Netanyahu’nun seçim öncesi güvenlik uyarısı muhalefeti ayağa kaldırdı
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun seçimlere bir ay kala “düşmanların saldırı hazırlığında olduğu” uyarısı, İsrail’de hükümet ile muhalefet arasında seçimlerin ertelenebileceği ve güvenlik krizinin siyasi amaçlarla kullanılabileceği tartışmasını başlattı.
YDH ― İsrail'de 27 Ekim'de yapılacak seçimlere bir ay kala, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun düşmanların saldırı hazırlığında olduğuna dair uyarısı, hükümet ile muhalefet arasında şiddetli bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Muhalefet liderleri, Netanyahu'yu tamamen kendi siyasi çıkarları doğrultusunda bir güvenlik krizi kurgulamakla ve oy verme sürecini sabote etmeye çalışmakla suçluyor.
Krizin başlangıcı, Başbakan Netanyahu'nun Salı günü Tel Nof Hava Üssü'nde yaptığı açıklamalara dayanıyor.
https://x.com/IsraeliPM/status/2104939988001439875
Netanyahu'nun, "Seçimler yaklaşırken düşmanlarımızın bize saldırmak için harekete geçeceğini gösteren bazı işaretler var," şeklindeki sözleri üzerine muhalefet derhal harekete geçti.
Ana muhalefet lideri Yair Lapid, doğrudan Başbakan'ın ofisiyle temasa geçerek iddia edilen tehdidin gerçekliğini ve seçimlerin olağan akışında yapılabilmesi için yürütülen hazırlıkları öğrenmek amacıyla acil bir yüz yüze brifing talep etti.
Lapid'in doğrudan brifing talebine Başbakanlık Ofisinden ret geldi.
Ofisten yapılan açıklamada, muhalefet liderinin yalnızca Başbakan'ın askeri sekreteri tarafından bilgilendirileceği belirtilerek, “Başbakan Netanyahu, muhalefet liderine düzenli olarak güvenlik brifingi veriyor. İkili arasındaki son görüşme henüz iki hafta önce, 14 Eylül'de gerçekleşti,” ifadeleri kullanıldı.
Ancak Başbakanlık'tan gelen bu yanıt, Lapid'in ısrarını kırmaya yetmedi.
X platformundan sert bir açıklama yapan Lapid, Netanyahu’yu, “Seçimler yaklaşınca birdenbire güvenlik uyarılarını ciddiye alası tuttu,” sözleriyle eleştirdi.
Lapid paylaşımında, “Demokratik bir ülkenin başbakanı, seçimleri baltalama potansiyeli taşıyan bir tehdit olduğunu kamuoyuna açıkladığı an; ilgili tüm taraflara ortada gerçekten bir sorun olup olmadığı ve sürecin eksiksiz ilerlemesini sağlamak için hangi adımların atıldığı konusunda kapsamlı bir bilgilendirme yapılmalıdır,” dedi.
Sözlerini somut bir çağrıyla noktalayan muhalefet lideri, Netanyahu, Şin Bet (İç İstihbarat) Başkanı ve Merkez Seçim Kurulu Başkanı'nın katılımıyla acil bir “dörtlü zirve” düzenlenmesini istedi.
Netanyahu'nun “saldırı tehdidi” uyarısına muhalefetin diğer aktörlerinden de sert tepkiler yükseldi. Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot, ortadaki durumun gerçek bir tehdit mi yoksa seçimleri manipüle etmeye yönelik siyasi bir manevra mı olduğunun derhal aydınlatılması gerektiğini vurguladı.
Netanyahu'nun yaklaşık üç hafta önceki bir kabine toplantısında “İran'ın İsrail'e henüz saldırmadığını ve bunun sebebini bildiğini” söylediğini hatırlatan Eisenkot, X hesabından yaptığı paylaşımda, “İsrail'in güvenliği, böyle bir izlenim yaratmak uğruna bile olsa, hiçbir koşulda seçim kampanyalarına meze edilmemelidir,” uyarısında bulundu.
Demokratlar Partisi lideri Yair Golan ve İsrail Evimiz (Yisrael Beiteinu) Partisi lideri Avigdor Liberman da Ynet haber sitesine verdikleri demeçlerde durumun siyasi bir kurgu olabileceği endişesini dile getirdi.
Golan, yaratılacak olası bir krizin seçimleri ertelemek için bahane olarak kullanılabileceğini savunurken, Liberman, “Başbakan sırf seçimleri sekteye uğratmak için bir savaş dahi başlatabilecek durumda mı?” sorusuna “Kesinlikle başlatır,” yanıtını verdi.
Muhalefetten “saldırmazlık paktı”
Güvenlik uyarısı üzerinden alevlenen bu gerilim, İsrail muhalefetinin 27 Ekim seçimleri için kurduğu ittifakın hemen ardından geldi.
Yair Lapid'in ülkenin küresel itibarının “tarihte eşi benzeri görülmemiş bir dip noktada” olduğunu vurgulamasının ardından, Yair Lapid (Gelecek Var), Naftali Bennett, Gadi Eisenkot, Avigdor Liberman ve Yair Golan bir araya gelerek siyasi kulislerde “saldırmazlık paktı” olarak adlandırılan bir anlaşmaya imza attı.
Anlaşmaya göre bu beş lider, yegâne hedefleri olan “Netanyahu hükümetini sandıkta devirmek” için seçim gününe kadar birbirlerini eleştirmekten kaçınacak ve ortak bir hükümet kurmak için omuz omuza çalışacak.
Buna karşın, yerleşim politikaları, diplomatik süreçlerin yönetimi ve savaşın yürütülüş biçimi gibi kritik başlıklarda derin görüş ayrılıkları bulunan partilerin seçim sonrası nasıl bir model kuracağı henüz netleşmiş değil.
Üstelik mevcut tabloda hiçbir blok, iktidar için gereken 61 sandalyeye tek başına ulaşamıyor.
Öte yandan, ülkede yayımlanan son kamuoyu yoklamaları da tablonun Likud aleyhine değiştiğini, Netanyahu bloğunun kademeli olarak eridiğini gösteriyor.
Maariv gazetesinin 25 Eylül'de yayımladığı ankete göre; 8 Eylül'de 20, 11 Eylül'de ise 19 sandalyeye sahip olan Likud'un oyu 18 sandalyeye kadar düştü.
Aynı araştırmaya göre Netanyahu bloğunun parlamentodaki toplam sandalye sayısı 49'a gerilerken, muhalefet cephesi gücünü 55 sandalyeye çıkarmış durumda.
İlgili Haberler
İsrailli Yedek Tuğgeneral: BAE-İsrail zirvesi yeni dünya düzeninin işa…
29 Eylül 2026 18:47
Netanyahu: Düşmanlarımız seçim öncesi saldırabilir
29 Eylül 2026 18:25
'İran ve Husi tehdidi' bir İsrail-Arap güvenlik eksenini ortaya çıkard…
29 Eylül 2026 11:24
Eski Şin Bet Başkanı, Netanyahu’ya dava açacağını açıkladı
29 Eylül 2026 09:12
