Uzmanlar meclisi açıkladı: 'Mücteba Hamanei üç hastanenin enkazından çıkarılarak Devrim Lideri seçildi'
Devrim Lideri Ayetullah Seyyid Mücteba Hamenei'nin, göreve gelmeden hemen önce ABD-İsrail tarafından düzenlenen çoklu suikast girişimlerinin hedefi olduğu ortaya çıktı.
YDH ― Uzmanlar Meclisi üyesi Ayetullah Muhsin Haydari, Ayetullah Seyyid Mücteba Hamanei’nin Devrim Lideri’nin ofisi yakınındaki evine düzenlenen saldırıda yaralandığını, ardından nakledildiği üç hastanenin peş peşe hedef alındığını ve üçüncü hastanenin enkazından çıkarıldığını açıkladı.
El-Arabi televizyonuna konuşan Haydari, saldırıların ABD-İsrail tarafından gerçekleştirildiğini, Seyyid Mücteba Hamenei’nin hem evinde hem de tedavi gördüğü hastanelerde suikast girişimlerinin hedefi olduğunu söyledi.
Haydari, Seyyid Mücteba Hamenei’nin daha sonra Uzmanlar Meclisi’nin son derece gizli yürütülen olağanüstü oturumunda ülkenin yeni lideri olarak seçildiğini açıkladı.
Haydari, Seyyid Mücteba Hamenei’nin enkazdan çıkarılmasının ardından sağlık durumunun iyi olduğunu ve ülkeyi yönetebilecek durumda bulunduğunu öğrendiklerini söyledi.
Seyyid Mücteba Hamenei’nin liderlik için gerekli niteliklere sahip olduğunun bu süreçte değerlendirildiğini belirten Haydari, onun fıkıh ilmindeki derinliği, adalet anlayışı ve devlet yönetme yetkinliğinin de dikkate alındığını ifade etti.
Suikast girişimlerinden birkaç gün sonra Ayetullah Mücteba Hamenei, Uzmanlar Meclisi tarafından yeni Devrim Lideri olarak ilan edildi.
Üyeler nereye götürüldüklerini bilmiyordu
Haydari’nin anlatımına göre liderlik seçimi, suikast girişimlerinin ardından olağanüstü güvenlik tedbirleri altında ve son derece gizli biçimde gerçekleştirildi.
Haydari, toplantı öncesindeki temaslarını ve Meclis üyelerinin gizli oturuma götürülme sürecini şöyle anlattı:
“Birkaç kardeşimizle görüştüm; neredeyse gün ağarana dek evlerini dolaştık. Yetmiş görüşten kırkını toplamıştık ancak bunun yeterli olmayacağını, tekrar çabalayıp daha fazla kişinin fikrini almamız gerektiğini belirttik. Tam da bu esnada bizi olağanüstü güvenli ve çok ama çok gizli bir toplantıya davet ettiler.”
Haydari, toplantıya götürülen üyeleri taşıyan görevlilerin dahi nereye ve ne amaçla gittiklerini bilmediğini belirterek, kendilerine yalnızca tamamen gizli yürütülecek bir toplantı yapılacağının bildirildiğini söyledi.
Yeter sayı sağlandı
Haydari’nin verdiği bilgilere göre olağanüstü toplantıya Uzmanlar Meclisi üyelerinin büyük bölümü katıldı. Kum’da bulunan yaklaşık 70 üyeden 60’a yakını toplantıda hazır bulundu.
Haydari, mevcut üye sayısının yaklaşık 84 olduğunu ve Anayasa uyarınca lider seçiminin yapılabilmesi için üyelerin en az üçte ikisinin, yani 56 kişinin toplantıya katılması gerektiğini söyledi. Haydari’ye göre toplantıda 59 üye hazır bulundu ve böylece gerekli yeter sayı üç kişi aşılmış oldu.
Haydari, bu nedenle toplantının hukuki açıdan gerekli şartları karşıladığını belirterek, “Allah’a şükürler olsun ki hukuki zemin tümüyle uygundu” dedi.
Devrim Muhafızları’na danışılmadı
El-Arabi sunucusunun, yeni liderin belirlenmesi sürecinde Devrim Muhafızları’na danışılıp danışılmadığı yönündeki sorusunu da yanıtlayan Haydari, “herhangi bir kişi veya kuruma danışılmadığını” söyledi.
Haydari, Uzmanlar Meclisi’nin liderlik seçimi konusunda başka bir kurumla istişare etmek zorunda olmadığını belirterek, adayların yıllar boyunca takip edildiği özel bir mekanizmanın bulunduğunu anlattı:
“Ne Devrim Muhafızları’na ne de bir başka kuruma danışıldı. Uzmanlar Meclisi’nin bu meselede herhangi bir istişare mecburiyeti bulunmuyor. Meclis üyeleri kendi bilgi birikimlerine ve çatı altındaki mevcut mekanizmaya dayanarak hareket eder.”
Haydari, liderlik makamı için değerlendirilen isimlerin yıllar boyunca tutumlarından konuşmalarına ve davranışlarına kadar özel bir komite tarafından takip edildiğini söyledi. Liderin vefat etmesi veya öldürülmesi durumunda bu komitenin çalışmalarını büyük bir gizlilik içinde yürüttüğünü ve değerlendirmeleri sonucunda aday önerdiğini belirtti.
Bununla birlikte Haydari, Uzmanlar Meclisi üyelerinin söz konusu komitenin üzerinde uzlaştığı isim dışında başka bir kişiyi de liderliğe aday gösterme yetkisine sahip olduğunu ifade etti.
Mücteba Hamanei’nin adı ilk kez o toplantıda önerildi
Haydari, Mücteba Hamenei’nin isminin suikast girişiminden önce veya Uzmanlar Meclisi’nin önceki çalışmalarında liderlik için gündeme gelip gelmediği sorusuna ise olumsuz yanıt verdi.
Haydari, “Uzmanlar Meclisi’nde kendisinin adı hiç geçmedi. Aslında Meclis’te ‘gelecekteki liderin kim olacağı’ meselesi hiçbir zaman gündeme gelmedi” dedi.
Haydari, liderlik makamı için birkaç kişinin aday olarak gündeme getirildiğini ancak Mücteba Hamanei’nin adını ilk kez kendisinin söz konusu özel oturumda önerdiğini söyledi.
Haydari, oturum sırasında yaptığı konuşmayı şu sözlerle aktardı:
“İslam’ın ve İran’ın yeminli düşmanı Trump, sanki İslam Cumhuriyeti için bizim bir lider seçmemiz gerektiğini dikte ediyor ve Meclis’te adaylar olduğunu söylüyor. Ancak düşman; sırf Ali Hamanei’nin oğlu olduğu için Mücteba Hamanei’nin adaylığına karşı çıkıyor, onun lider olmasını kabul etmiyor ve bunun caiz olmadığını öne sürüyor.”
Haydari, bu tutumdan hareketle Mücteba Hamenei’nin liderliğini savunduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
“İşte tam da düşmanın bu hasmane tutumunu göz önünde bulundurarak şunun altını çizdim: Biz, İslam Cumhuriyeti’ne Ayetullah Seyyid Mücteba Hamanei’den başka hiçbir lider seçmeyeceğiz!”
İlgili Haberler
YDH Genel Yayın Yönetmeni'nin X hesabına erişim engeli
26 Eylül 2026 14:01
Sanaa: Suudilerin karar alma merkezlerini hedef alacağız
26 Eylül 2026 11:49
İran müzakere iddialarını yalanlıyor: 'Şartlarımız kabul olana dek ABD…
26 Eylül 2026 11:41
Mekke Anlaşması kapsamında kritik askeri toplantı
25 Eylül 2026 22:44
