdü.
Birleşmiş Milletler'in veri tabanında İsrail yerleşimleriyle bağlantılı faaliyetlerde bulunan 11 ülkeden 158 şirketin yer aldığını belirten Dubowitz, bu şirketlerin bankacılık, inşaat, iletişim, enerji, ulaştırma ve teknoloji gibi sektörlerde faaliyet gösterdiğini aktardı.
Dubowitz'e göre İsrail'in ABD'deki siyasi desteği de geçmişe kıyasla zayıflıyor. FDD CEO'su, ABD kamuoyundaki İsrail ve Filistin'e yönelik tutumlara ilişkin anket sonuçlarının bu değişime işaret ettiğini savundu.
Finansal kuşatma senaryosu
Dubowitz, makalesinde 2029 yılında İsrail'e karşı daha sert bir politika izleyen bir yönetimin Washington'a gelmesi ihtimalini de ele aldı.
Bu senaryoda ABD'nin Birleşmiş Milletler'deki İsrail karşıtı girişimleri engellemekten vazgeçebileceğini, Avrupa'nın yaptırımları genişletebileceğini ve 2024 tarihli ABD yaptırım kararının daha geniş kapsamla yeniden uygulanabileceğini öne süren Dubowitz, yaptırımların bireylerden şirketlere ve ekonomik sektörlere yayılabileceğini savundu.
Dubowitz, böyle bir durumda finans kuruluşlarının İsrail'le bağlantılı gördükleri risklerden uzaklaşmasının yaptırımların doğrudan etkisinden daha ağır sonuçlar doğurabileceğini ileri sürdü.
FDD CEO'su, İsrail ekonomisinin yabancı sermayeye bağımlılığı nedeniyle böyle bir senaryoya karşı özellikle kırılgan olduğunu belirterek yüksek teknoloji sektörünün İsrail ihracatındaki payına ve girişim sermayesi yatırımlarındaki yabancı yatırım oranına dikkat çekti.
Hazırlık çağrısı
Dubowitz, böyle bir senaryonun kaçınılmaz olmadığını belirterek İsrail'in ekonomik kırılganlıklarını azaltmak için şimdiden hazırlık yapması gerektiğini savundu.
İsrail hükümetinin şiddet içeren eylemlere karışan kişileri daha kararlı biçimde yargılaması gerektiğini belirten Dubowitz, bunun İsrail'e yaptırım uygulanmasını savunan aktörlerin kullanabileceği gerekçeleri azaltacağını öne sürdü.
Dubowitz ayrıca İsrail bankaları ve büyük şirketlerinin olası yaptırım senaryolarına karşı stres testlerinden geçirilmesini ve ekonominin dış yaptırımlara karşı kırılgan noktalarının belirlenmesini önerdi.
FDD CEO'su, İsrail'de kamu ve özel sektörün katılımıyla finansal savaş senaryolarına yönelik tatbikatlar düzenleyecek, ekonomik tehditleri izleyecek ve karşı tedbirler geliştirecek kalıcı bir kurumlar arası ekonomik güvenlik mekanizması kurulması gerektiğini savundu.
ABD ile ilişkiler
Dubowitz, İsrail'in diplomatik açıdan da politikalarına yönelik eleştiriler ile ülkenin ekonomisini hedef alan finansal yaptırımlar arasında ayrım yapması gerektiğini yazdı.
ABD'deki siyasi dengelerin değişmesi hâlinde etkili olabilecek siyasetçiler ve finans kuruluşlarıyla ilişkilerin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Dubowitz, İsrail'in ekonomik risklerini çeşitlendirmesi ve alternatif pazarlarla ilişkilerini geliştirmesi gerektiğini savundu.
Dubowitz ayrıca İsrail ile ABD arasındaki askeri, teknolojik, istihbarat ve ekonomik entegrasyonun daha da derinleştirilmesini önerdi:
"Aynı zamanda Tel Aviv risklerini çeşitlendirmeli ve ilave pazarlarla bağlarını genişletmelidir. En önemlisi, İsrail ile Amerika Birleşik Devletleri askeri, teknolojik, istihbarat ve ekonomik entegrasyonlarını öyle bir düzeye çıkarmalıdır ki, İsrail'e mali zarar vermek Washington için de önemli bir maliyet anlamına gelsin."
İç siyaset
Dubowitz, makalesinin son bölümünde İsrail'in iç siyasetinin ülkenin dış baskılara karşı koyma kapasitesini de etkileyebileceğini savundu.
“Bir Amerikalı olarak İsraillilere nasıl oy vermeleri gerektiğini söylemek benim haddim değil” diyen Dubowitz, Washington'da İsrail'i savunmak için çalışan biri olarak mevcut koalisyon politikalarının değişmeden sürmesinin İsrail'in karşılaşabileceği finansal baskılara karşı mücadeleyi zorlaştıracağını ileri sürdü.
Dubowitz, İsrail'in uluslararası desteğini zayıflattığını düşündüğü politikaların İsrail'in dostları tarafından sürekli telafi edilemeyeceğini savunarak İsrail kamuoyunun bu faktörü siyasi tartışmalarda dikkate alması gerektiğini belirtti.
“Henüz sonuç yazılmadı”
Dubowitz, İsrail'e karşı olası bir finansal savaşın araçlarının ve yöntemlerinin şimdiden ortaya çıktığını, ancak böyle bir senaryonun sonucunun henüz belirlenmediğini savundu.
Bir sonraki ABD başkanlık seçimine kadar geçen sürenin İsrail'in ekonomik kırılganlıklarını azaltması, ittifaklarını güçlendirmesi ve olası bir finansal baskı kampanyasına karşı caydırıcılığını artırması için kullanılabileceğini belirten Dubowitz, İsrail'in önündeki temel sorunun Washington'da kimin başkan olacağından ziyade mevcut dönemde nasıl hazırlık yapacağı olduğunu savundu.
İlgili Haberler
L’Espresso: İsrail’in “büyük yalanı” içeriden çöktü
21 Eylül 2026 16:10
İsrail medyası: Yemen ordusunun Babülmendep zaferi Eylat’ı vurdu
21 Eylül 2026 13:50
İsrail’de seküler Yahudilerin çoğu dini kurallardan uzak
21 Eylül 2026 12:01
İsrail, Yemen’den İran’a uzanacak savaşa hazırlanıyor
21 Eylül 2026 10:17
