Safevi: Bölgenin güvenlik düzenini belirleyecek tek güç İran
İranlı Tümgeneral Yahya Safevi, İran’ın petrol sahaları ve enerji kaynaklarının ülkenin güç dengesindeki belirleyici rolüne dikkat çekerek bölgenin güvenlik düzeni ve geleceğinde İran’ın belirleyici güç olacağını söyledi.
YDH — İran Silahlı Kuvvetleri Başkomutan Yardımcısı ve Kıdemli Danışmanı Tümgeneral Yahya Safevi, Hürmüz Boğazı'nın artık nükleer silahlardan bile daha güçlü ve tehlikeli bir silaha dönüştüğünü açıkladı.
Tümgeneral Yahya Safevi, “İran'ın güç dengesinin büyük bir kısmı sadece kamuoyundaki varlığıyla değil, aynı zamanda petrol sahalarıyla da belirleniyor. Dolayısıyla, bundan böyle bölgenin güvenlik düzenini ve geleceğini belirleyecek olan tek güç İran'dır.” dedi.
Konuşmasında enerjinin ve Hürmüz Boğazı'nın jeopolitik önemine odaklanan Safevi, İran'ın dayatılan son bölgesel savaşta elde ettiği zaferin en temel dayanağının, bu enerji atardamarını kontrol altında tutmak olduğunu söyledi.
Safevi, Hürmüz Boğazı'nın akıllıca yönetilmesinin ABD'nin deniz ablukasını kırmak adına kritik bir koz olduğunu vurgulayarak, "Bu stratejik üstünlük sayesinde dünyadaki dizel ile benzin fiyatlarını yukarı çekebilme gücüne sahibiz" ifadelerini kullandı.
İran'ın Batı Asya'nın en önemli ülkesi olduğunu ve yalnızca bölgesel değil küresel çapta da hayati bir konuma sahip olduğunu belirten yetkili, küresel enerji rezervlerindeki liderliklerine dikkat çekti.
Dünyadaki petrol ve doğalgazın çok büyük bir kısmının Batı Asya ve Hürmüz Boğazı'ndan geçtiğini hatırlatan Safevi, bu durumun küresel enerji piyasasını kontrol etmek için İran'a muazzam bir güç verdiğini savundu.
Hürmüz Boğazı'ndan günde beş ila sekiz geminin geçiş yaptığını belirten komutan, aralarında Suudi Arabistan ve Katar'ın da bulunduğu Fars Körfezi'ne kıyısı olan tüm ülkelerin hem enerji üretiminde hem de ihracatında ciddi sıkıntılar yaşadığını öne sürdü.
Tümgeneral Safevi, İran'ın devlet statüsünü belirleyen en temel unsurlardan biri olarak nitelendirdiği petrol endüstrisinin tarihsel gücüne de değindi.
Rafineri çalışanlarının son yüz yılda gösterdiği özverilere dikkat çeken Safevi şu bilgiyi paylaştı:
“Petrol endüstrimiz Irak'tan yirmi, Suudi Arabistan'dan ise otuz yıl daha ileride. Aramco petrolü henüz 1938'de keşfetmişken, İran çoktan Abadan'da kendi rafinerisini kurup faaliyete geçirmişti,”
Konuşmasında ABD'nin bölgedeki varlığını ve politikalarını eleştiren Safevi, Amerikan rejiminin Batı Asya'da yüz milyarlarca dolar harcamasına rağmen hiçbir sonuç elde edemediğini ve bölgeden çekilmekte olduğunu ifade etti.
“Amerikalılar zaten isteseler de kalamazlar” diyen İranlı komutan, ABD'nin bölgenin güvenlik mimarisinde hiçbir rolünün kalmadığını ifade etti.
Safevi ayrıca, Babulmendep Boğazı'nın dünya coğrafyasındaki büyük önemine dikkat çekerek Sanaa hükümetine bağlı Yemen güçlerinin bu boğazı kontrol altına almasının, ABD'nin bölgede yaşayacağı daha büyük hezimetlerin ve ardı arkası kesilmeyecek stratejik yenilgilerin habercisi olduğunu savundu.
İsrail-ABD'nin İran'a yönelik eylemlerine de değinen Safevi şöyle konuştu:
“O akılsız Amerikan başkanı şunu çok iyi bilmelidir: İran yenilmezdir; halkımız binlerce yıllık köklü bir medeniyetten süzülüp gelen cesur bir millettir,”
Safevi bir kere daha ABD-İsrail’in başarılı olamadığını ve hiçbir hedefine ulaşamadığını vurguladı.
Bu zorlu savaş ve kriz süreçlerinde ulusal direnişin ve halkın geçim güvenliğinin sağlanmasında Rafineri ve Dağıtım Şirketi personelinin hayati bir rol oynadığını belirten Safevi, çalışanların büyük fedakarlıklar göstererek benzin ve diğer petrol ürünlerinin üretim ve dağıtım akışını kesintisiz sürdürdüğünü kaydetti.
Ülkedeki çarkların dönebilmesi için Petrol Bakanlığı mensuplarına “her koşulda petrol satışını sürdürmeleri” çağrısında bulunan komutan, bölge ülkeleriyle enerji takası ve ticareti yapılabileceğini belirtti. Amerikalıların denklemden çıkmasıyla bölge ülkelerinin kendi aralarında kalıcı bir barış inşa edebileceğine dair umudunu dile getiren Başkomutan Yardımcısı, Hükümetin ve Petrol Bakanlığı'nın çabaları, halkın sarsılmaz dayanışması ve silahlı kuvvetlerin sahadaki caydırıcı varlığı sayesinde ülkenin üzerine çöken savaş gölgesini dağıtabileceklerine inancının tam olduğunu vurguladı.
Olası yeni bir savaş durumunda İran silahlı kuvvetlerinin ABD-İsrail ile göğüs göğüse çarpışmaya hazır olma düzeyinin ve halkın direniş ruhunun en üst seviyede olduğunu söyleyen Tümgeneral Safevi, Birinci, İkinci ve Üçüncü Kutsal Savunma şehitlerini anarak başladığı sözlerini, sekiz yıllık Kutsal Savunma dönemine atıfla tamamladı:
“Savaşçılarımız, o dönemde kısıtlı kaynaklara rağmen unutulmaz destanlar yazdı.”
İlgili Haberler
Şikarçi: ABD’nin yeniden hakim güç olmasına müsaade etmeyeceğiz
27 Eylül 2026 17:29
Devrim Muhafızları, ikinci ABD insansız sualtı aracını ele geçirdi
27 Eylül 2026 14:43
İran: ABD-İsrail'in bölgemizdeki varlığının sona erdirilmesi sanıldığı…
27 Eylül 2026 13:30
İran: Bütün cephelerde savaş durmadan Hürmüz açılmayacak
26 Eylül 2026 22:38
